Taraftar mutlu, yatırımcı mutsuz
GALATASARAY konusunda sosyal medyada estirilen fırtına, karşılıklı suçlamalar artık taraftarlık boyutunda sürüyor. Galatasaray karşıtlığına dönüştürülen bu kampanyada yazılarımın, görüşlerimin malzeme yapılmasından, Galatasaraylıların da beni "düşmanlık" noktasında takıntılı görmelerinden rahatsızlık duyuyorum.
GS Başkanı Ünal Aysal'a verdiğim yanıtta bunu anlatmaya çalıştım. Geçmiş yazılarımla halka açık tüm spor kulüplerinin ekonomisiyle ilgilendiğimi örnekleriyle verip, "bazen Beşiktaş, bazen Fenerbahçe, şimdi de Galatasaray düşmanlığı" ile suçlandığımı belirttim.
Halka açık kurumları denetlemekle görevli bir kurum var: Sermaye Piyasası Kurulu. Kısaltılmış ifadesiyle SPK... Bu kurum, bugüne kadar kulüplerin yatırımcıları mağdur edecek her türlü hareketine gözlerini kapatmıştır. Basit bir örnek vereyim: Sadece KDV ödememek için bilet satışlarının (ya da kombine veya loca) büyük bir kısmını bağış makbuzuyla (KDV'siz) tahsil ediyor olmasına hoşgörüyle bakılabilir mi? 1) Devlet KDV kaybına uğruyor. 2) Halka açık şirkete gitmesi gereken gider, bağış adı altında kulübe gidiyor... SPK dönüp bakmıyor bile...
*
Galatasaray'da son günlerde yaşanan tartışmaya bakarsak görüşüm çok net: Ünal Aysal, kulübün geleceğini kurtaracak hamle yaparken dolambaçlı yollara sapmıştır. Halka açık bir şirketin küçük-büyük yatırımcılarını finansal mühendislik yöntemleriyle zarara uğratmıştır. Böylece milyonlarca taraftarı mutlu edecek, sportif başarıları elde edecek güçlü bir kadroyu besleyecek nitelikte kaynak yaratmıştır...
*
Aysal derneğin, Sportif AŞ hisse satışına ilişkin çelişkili ve kamuoyunu yanıltacak ifadeler kullanmıştır. O gün şöyle diyordu: "Talebimiz, hisselerin bankalara rehini veya hisse senedi reposu. Bu kesinlikle satış değil. Bankaya bir takım hisseyi vade sonunda aynı fiyatla geri almak suretiyle satıyoruz ve vade sonunda geri alıyoruz şeklindedir. Teknik olarak bir alış-satış muamelesi yapılıyor. Ancak bunu gerçekleştirmek için hisse satış yetkisi almamız lazım..."
Sonra ise derneğin halka açık Sportif AŞ'deki hisselerinin yaklaşık yüzde 30'unu yüksek fiyattan satmıştır.
*
Bu arada stadın gelirlerine de, futbol takımına da (futbolcuların haklarına aynı zamanda) sahip olan Futbol AŞ ile Sportif AŞ'nin birleşmesi hisse senetlerinin fiyatlarını olumlu etkilemiştir. Sanılmıştır ki, Telekom Arena'nın gişe gelirleri Sportif AŞ'ye geçmiştir. Ama gerçeğin böyle olmadığı bir süre sonra anlaşılmıştır. Şimdi "Bu biliniyordu" diyenler çıkıyor. Ama ne hikmetse bu konudaki resmi açıklama derneğin yüksek fiyattan hisse senedi satmasından sonra yapılmıştır. Ve yine bu iki şirketin birleşme raporunda konu açık olarak belirtilmemiştir. Tek bir ifade yoktur.
Sonra ne oldu? Dernek büyük çaplı bedelli sermaye artışı kararı aldı. Çünkü artık paraya kavuşmuşlardı. Ama yatırımcılar silkelenmişti. Ve sermaye artırımına katılamayan yatırımcılar, ellerindeki hisse senetlerini çok düşük bir bedele satmaya zorlanmıştır.
*
Garabet şuradadır: Halka açık Sportif AŞ, futbol takımına sahip Futbol AŞ ile birleşince, takımın yeni sahibi oldu. Başka bir deyişle, Galatasaray takımının külfetine, giderlerine yatırımcılar ortaktır, ancak takımını seyretmek için stadı dolduran insanların ödedikleri paraya sahip değildir. Mal sizin, onu seyretmeye gelenlerin ödediği bedel ise başkasının...
*
Bu yetmemiş, bu kez de Galatasaray Kulübü, Sportif AŞ'ye loca ve gişe gelirlerini bilmem kaç yıllığına satmıştır. Yanlış hatırlamıyorsam, 400 milyon TL'nin üzerinde bir bedelle. Yatırımcılar kendilerine ait olması gereken bir geliri, belki de elde edilecek gelirden daha yüksek bir bedelle satın almıştır. Bilmiyorum ama bir de bunun için her yıl faiz ödüyorlardır.
*
Özetle, GS yönetimi, borç batağından çıkmak için hiçbir halka açık şirketin büyük hissedarının yapamayacağı yöntemler uygulamıştır. Bana şaşırtıcı gelse de, gizli bir koruma uygulandığı hissini verse de SPK'ya göre bu uygulamaların hiçbiri kanuna aykırı değil!
Aysal'ın bir açıklamasını hatırlıyorum. Bu operasyon sürerken demişti ki: "Siz şu an sadece ortada olan hareketleri görüyorsunuz. Hareket bittiği zaman şapkadan tavşan çıkmayacak. Ama ekonomik kurallar içerisinde realize edilmiş bir programın sonucunu göreceksiniz. Biraz sabır lütfen..."
Aysal'ın mütevazı olmasına gerek yok. Şapkadan tavşan çıkmıştır... O tavşan da Galatasaray'ı kurtarmıştır. Bu nedenle milyonlarca taraftar, yatırımcıların uğradığı zararla ilgilenmemektedir ve bunu dile getirenleri de sevmemektedir!