Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Aslında gayet iyi uyar.

        Çünkü pek çok açıdan birbirimize benzer iki ülkeyiz.

        Özellikle deprem konusunda..

        Güney Amerika ülkesi Şili de dünyanın en sismik ülkelerinden birisi..

        O da Türkiye gibi sık sık sallanıyor.

        4 yılda bir, 8 üzerinde deprem yaşıyor.

        Son 100 yılda 7 ve üzeri 78 depremle karşılaştı.

        Sadece depremle uğraşsa iyi.

        Ayrıca tsunami dertleri de var.

        Boyları 30 metreyi aşan tsunamilerle de boğuşuyor.

        *

        Ama Şili, bu kadar büyük depremlerle ve tsunamilerle yüz yüze olmasına rağmen, can ve mal kaybını en düşük düzeye çekmeyi başardı.

        Mesela, 2010 yılında 8.8 büyüklüğündeki depremde yalnızca 525 kişi hayatını kaybetti.

        Bu depremin bizde olduğunu bir düşünün?

        Düşünmesi bile korkunç!..

        *

        Şili felaketlerle mücadelede galip geldi, çünkü aklını kullanıp doğru adımlar attı, doğru kararları uyguladı.

        Önce..

        Siyasetten bağımsız denetleyici kurumlar oluşturdu.

        Akademik işbirlikleri sağlandı.

        Yüksek maliyetli binalar yerine, akıllı binalar inşa edilmesine yöneldi.

        Binaların güvenilir kurumlar tarafından verilen sertifikalı malzemelerle, 10 şiddetindeki depreme dayanıklı olarak yapılmasını mecbur kıldı.

        Kar amacı gütmeyen, dünya standartlarında çeşitli sertifika programları oluşturuldu.

        Yüksek seviyeli alt yapıyı korudu.

        Yatak mimariyi tercih etti.

        Her bina yapılmadan önce denetlendi.

        Mimari ve mühendislik açısından değerlendirildi.

        Depremde yıkılmayacak binaların yapılmasına tüm gücüyle odaklandı.

        Toprağı sınıflandırdı.

        Toprağın özelliklerine saygı duyup binaları buna göre inşa etti.

        Güçlü ve çok disiplinli bir yönetmelik çıkardı ve uyguladı.

        *

        Ehh..

        Hal böyle olunca ve ülke ciddiyetle yönetilince, başarı tabii ki sağlanıyor.

        Mimarlar Odası İzmir Şubesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve IISBE (International Initiative for Sustainable Built Environment) iş birliğinde düzenlenen, Dirençli Sürdürülebilir Kent Çalıştayı’na katılan Şili Şehir Bölge Plancısı ve Mimar Cristian Alfredo Wittig Grell'in anlattıkları, ne yalan söyleyeyim içimi sızlattı.

        Bir Türkiye'yi düşündüm, bir de Şili'nin başardıklarını..

        Darısı bizim başımıza diyorum ama dediğime ben de inanmıyorum.

        Çünkü, bu güne kadar verilen sözlerin hiç birinin tutulmaması, hatta her işin daha da kötüye gitmesi, bizim de günün birinde Şili gibi olabileceğimize inanmamı ciddi biçimde engelliyor.

        Böyle bir iradeye ve yönetim gücüne ulaşacağımızı hayal bile edemiyorum.

        Umarım yanılıyorumdur.

        Diğer Yazılar