Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Et tırnak değiliz. Sen Türk'sün. Ben Kürt'üm. İki onurlu, eşit etnik kimliğiz" lafı neden içimi acıtıyor?

        Demirtaş ne derse desin, konuyu nasıl özetlerse özetlesin, bana göre et ve tırnak gibiyiz.

        Çünkü bu ülkede milyonlarca çocuğun ana veya babalardan biri Kürt veya Türk'tür. Sorun, Türk kimliğinde asimilasyon ise haklı. Ama dünyanın kaderi bu... Çoğunluğun kimliği, baskın kimlik haline geliyor ve maalesef asimilasyon çoğunluktan yana işliyor.

        Dünyanın geldiği nokta, "Zorla asimilasyon yapamazsın" noktasıdır. Dünyanın geldiği nokta, "Her bir bireyin kendi etnik kimliğini özgürce sergilemesi ve bir ayrımcılığa tabi tutulmamasıdır". Dünyanın geldiği nokta, "etnik kimliklere de anadilde eğitim hakkının verilmesidir"...

        Et ve tırnak tanımı, elbette bir Türk potasında eritilmek için söylenmiş süslü bir laf olarak da değerlendirilebilir. Geçmişte Kürt kimliğine yönelik "yok sayma" politikalarına karşı mücadele edenler, bu nedenle et ve tırnak söylemini incitici buluyor olabilirler. Ancak birkaç gündür kimlik üzerinden yaşanan tartışmalar hayırlı bir sürecin başlamadığını ispatlıyor. Bu kervana Demirtaş da katıldı.

        Demirtaş'ın bir başka cümlesi de dikkat çekici. "Çanakkale'de beraber savaştık deniyor. Şimdi orada yatan bir Muşluya sorsak, sen neden burada savaşıp öldün diye. Bütün ülke Türk olsun diye mi savaştın?"

        *

        Sanırım orada savaşan hiç kimse, "Yeni bir devlet kuralım, adı da Türkiye olsun" diye savaşmadı? Ülkeleri işgal edilmesin diye omuz omuza savaştılar, yaşadıkları topraklarda esir düşmemek için savaştılar. Kürt, Türk, Arap vatandaşı oldukları devlet yıkılmasın diye savaştılar. Müslümanlara eziyet yapılmasın diye savaştılar. Onurları için, anaları, kızları, bacıları için savaştılar. Yüzyıllara damgasını vuran imparatorlukları yıkılmasın, düşman eline geçmesin, diz çökmesin diye savaştılar. Bayrakları dalgalansın diye savaştılar.

        *

        Ve sonra yeni bir devlet kuruldu. Kürtlere haksızlık yapıldı mı? Evet yapıldı. Kimlikleri tanınmadı mı? Evet tanınmadı. Ama yeni bir vatandaşlık kavramı getirildi. Kimseye Kürt, Arap denilmeden hizmet götürüldü. Kimseye "Kökenin nedir?" diye sorulmadı. Etnik kimlik üzerinden bir tanıma yerine yeni bir vatandaşlık tanımı üzerinden birey hakları geliştirildi. Geliştirilmeye çalışıldı. Bu coğrafyada yaşayanlar kız alıp kız verdiler. Et ve tırnak oldular.

        Son 10 yıla baktığımızda Kürt kimliği üzerindeki tüm yasaklar kalkmaya başladı. Artık bu ülkede yaşayanların büyük çoğunluğu asimilasyon politikalarına karşı. Kimlik üzerinden baskılayıcı politikalara karşı. Diğer engeller de ortadan kalkacak.

        Üstelik Kürtleri bu ülke resmi olarak tanımadı, ama onları "Bir bölgeye kıstıralım, zenginlikleri paylaşmayalım, yatırım yapmayalım" demedi. Bakın Irak'a... Bölgenin en zengin petrol ve doğalgaz zenginlikleri Kürdistan Bölgesi'nde bir bir ortaya çıkıyor. Neredeyse 100 yıl boyunca Irak yönetimi o bölgeye kazma bile vurmadı. Vurdurmadı. Hâlâ da direniyor.

        Türkiye'nin Kürt nüfusun yaşadığı bölgelere bakın. Diğer bölgeler ne kadar fakirse onlar da o kadar fakir. GAP dediğiniz bölge İstanbul'da mı? Oralarda son 10 yılda yapılan yollar, altyapı çalışmalarında bir ayrımcılık yapılıyor mu? Gidin o bölgelere bir şantiye gibi... Her yerden bir kamu yatırımı fışkırıyor. Üstelik 30 yılda süren savaş nedeniyle kendi insanları bile paralarıyla Batı'ya göç etmesine rağmen...

        Üstelik, kim Kürtlere "Bu ülkenin saygın bir bireyi değilsiniz" diyebilir? Bunu diyen tek bir siyasetçi gösterebilir misiniz? Ben Kürt'üm diyene kim "Hayır sen Kürt değilsin" diyor? Kim bu ülkede, "Kürt isen benim okuluma giremezsin, asker olamazsın, polis olamazsın, bakan olamazsın, memur olamazsın" diyor? Çok şükür "Dilini konuşamazsın" diyenler de artık bu memlekete hâkim değil. "Kimliğini, kültürünü, tarihini dile getiremezsin" diyenler de bu memleketten silindi gitti. Ama kabul edelim ki burası, etnik kimliklerin kendi başlarına sahiplenemeyeceği Amerika'ya benzemiyor. Türk kimliği baskın bir kimlik. Devleti değiştirmeden de bu gerçeği değiştirmek mümkün değil. Yani kendini et ve tırnak gibi görmeyenlerin birlikte yaşamak zorunda kalacağı bir halk yaşıyor bu ülkede. Ve bu halkı tahrik ederek kazanılacak bir barış maalesef ufukta görülmüyor!

        Diğer Yazılar