Öne Çıkanlar
Son Dakika
08.11.2017 - 09:41 | Güncelleme:

Niçin imam hatibe yollamam çocuğumu?

 

ÖNCEKİ gün bir yazı kaleme aldım ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle bir soru yönelttim. Tabii bu soruyu yöneltirken ortaokul son sınıfta öğrencisi olan kafası karışık bir veli ruh halini tam yansıtabilmek için de kendi oğlumu örnek verdim. Bilen bilir aslında, benim oğlan bu işleri epeyce zaman önce tamamladı. O artık bir üniversite öğrencisi, ama dedim ya yazarken maksadım son sistemle ilgili kafası allak bullak olan öğrenci velilerinin olabildiğince duygularına tam tercüman olmaktı.

Bunun için de “Eğer benim oğlum evine en yakın liselerden birini tercih etmek durumunda olsaydı, bu asla bir imam hatip lisesi olamaz!” cümlesini kurdum. Zaten tahmin ediyordum bu sözlerim sonrasında birilerinin saydıracağını, ama bu kadarını beklemiyordum. Nasıl bir yere taş attıysam artık, tartışma TEOG’un yerine gelen yeni sistemi konuşmaktan çıktı ve imam hatipler, din ve dindarlık tartışmasına kilitlendi.

DİN FOBİM YOK

Ağız dolusu hakaret edenleri falan adam yerine koymadığım için onlara cevap vermeyeceğim, ancak söylediklerinde samimi olduklarına inandığım bazı okurlarımın bende bir din fobisi yani din korkusu falan olduğu yönündeki yorumlarını yanıtlamak istiyorum.

Yakından tanıyanlar da bilir ki bende böyle bir korku asla yok! Aksine dini vecibeleri yerine getirmede çok başarılı olmasam da sağlam inançları olan biriyimdir. Ve doğruya doğru, oğlumun da hep bu yönde bir dünya bakışı olması için çaba sarf ettim. Ama tabii bunun tam tersi de olabilirdi durum. Ateist veya deist de olabilirdim ve oğlumu o bakış açısıyla yönlendirebilirdim, kimsenin de bana laf etmeye hakkı olmazdı. Çünkü sonuçta bu benim tercihim ve neyi nasıl yaşamak istediğim de sadece beni ilgilendirir. Dolayısıyla oğlumun bir imam hatip lisesinde okumasını arzu etmemem de kimseyi ilgilendirmez.

SAYGILI OLALIM

Evet, ben inançlı ve kendine göre yaşam tarzı olan bir insanım, ama oğlumun eğitimini de din merkezli bir lisede yapmasını istemiyorum. Onun Allah’a inancı olmasını, dinini bilmesini arzu etmiş bir anne olmama rağmen istemiyorum. Niye? Çünkü din ve devlet işlerinin ayrı tutulması gerektiğini düşünüyorum. Onun Türkçe, edebiyat, matematik, kimya, fizik ve sosyal bilimleri öğrenirken dinden bağımsız bir biçimde öğrenmesini istiyorum.

Çünkü din benim için tamamen maneviyattır ve bu maneviyat da ancak hissederek kazanılabilir. Öğrenerek değil! Ha bu arada isteyen ana-baba evladını imam hatibe yollar, din eksenli bir eğitim almasını ister, bunun da hiç mahzuru yok benim için. Tartışmam ve dahası tuhaf da bulmam, “Dünya görüşü, bakış açısı!” der geçerim...

Uzun lafın kısası... Nasıl ki çocuğuna imam hatipte eğitim aldıranların yobaz, cahil ya da başka türlü yaftalanması yanlış ve çağ dışı ise çocuğunun imam hatip lisesinde okumasını arzu etmeyenleri dinfobik, Allah’sız, inançsız diye yaftalamak da aynı şeydir. Ve biz artık bunlardan vazgeçelim olur mu? Birbirimizin dünya görüşlerine saygı duyalım ve lütfen birbirimize insanların maneviyatını ilgilendiren bu alanlarla ilgili laf söylemeyelim!

**************

EĞİTİM BÖLGESİ

ÇOK arkadaşımız var eğitim alanında kendini yetiştirmiş ve bu alanla ilgili hemen her konuya derinlemesine vâkıf olan, ama Habertürk yazarı Pervin (Kaplan) bu işte başkadır. İster kompetan deyin, ister duayen... Ne derseniz deyin eğitimle alakalı alanlarda sorunlara, sorulara, tartışmalara ondan daha hızlı, doğru ve güvenilir cevap verebileni görmedim. Bu gazetede olduğu için kurmuyorum bu cümleleri, başka bir yerde de olsaydı bunu yazardım.

Pervin sanki bu iş için yaratılmış. Sağolsun, oğlumun eğitimi boyunca hep ona danıştım ve bir kez olsun yanıltmadı beni. Adrese dayalı eğitimle ilgili milyonlarca velinin kafasındaki sorulardan birini, yani imam hatiplere mecbur kalabilme olasılığının yanıtını da yazımın ertesi gün Pervin’in köşesinde en yalın haliyle okudum.

Aranızda bu konuda hâlâ kafası karışık olan var ise hiç sektirmeden Pervin Kaplan’ı okumasını salık veriyorum. http://www.haberturk. com/yazarlar/pervin-kaplan/ 1703037-her-30-bin-nufuslu- bolgede-bir-egitim-bolgesi-olacak

**************

KILIÇDAROĞLU BLÖF MÜ ÇEKİYOR YOKSA?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin dünkü grup toplantısında erken seçimle ilgili yine rest çekti iktidara. Ama revize edip, “Teklifimi yumuşatıyorum, gel istifa eden belediyeler için seçim yapalım” diyerek...

Dün bakındım şöyle bir sosyal medyaya... İktidar yanlılarının çoğu Kılıçdaroğlu’nun sık sık dile getirdiği bu teklifin tamamen blöf olduğunu düşünüyor. Bir kere onlar bilmeli ki blöf değil yaptığı. Parti içerisinde ciddi ciddi bu erken seçim işi konuşuluyor ve hatta iktidarın bu blöfe karşı “Varız” diyebilme riskine karşı da hazırlıklar yapılıyor. Yapılıyor da tabii nasıl, ne kadar? Mesela hâlâ Ankara ya da İstanbul için kafalarda kesinleşmiş bir aday yok! Yani diyelim ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, blöfü gördü ve erken seçim için düğmeye bastı. 6 ay sonra aralarında İstanbul’un da olduğu büyükşehirlerde seçim yapılacak... Kim olur İstanbul’un adayı?

Elbette konuşulan isimler var. Bunlardan biri Akif Hamzaçebi. İstanbul için aday adayı olduğunu açıkladı zaten ama aldığım duyumlara göre bu adaylık sadece onun gönlünden geçen bir durum. Ne Genel Merkez’in, ne de Genel Başkan’ının bu adaylıkla ilgili net bir isteği ve dolayısıyla desteği var. Hatta İstanbul İl Örgütü’nde çok soğuk bakılıyormuş Hamzaçebi’nin adaylık işine. “Bir Sivaslı olsun” deniliyormuş mesela... Allah akıl fikir versin ama “Nurettin Sözen’i geri getirelim” diyenler bile varmış.

Özetle... CHP’yi bilen bilir. Orada işler AK Parti’deki gibi yürümez. Bir değil en az 10 aday çıkar, üzerlerine de 40 bin masal uydurulur. Yani... Diyeceğim şu ki; CHP’nin kendi içerisinde netleşmeden, daha kimin nereden nasıl aday olabileceği belirlenmeden Kılıçdaroğlu’nun bu blöfleri çekmesi çok akıllıca değil, benden söylemesi...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 11 Kasım 2017 Cumartesi 01:18
    İslam bir yaşam tarzıdır, şundan bundan ayrı tutmak ve bunaldıysa yaşantı tercih etmek tamamen bilmemekten ileri geliyor, demem o ki cahil cesurdur...
  • Misafir 09 Kasım 2017 Perşembe 23:02
    insanlar zaten size saygili .yillarca bu milletin imam hatibiyle basörtüsüyle ugrastilar yazik günah saygiyi siz göstereceksiniz yeter artik lütfen kendinize gelin
  • Misafir 09 Kasım 2017 Perşembe 16:44
    Türkçe matematik sosyal fen bilmleri hepsini öğrendik IMAM-HATİP te.Din dersleriyle o dersleri zaten bağdaştırarak öğretmiyorlar hem ne alakası var ki birbirleriyle bağdaştırsınlar.Bu yazıyı yazmadan önce keşke biraz araştırsaydın
  • Misafir 09 Kasım 2017 Perşembe 13:37
    Katılmıyorum... Benim için dini eğitim kurumlarının mahzuru vardır ve çocuğunu İHL'ye gönderenler de yobaz ve cahildir. Bu, kişisel değil, toplumsal bir konudur ve herkesi ilgilendirir...
  • Misafir 09 Kasım 2017 Perşembe 13:26
    Mesele senin tercihin değil.. Kimse onu sorgulamıyor zaten.. Mesele senin " Çocuğumu asla İmam-Hatibe göndermem" diye bir yazı yazarak İmam-Hatipleri hedef göstermen, sanki illegal bir şeymiş gibi gösterme çabandır.. İçeriği ne olursa olsun, böyle bir yazı o şekilde anlaşılacalktır toplumda.. bunu Nişantaşında bir cafe'de arkadaşlarınla sohbet esnasında söylemiyorsun.. Ulusal yayın yapan bir gazetede yazıyorsun hanımefendi !! bu farkı anlayamıyor musun?
  • Misafir 08 Kasım 2017 Çarşamba 20:58
    Erken seçim kararı
  • Misafir 08 Kasım 2017 Çarşamba 18:58
    sevilay hanım sizin okul tercihinize cidden saygı duyuyorum. ama bizide anlayın .bizim çocuklarımızın İHL de okumaları gerekiyor. ben iki çocuğumu okutmadım çok şey kaybettim bizim için kayıp olanlar bir başkası için önemli olmuyor. okulunda koruması gerkiyor çocuklarımızı saygılarımla
  • Misafir 08 Kasım 2017 Çarşamba 18:15
    Allah'sız, inançsız tamda öyleyim ondan istemiyorum bunun neresi kötü ki
  • Misafir 08 Kasım 2017 Çarşamba 17:02
    İmam Hatiplerle ilgili görüşünüze katılmıyorum
  • Misafir 08 Kasım 2017 Çarşamba 16:12
    ​Sayın Yılman siz tebrik ediyorum. Dindar olmak başka dinci olmak başka birşeydir. Fetoda dindardı ve dinciydi. Diyanet işleri başkanlığının kuran kurslarında mürit edinmeye başladı. Diyanetin maaşlı vaiziydi. Bugün kuran kurslarında imam hatiplerde hatta camilerde öyle vaazlar yapılıyorki İŞİD i boko haramı aratmaz. Basında bugün, Ensar Vakfı tarafından Ankara'daki İmam Hatiplerde dağıtılan "İmam Hatiplilik Şuuru" kitabında "Can dâhil fedakârlık yapacak tabana ihtiyaç var" diyen Hayrettin Karaman, "İmam hatipe layık olmayanlar haindir" fetvası verdiğini yazıyor.​İmam Hatiplilik Şuuru” kitabında İmam Hatip öğrencilerine “Şu yılların kıymetini bilmeliyiz” denilirken, “İslam Devleti mücadelesi için” “can dahil” ​fedakarlık yapacak bir tabana ihtiyaç duyulduğu ifade ediyormuş. Cumhuriyeti demogarsiyi medeni hukuk yıkarak şeriat devleti kuramk için çocuklar canlarını feda edeckelrmiş. Bu İŞİD Taliban mantığı değilde nedir. Demekki İmamahatipleir İŞİD ci yetiştirmek için çoğaltıyorlarmış. Kendileir itiraf ediyorlar. Tehlike çok büyük ve hemen kapının arkasında. Allah yardımsımız olsun . Bu İŞİD kafalılara fırsat vermesin . Saygılar
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 11 MPH 16°
Sağanak Yağışlı