07 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
08 Kasım 2016 Salı, 02:44:02 Güncelleme:09:13:24

Darbelerde ne yapmıştın Paşam!

 

Hep “başlar”a ilişkin şeyler konuşuyoruz, ancak “baş aşağı” duruyoruz!

Bir örnekle açıklayayım.

 

***

 

Gözü dönmüş darbe saldırısı dolayısıyla yargılanacak olan nedir?

Darbecilik, darbeciler, darbeci örgüt, darbeye katılan, komuta eden, örgütleyen, finanse edenler…

Binlerce sıradan insan, darbeden belki habersiz; banka, sendika, komşu ihbarı gibi “deliller”le işinden, hayatından, haysiyetinden oldu; 30 kadar intihar gerçekleşti. İktidarın komutanlara hediyesi demir Disiplin Kanunu’yla olaydan habersiz kışladan çıkarılan alttaki askerler, kamptan, okuldan askeri öğrenciler, hatta kışladan hiç çıkmamış astlar da “darbe zanlısı” olarak içeride.

Demek “darbeye katılım ve şüphesi” en azından suçlama gerekçesi.

Tamam!

 

***

 

Darbe saldırısında düğünden rehine alınıp sonra “görevi bırakan”, tabii diğerleri gibi emrindeki darbecilerin hazırlığını hiç fark etmemiş büyük komutanlardan (E) Org. Galip Mendi, sağ olsun, önceki Genelkurmay Başkanı gibi “özel” davranmayıp Meclis’te ifade verdi. Bir ara dedi ki:

“Hayatımda 5 darbe gördüm, hiçbirinde halka ateş açılmadı.”

“Halka ateş açmayan darbe” darbe değil midir, o darbeler başbakan, bakan veya gençleri asmışsa, yaş büyütüp asmışsa, sokakta, cezaevlerinde ateş açmışsa, darbe hazırlıkları ateşlerle başlamışsa, “halka ateş” sayılmaz mı?

Komisyon’da hiçbir milletvekili sormadı.

Esas şunu sormadılar:

 

***

 

“Sayın Komutan… O 5 darbeyi bir sayar mısınız? Katıldığınız, görev yapıp bugün tutuklanmış uzman çavuşlar, askeri öğrenciler gibi emir aldığınız darbeler oldu mu? Hangileri? O darbelere de karşı mı çıktınız? 15 Temmuz gibi düğündeydiniz de haberiniz mi yoktu?”

 

***

 

 “Darbe Araştırma Komisyonu”, darbe esami listesinde “göreve devam” yazan orgenerale sorular soruyor, ama “darbe karşıtı”  o sivil milletvekilleri “O kadar darbeye siz de katıldınız mı?” diye soramıyor.

Karşınızda, “5 darbe gördüm” diyen biri var ve “Hepsini evden, düğünden mi gördünüz? Bizzat katılıp emir altında da olsa görev yaptıklarınız, cunta emri uyguladıklarınız, darbeye karşı çıkmayıp bizzat herhangi bir komuta mevkiinde bulunduklarınız oldu mu” diye tarihe not düşemiyorsunuz.

 

***

 

Yaşı itibariyle Mendi 27 Mayıs darbesini ancak evden, okuldan görmüştür. “Başarılı darbecilerin başarısız darbeci olduğu için astıkları” Aydemir darbe girişimini de! Başbakan ve bakanların idamını da!

Askeri okula girdiğinde o darbeyi, idamları hiç kınadı mı? Belki hatırlamıyordur.

Ama 1970-71 12 Mart darbe sürecinde artık bir teğmen. Bugün emre uydukları veya uyudukları için içeride olan birçok ast gibi.

O darbeye karşı çıkıp sivil iktidara yardıma mı koşmuş? Yok! Kariyeri devam etmezdi zaten.

Darbe karşıtı olarak değil, darbe emirlerine uyarak kariyer devam etmiş. Bugünkü nice “darbe karşıtı” komutan gibi. Darbeci Evren’e Evet oyu vermiş yüzde 90 milliyetçi, muhafazakâr ve de cumhuriyetçi “darbe karşıtı millet” gibi!

12 Eylül darbesinde kendisi yine görevde, emir alıp veren bir subay. Komutanları da var, komutanlığı da. Darbeye karşı mı durmuş? Yok öyle şey! Yoksa generalliği göremezdi

28 Şubat’a geliyoruz. AKP için önemli darbe süreci. “Darbe karşıtı general” (Örneğimiz o.Ötekiler de farklı değil) Özel Kuvvetler’de komutan. 15 Temmuz’da Özel Kuvvetler’de darbeci paşa vuran Astsubay Halisdemir gibi, hadi kimseyi vurmasın da, darbeye göğsünü siper mi etmiş? Yok. Yapsa tarihe geçer ama paşalıkları geçemezdi.

 “Gördüğüm 5 darbe”de 27 Nisan Muhtırası da var mı? O sıra general. Genelkurmay’a direnmiş mi, “Bu bir darbe muhtırası” diye. Yok.

 

***

 

Lakin bir “darbe saldırısı” sonrası düğünden emekli olup “Darbe Komisyonu”nda “darbe karşıtı” olarak diyor ki “5 darbe gördüm…”

Kimse diyemiyor ki, “Gezdiğin gördüğün senin olsun, yaptıklarını anlat lütfen!”

Kimse diyemiyor ki, “Şimdi kumpas dense de, iktidarın önceki darbecileri olan Ergenekon’dan hapis generaller Tolon ve Özuygur’u cezaevinde ziyarette de darbe karşıtı mıydınız?”

Kimse diyemiyor ki, “Kıbrıs’ta darbeci derin devlet meselesinde rolünüz oldu mu? Hemen 28 Şubat öncesi 1996’da öldürülen gazeteci Adalı’nın eşi neden sizi suçladı? Neden AİHM 2003’de ifadenizi aldı? Neden eksik soruşturma yüzünden Türkiye 90 bin Avro tazminata mahkum oldu? AKP iktidarı dönemi, 2004’te KKTC’de Hayır oyu için girişiminiz oldu mu? Cemaat operasyonuyla Ergenekoncu diye hapse atılmış gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık’a Adalı Ödülü verilince, Şener ‘Ergenekon’un öldürdüğü Adalı Ödülü Ergenekoncu gazetecilere verildi’ diye neden kinayeyle yazdı?”

Kimse diyemiyor ki, “Fetöcüler de geleneksel otoriter (ve darbeci) bir militarist iklimden mi yararlanmak istedi?”

 

***

 

“Baş aşağı” ülkede, baş ve göz dönmesi yüzünden; yıllarca Cemaat’le ortak yayın yapmış, onları övmüş, onlarca ağırlanmış, onları tayin terfi ettirmiş, sahiplenmiş, kollamış siyasetçi ve iktidar gazetecileri ile devlet, yargı düzeni, Cumhuriyet’teki bağımsız gazetecileri içeri atıp bir de taşlamaya kalkıyor

Hakiki soruları sormadınız mı, dünyaya baş aşağı bakıp doğru zannedersiniz!

O yüzden “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” denen şeyde tek doğru kelime devlettir!   

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 08 Kasım 2016 Salı 20:29
    hep mükemmel, yine yeniden mükemmel bir yazı kalemine hep varol
  • Misafir 08 Kasım 2016 Salı 09:59
    yorumunuz yine çok güzel teşekkürler
  • Misafir 08 Kasım 2016 Salı 09:03
    acinacak halimiz,,tesekurler umur bey kaleminize kuvvet.
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Çarşamba 17 MPH
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı