Son Dakika
22.01.2018 - 09:15 | Güncelleme:

İlk Kemalist harekât

 

BÜTÜN ülkelerde hükümetler gündelik işleyişte kendilerine göre birtakım değişiklikler yapsa da kritik anlarda kurucu ideolojinin dayatması devreye girer ve farklı siyasi kampların aynı tepkiyi verdiğine tanık oluruz. Türk Ordusu’nun Afrin operasyonunu da kurucu ideolojinin dayattığı devletin bütünlüğü, bölünmezliği ve ülkenin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma ilkesi bağlamında yorumlamak doğru. Tarihi şartlar oluştuğunda görevde bir başka hükümet de olsa bu operasyonun yapılması kaçınılmaz olacaktı, ama tabii her yönetim bu cesur adımı atmaya yeltenemezdi.

Sınırda istikrar sağlanması ve Türkiye’nin (ve ABD’nin) terör örgütü olarak tanımladığı PKK destekli bir Kürt devleti kurulmasının engellenmesine yönelik yaptığı bu operasyon, sarsıntılara ve değişimlere rağmen kurucu ideolojinin hâlâ ne kadar baskın olduğunu gösteriyor. Kemalizm sınırlı bir şekilde devletin bekası, dolayısıyla da Misak-ı Milli sınırlarının korunması olarak tanımlandığında Afrin operasyonu daha da anlam kazanıyor.

MUHALİF BASINA DAVET

Bu gibi kritik dönemeçlerde geçmişteki ve gelecekteki anlaşılabilir ideolojik farklılıklara rağmen yönetimde olan siyasi partinin önceliği devletin çıkarları. Başbakan Binali Yıldırım’ın Afrin operasyonuyla ilgili yaptığı toplantıya Odatv, Sözcü ve Aydınlık gibi muhalif (ve Kemalist) yayın organlarını davet etmesi bu yüzden de önemli. Sadece bir jest değil, aynı zamanda operasyonun ideolojik altyapısına yönelik de bir vurgu bu. Erdoğan’ın liderliğindeki ekip uzun süredir sistemin bir parçası olmanın sonucu olarak yukarıda bahsettiğim tanım kapsamındaki Kemalizm’in de uygulayıcısı ve sahiplenicisi konumuna geldiler.

Toplumun çeşitli kesimlerinden, farklı siyasi partilerden “Zeytin Dalı Operasyonu”na yönelik adeta Yenikapı ruhunu andırır bir mutabakata varılması da kurucu ideolojinin etkinliğiyle açıklanabilir. Bir süredir siyasete hâkim olan “Eski Türkiye”nin reflekslerinin önümüzdeki dönemde daha belirleyici olacağı öngörülebilir. (Mehmetçik’in burnunun bile kanamaması, kara harekâtının yerel enstrümanlarla birlikte yapılması da kamuoyunun geniş çaplı desteğini sağlamak açısından olumlu.) Türkiye’de operasyona itiraz eden küçük bir kesimin bir dönem kendilerini İkinci Cumhuriyetçi olarak tanımlayıp Kemalizm’i reddeden ve kısa süre önce sistemin dışına itilen liberaller olması da tesadüf değil.

TÜRKLERİN CÜRETİ

Asıl büyük itiraz makamı ABD’ye rağmen Afrin operasyonu aslında Türkiye’nin cüretidir. Tıpkı Kıbrıs’a çıkarma yapılması, İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalınması, hatta Kurtuluş Savaşı gibi. Türkler zaman zaman böyle cüretlerde bulunuyor, karşılığında kısa dönemli bedel ödüyor ama sonunda tarih hep bizi haklı çıkarıyor.

Bu operasyonu, “ABD’ye başka kim kafa tutabilirdi” diye yüzeysel bir slogana hapsetme kolaycılığından kaçınılması gerekiyor. Kuşkusuz, tarihi şartların bu operasyonun yapılmasını gerektirdiği bir dönemeçte Türkiye’nin yönetiminde tecrübeli ve yıllar içinde özgüveni oluşmuş bir yönetimin olması büyük bir fırsat. Devlet tecrübesi sınırlı bir yönetim dünya devlerine itiraz edemez, haklılığını savunamaz ve geride durmak zorunda kalırdı. Geçmişteki pasif hükümetler yıllarında bunun örneklerini çok gördük. Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bu operasyon bir kafa tutmanın ötesinde, devletin çıkarlarının her şeyin üstünde tutulduğu bir tarihi sorumluluk. Erdoğan’ın ilk somut Kemalist hamlesi belki de.

***********

GAZETECİLİK SORUSU

GEÇENLERDE radyoda bir gazeteci, kendisine ustalarının verdiği bir tavsiyeyi aktarıyordu. İzlenim yazarları gün içinde gördüklerini, akılda kalanları ve defterlerine karaladıkları notları uyumadan önce mutlaka temize geçirmelilermiş. Ertesi sabaha birçok ayrıntı unutuluyor zira.

Buna karşılık bir de “Asıl akılda kalan önemlidir” diyen bir ekol var. Mesela, Hıncal Uluç not tutmak yerine gördüklerini aklında kaldığı kadarıyla yazıyor, aklında kalmadıysa “Yazmaya değer değil” diyor.

20 yıldır iki ekolün arasında gidip geliyorum ben. Hafızam yavaş yavaş beni yanıltmaya başlayınca bunun bir doğru yolu var mı acaba diye düşünmeye başladım son günlerde.

***********

#ParisModaHaftası

YARATICILIK ÖLDÜ MÜ?

AMERİKALI modacı Rick Owens mevcut sistemde kendi kurallarıyla hareket eden büyük bir usta. Her sezon olduğu gibi şu anda devam eden Paris Moda Haftası’nda gösterdiği koleksiyonuyla da başkalarından belirgin bir şekilde ayrıldığını kanıtlıyor.

Yeni koleksiyonunun adı Yunan mitolojisinden Sisyphus’un adını taşıyor. Sisyphus’a yaptığı hataların bedeli olarak dik bir yamacın tepesine yuvarlayarak taş taşıması cezası veriliyor, ama zirveye geldiğinde taş yeniden dibe yuvarlanıyor. Hikâye zamanla İngilizce’ye lüzumsuz ve sonuçsuz işler anlamına gelen bir kelime olarak girdi.

Rick Owens’ın neredeyse hiçbiri tamamlanmamış, hatta dikiş bile atılmamış gibi görünen koleksiyonuna bu beyhude mitolojik karakterin adını vermesi boşuna değil. Yaratıcılığın kısıtlandığını, çok muhafazakâr bir döneme gelindiğini söylüyor. Moda her zaman politiktir.

BEYHUDE BİR ÇABA

Birçok markanın birbirine benzer kıyafetler yaptığı düşünüldüğünde hiç de haksız sayılmaz. Piyasanın lokomotifi satan ürünler, moda da sanat olduğu kadar ticari bir uğraş da olduğundan şartların dayatması kaçınılmaz. Belki de bu yüzden kendi inadına “beyhude bir çaba” göndermesi yapıyor.

Rick Owens’ın kıyafetleri ise adeta birer enstalasyon. Başka kıyafetlerle birleştirilemeyecek, her biri kendi başına çok keskin bir mesaj veren parçalar. Yaratıcılığın sınırlandığı bir dünyada vücutlara kumaşları öylesine atmış, rastgele yerleştirmiş gibi gözükse de detaylı incelendiğinde müthiş bir el işi ve mimari ön plana çıkıyor. Hiçbir zaman ticari kaygısı olmadı, bir büyük grup tarafından yutulmadığı için de bağımsız ve özgür.

Her koleksiyonunu hayranlıkla izlerdim, Paris’ten gelen son fotoğraflardan gözlerimi iyice alamadım.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 22 Ocak 2018 Pazartesi 10:59
    TERÖRİSTLER ABD DESTEĞİNDE HATAYA SALDIRMAK İÇİN YIĞINAK YAPIYORDU,BUHAREKATLA YOKEDİLDİLER BİLE.VATANI KORUMAK İÇİN HERSEY.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 18 MPH 11°
Az Bulutlu