ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Muharrem SARIKAYA / YAZI DİZİSİ 1 / GAZETE HABERTÜRK

Güneydoğu’da 3 ay önce seçmen tercihlerini değiştiren faktörler bugünkünden çok farklıydı. Suriyeliler sorunu birinci önceliği alırken, ikinci sıraya elektrik problemi yerleşmiş, HDP’nin barajı aşması ve başkanlık sistemine geçilip geçilmeyeceği diğer etkenler olmuştu. Bölgede, 3 ay içinde bu etkenlerden eser kalmamış ve 3 ‘Y’ hâkim olmuş: Yas, yasak ve yaşam...

Diyarbakır Temsilcimiz Veysi İpek ile Şanlıurfa, Mardin, Batman ve Diyarbakır’ın kent merkezlerini ve bazı ilçelerini silah sesleriyle yasaklar arasında dolaştık. Parlamentoda temsil edilen tüm siyasi partilerin il temsilcileriyle görüştük. Şunu belirtmeliyim ki HABERTÜRK olarak hepsinden de ne bir eksik ne bir fazla, eşit ve samimi duygular içinde kabul ve ihtimam gördük. Bu da bölgenin nabzını tutmamızı kolaylaştırdı.

SOKAKLAR ISSIZLAŞMIŞ ESNAF KAN KAYBETMİŞ

20 Temmuz Suruç ve 10 Ekim Ankara saldırıları sonrası çok sayıda cenazenin bölgeye gelmesi, çatışmaların ardından şehit ve ölüm haberlerinin artması Güneydoğu’da siyaseti geri plana atmış; her şeyin önüne yaşamı koymuş. 7 Haziran’da var olan seçim havası silinmiş, herkes ekonomi, güvenlik açısından can derdine düşmüş.

Bir zamanlar cıvıltı içinde olan çarşılar, renk cümbüşüyle dolu sokaklar ve parklar ıssızlaşmış. Açık meydan kahvehanelerindeki kahkahalar yerini sessizliğe bırakmış. Her an başına olumsuzluk gelecek endişesi sessiz yığınlar yaratmış. Bölgenin yaz aylarında önemli geçim kaynağı olan turistin çatışmaların başlaması nedeniyle buharlaşması sıkıntıyı katlayan faktör olmuş. Bölgede kan kaybeden ticaret, esnafı iflas noktasına getirmiş.

Örgütün çatışmayı kırsaldan kent içine, mahallelere taşıması; “özyönetim” adıyla uygulamaya koyduğu yeni yönetim anlayışını halka anlatamaması; mahallede hendek kazma, kepenk kapama olarak algılanması toplumu usandırmış. ‘Heval’den (Kürtçe yoldaş) halel gelmiş...

SEÇMEN GİTMEZ KAYGISI?

Çözüm sürecinin askıya alınması sonucu oluşan barış ortamı bitmiş, sokağa çıkma yasakları birçok yerde evlerin, hatta mahallelerin boşalmasına yol açmış. Seçmenin sadece yerini yurdunu değil, sandığını da terk etmesiyle sonuçlanacak seçim tehlikesi baş göstermiş.

Bu durum bazı bölgelerde gerçekleşme olanağı yüksek tehdit olarak HDP’nin önüne çıkarken, bazı yerlerde de AK Parti için ciddi sorun teşkil etme ihtimaline dönüşmüş. HDP ve AK Parti dışında bölgede orta yolu sağlayacak üçüncü partinin gelişememesi de siyaseti iki uçlu yapıdan çıkaramamış.

HASANKEYF’İN KEYFİ KAÇMIŞ

Önyargılar, her an çatışmaya hazır öfkeli kalabalıklar yaratmış; boş sokaklar, alışverişi olmayan, esnafı dükkânında boş oturan çarşılar yaratmış.

Örneğin “Baraj biterse iyi gelir elde ederim” diye bekleyen Silvan halkı sokağa çıkamaz hale gelmiş. Bismil, Nusaybin, Kızıltepe, Kulp, Hazro, Sur’da çatışma olağan sayılır olmuş.

Bir zamanlar eleştirilen şehir girişlerindeki güvenlik noktaları yeniden canlanmış. Sadece seçmenin değil, Gaziantep, Şanlıurfa’nın muhteşem müzelerinin, Deyrulumur’un, Mor Yakup’un, Mor Dımet’in, Hasankeyf’in keyfi kaçmış. Patlamaların getirdiği gürültünün korkusuna, gözyaşı bombalarının ağlatan kokusu bulaşmış. Güneydoğu’da hayat çekilmez bir hal almış.

HDP'NİN OY ORANINI 'HENDEK'LER DÜŞÜREBİLİR

Bölgedeki gücü açıkça görülen HDP’nin önündeki en büyük engelse terör örgütü PKK’nın gençlik yapılanması YDG-H... Özyönetim uygulamasına geçildiği gerekçesiyle mahalle aralarına kazılan hendekler, yaşları 14-16 arasındaki gençlerin, “Heval haber yolladı kepenk kapatacaksın” diye esnafa talimatlar yağdırması yurttaşları bıktırmış. Eğer Suruç, Ankara saldırıları, öncesinde de güvenlikli bölge ve sokağa çıkma yasağı uygulamaları olmasaymış, HDP bölgede ciddi oranda zarar görecekmiş. Ancak devletin güvenlikçi uygulamaları, Ankara’da devlet adamlarının söylemleri algıyı tersine çevirmiş, başka öncelikleri öne çıkarmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “400 vekil verseydiniz bunlar olmazdı” sözü de HDP’nin karşı propagandasındaki en önemli etken olmuş. HDP’nin 7 Haziran’daki oyuna ulaşmama ihtimali yüksek. Bunun da iki nedeni var; ilki bölgede geçen seçim barajı aşması için destek veren Arap nüfusun çatışmazlık ortamının bozulması nedeniyle HDP’ye tepki göstermesi ve AK Parti’ye yönelecek olması. Sokağa çıkma yasağı ve güvenlikli bölge uygulamalarının yaşandığı il ve ilçe merkezlerindeki seçmenin sandık başına gidemeyecek olması da HDP’nin ikinci handikapı.

HDP’NİN MÜCADELESİ VEKİL KAPTIRMAMAK

Bölgede genel kanı, HDP’nin mevcudunu korumak hemen her ilde AK Parti’ye bir fazla vekil kaptırmamak için mücadele ettiği yönünde. Ancak bölgede geçen seçim MHP’den çok daha az oy alan CHP’nin Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ılımlı ve olumlu tutumu nedeniyle bölgede bu kez üçüncü parti olarak boy göstermeye başlayacağına dikkat çekiliyor. MHP ise AK Parti’nin Genel Merkez yönetimi ve lideri Bahçeli’ye dönük eleştirilerini savuşturmak için çaba gösteriyor. Bölgede en büyük zararı halkın alışverişten uzaklaşması, turistin de buharlaşması nedeniyle müşterisiz kalan esnaf çekiyor.

MARDİN, BATMAN, SURUÇ

Dikkat çeken önemli bir durum da çatışmanın sanki bölgenin tamamında varmış gibi algılanması. Bunlardan biri de Suruç ve Batman. Kobani’den göçüp gelen 240 bin kişiyi kucaklayan Suruç, büyük katliamın olmasından önce ve sonra hiçbir çatışmaya tanıklık etmemiş. Daha da ötesi, başarısı herkes tarafından dile getirilen Suruç Kaymakamı Abdullah Çiftçi’nin desteğiyle kurulan, tecrübeli radyocu Arif Faraç’ın başında bulunduğu Suruç FM bırakın ilçeyi bölgenin neşe kaynağı olmuş. Şanlıurfa, Mardin ile modern Avrupa kenti görünümündeki Batman merkezlerinde de çatışmaya hiç rastlanmamış. Ancak çevre ilçelerde yaşanan çatışmanın getirdiği algı onları da aşağı çekmiş.

BÖLGEDE HDP'NİN TEK RAKİBİ AK PARTİ

Diğer partilerin varlığı görülmediği için HDP’ye tek rakip parti olma unvanını AK Parti elinde tutuyor. Bölgede hemen her ilde de gücünü koruyor. CHP ve MHP’nin, HDP ile AK Parti arasından sıyrılıp çıkma şansı görünmüyor. Demokratik açılım ve çözüm süreci ile bölgede önemli ilerleme kaydeden, 2011’de birçok ilde önceki bileşenleri ve HDP’ye en çok 1 milletvekili bırakan AK Parti, 7 Haziran’da bunun tersi bir durumla karşılaşmıştı. Şanlıurfa dışındaki illerin hepsinde ancak birer milletvekili çıkarabilmişti.

Listesinde önemli değişiklikler yapan AK Parti bu seçimde Şanlıurfa dışındaki illerde var olan bir milletvekili sayısını artırmak için çaba gösteriyor.

Diyarbakır, Mardin ve Batman’da AK Partililer de 2011’deki milletvekili sayısına ulaşmanın çok güç olduğunu kabul ediyor; 3 ilde birer fazla milletvekili çıkarabileceklerini vurguluyor.

AK PARTİ’NİN OYU ARTABİLİR

Geçen seçimde üç dönem kuralı nedeniyle liste dışı kalan, önceki seçimde de Bursa’dan Şanlıurfa’ya transfer olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bu seçimde de liste birincisi. AK Parti 12 milletvekilinden 7’sini aldığı Şanlıurfa’daki sayısını artırmak için çaba gösteriyor. Ancak bu artışın 2011 seçimindeki gibi 10 milletvekilini geçmeyeceği, en fazla bir milletvekili artışla sonuçlanacağına vurgu yapılıyor.

Bölge genelinde dikkate alınacak oya sahip HÜDA PAR’ın seçimden AK Parti lehine çekilmesi, Arap kökenli seçmenin geri dönmesi, Genel Merkez yönetimini eleştiren MHP seçmeninin de teveccüh göstermesi oylarında artış olacağının işaretleri olarak sıralanıyor.

Ancak, Suruç ve Ankara patlamaları ile sokağa çıkma yasakları ve güvenli bölge uygulamaları gelen oyların bir bölümünü geri çeviriyor. Büyük kentlerde yaşayan seçmenlerden bazılarının sandığa gitmeme eğilimi de eklendiğinde, AK Parti’nin bölgedeki mevcut milletvekili tablosunda çok büyük değişiklik beklenmiyor.

 

YAZI DİZİSİ 2

ŞANLIURFA VE MARDİN'DE OY SONUCUNU EKONOMİ, TERÖR VE AŞİRETLER BELİRLER

‘Peygamberler şehri’ Şanlıurfa ve ‘çok kültürlülüğün başkenti’ Mardin’de, 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi HDP ile AK Parti arasında geçeceğe benziyor. Şanlıurfalı seçmen, “Suruç katliamı ekonomik olarak bizi bitirdi. Esnaf siftah yapamaz duruma geldi” diyor. Dikkat çekense 2007’ye kadar aşiretlerin gücünü bölgede kırmak için çaba gösteren siyasetin, tekrar aşiretlere, ağalara teslim olması. Şanlıurfa ve Mardin’de aşiret oyları yine önemli etken...

Geçen seçim bu şehirde sabrın sonunda gelecek umudun beklentisi vardı... Peygamberler şehri Şanlıurfa’da peygamber sabrı tükenmiş, umudunu bir başka bahara ötelemiş; çaresiz beklentiye girmiş. Yas, yasak ve yaşam mücadelesi, geçen seçim şehirde öne çıkan Suriyeliler ve elektrik sorununu geride bırakmış. Siyaset de iki kutuplu halinden kurtulamamış. Şehre seçim havası sinmediği gibi herkes geçim ve can derdine düşmüş.

‘SURUÇ KATLİAMI BİTİRDİ BİZİ’

Balıklıgöl’e giden yol üzerinde tezgâhında taze fıstık satan Said Mardinli de bunlardan biri... Çatışma nedeniyle kente gelen turist sayısında azalma olduğuna dikkat çeken Mardinli, “Yetmezmiş gibi gelen de burada yürümesin diye kaldırımları çay ocaklarına kiraladılar. Camiden yola verilir de yoldan camiye verilmez, çünkü orası cemaatindir” diye sitem etti.

Tarihi çarşıya girdiğimizde 3 ay öncesine oranla bomboştu. Oğulları İbrahim ve Ali Taşkın ile yöresel kıyafetler satan Mehmet Taşkın da çatışma ortamına girilmiş olmasının ticareti büyük oranda etkilediğini belirtip ekledi: “3 ay önce mal almak için gelip tek tek seçen adam parayı yollamış, ‘Sen seç gönder’ diyor. Sanıyor ki burası Teksas herkes birbirini vuruyor. Bir Suruç katliamı bizi bitirdi.”

Çay bahçesinde, aşiretlerini belirleyen başlarındaki yöresel poşuları içinde sohbet eden Emin Yahşi, Seyfettin Yatsın ve Seydi Aleni de ticaretin durmasının kendilerini etkilediğini, işsizliği artırdığını dile getirdi. Emin Yahşi, “Suriyeliler de elde kalan işi kaptı” diye yakındı. Tütün satıcısı İbrahim Durgun, oğlu Reşat ile dükkânını işleten Mehmet Yücel’in tepkisi de benzer oldu.

Tarihi çarşı önünde Adıyaman’daki tarlasında yetiştirip, kurutup doğradığı tütünü satmak için şehre gelen Fethi Avcı da müşteri yokluğundan yakındı, “Eskiden sabah getirirdim, öğleye kadar satar giderdim. İkindi oldu siftah yok” dedi. Kebap dükkânı işleten Murat Bağdiken’in teşhisiyse başkaydı: “Şanlıurfa’ya sahip çıkacak yok. Bir Suruç olayı bitirdi bizi...” Balıklıgöl kıyısında karşılaştığım Halfetili öğretmen Mehmet Düdüklü ve Enes Tokatlı da kente hâkim olan korku ve endişeden söz etti.

‘SURUÇ FM’ KEYFİ

Sınırı delik deşik olan, Suriye’den IŞİD, PKK veya diğer örgütlerin rahatlıkla girip çıktığı Şanlıurfa’ya korku sinmişti. Oysa bu korkuya neden olduğunu ileri sürdükleri Suruç çok daha sakindi. Başında tecrübeli yayıncı Arif Faraç’ın bulunduğu Suruç FM’den şarkı isteyip keyfine bakıyor. Nitekim Suruç Kaymakamı Abdullah Çiftçi de patlama öncesi ve sonrasında ilçede herhangi bir olayın olmadığını anımsattı. Çiftçi, AB ülkelerinin 100 bin kişiyi, bin dereden su getirerek almak istediği bir ortamda, Kobani bölgesindeki çatışma sırasında ilçe halkının 240 bin kişiyi evinde 3 ay barındırdığını, 35 bininin de ilçede hayatına devam ettiğini söyledi.

Birbirlerine benzerliği ile dikkat çeken Suruçlu yem satıcısı kardeşler Şükrü Öngör ile Emin Öngör “Biz ikiz değiliz” derken, oğlu Abdülkadir Öngör, 50 kilo hayvan yeminin 46 liraya çıktığını, alım gücü olmayan çiftçinin hayvancılıktan uzaklaştığını belirtti.

ÇOK ETNİSİTELİ, ÇOK KÜLTÜRLÜ MARDİN KİMSESİZ KALMIŞ

Gittiğimizde seçmen sayısı yüksek olan Nusaybin’in de arasında bulunduğu 3 ilçesinde sokağa çıkma yasağı vardı. Mardin’i muhteşem fotoğrafları ile dünyaya tanıtan ünlü gazeteci Adnan Avuka ile dolaştığımız caddede Kürt, Arap, Türk, Yezidi, Süryani, Nusayri hangi etnik kökenden olursa olsun hepsinin yakınması benzerdi: “Hendekten, kepenk kapatmaktan bıktık, çatışma başladı, barış bozuldu, turist gitti, siftah bitti...”

‘Artukbey’ markasını yaratan, İstanbul’da şube açan Necmettin Başboğa ve kardeşleri de benzer yakınmada bulundu. Gümüş telkari işi yapan Adil Oruk, bir zamanlar ayda 500 kilo satarken, 5 ayda yarım kilo satamadığını belirtti. Gümüş işi yapan Riva Ezilmez, sabun satan Funda Aksan ve Adnan Yeşilmen de benzer sıkıntıları anlatırken, durumu en iyi özetleyen Şam tatlısı satan Selahattin Yavuz’un şu cümlesiydi: “İnsanların ağız tadı kalmamış ki benim satışım büyük oranda düşmüş, onlarınki mi artacak?”

AK PARTİ 2’NCİYİ KOVALIYOR HDP 5’İ KORUMAYA ÇALIŞIYOR

Geçen seçim 6 milletvekilinden 5’ini alan HDP’nin Mardin’deki gücü, terör örgütü PKK’nın gençlik örgütlenmesi YDG-H’nin eylemleri nedeniyle düşmüş, sokağa çıkma yasağı gideni geri çevirmeye başlamış. Şanlıurfa gibi burada da Arap seçmenin etkin olduğu Midyat, Artuklu ilçelerinde oy düşmesinden söz ediliyor. Erozyonun, liste başı Arap kökenli Mithat Sancar’ın uğraşısıyla engellenebileceği ileri sürülüyor.

Ancak, HDP’nin en büyük korkusu seçime katılımın düşecek olması, bunun da kent merkezli seçmene sahip olan AK Parti’ye yaraması. Bu durumda bile geçen seçim oyların yüzde 73.2’sini alan HDP’nin 4’ü koruyacağı, AK Parti’nin de 1 olan vekil sayısını adayın da etkisiyle 2’ye çıkarabileceğine vurgu yapılıyor.

BURADA HAYAT AKMIYOR

AK Parti’nin bu beklentisi, listede ikinci sıraya konulan, Yargıtay hapis cezasını onayınca yerine kızı Ceyda Bölünmez’i koyan Süleyman Bölünmez’in ekonomik ve siyasi gücüne bağlalıyor. Mardin’de de diğer iki partinin şansı bulunmuyor. 3 ay önce cıvıltılarla dolu olan kent ve ilçeleri, bugün boşluk içinde kalmanın sıkıntısını yaşıyor. Barışın, kardeşliğin, çok kültürlülüğün birlikte yaşadığı Mardin’de hayat akmıyor.

AK PARTİ’NİN ÇELİK’İ YARIN: DİYARBAKIR

ŞANLIURFA’da bu seçim de 7 Haziran’da olduğu gibi AK Parti ile HDP arasında yaşanıyor. Diğer partilerin bir milletvekili çıkarmasına bu seçimde de şans tanınmıyor. Faruk Çelik’i 2011 seçiminde Bursa’dan getirip liste başı yapan AK Parti, bu seçimde de kendisini zorla da olsa ikna edip aynı sırayı verdi. Listede kendisinden sonrasını belirleme hakkını da talebi doğrultusunda Çelik’e bıraktı.

Yoğun çalışan, özel reklam filmi hazırlatan Çelik’in hedefi, 7’ye inen milletvekili sayısını 2011’deki seviyesi olan 10 vekile çıkarmak. HÜDA PAR’ın AK Parti lehine çekilmesi, Arap kökenli seçmenin HDP’den uzaklaşması, İbrahim Tatlıses’in de bağımsız adaylıktan vazgeçmesiyle oyların AK Parti’ye kayacağı düşüncesi hâkim. Ancak bütün bunların AK Parti’ye en fazla bir milletvekili kazandıracağına vurgu yapılıyor. Kentte 2011 ve yerel seçim öncesi yapılan vaatlerinin büyük bölümünün gerçekleşmemiş olduğuna dikkat çekiliyor. Sokağa çıkma yasağı ve güvenlikli bölge uygulamalarına seçmenin göstereceği tepkinin de bir vekil kaybettirme ihtimalini doğurduğunun altı çiziliyor.

CHP ÖZÜNE DÖNDÜ

Geçen seçim Bucak Aşireti’nden Murat Ali Bucak’ı aday gösteren CHP ise bu seçimde özkaynağına dönmüş, aşiret gücü de olan eski milletvekili Mehmet Vedat Melik’i birinci sıraya yerleştirmiş. MHP’nin CHP’den bin oy fazla aldığı kentte Melik’in aradan sıyrılıp bir milletvekilliğini kapma olanağından bahsediliyor. Ancak aşırı muhafazakâr eğilimli kentte bunun bu seçimde de gerçekleşmesi zor görünüyor.

MHP BİR VEKİL DERDİNDE

Geçen seçim 4 bin oy alan MHP’den İbrahim Özyavuz’un umudu, listesinin ağırlığını oluşturan Arap kökenli seçmenden gelecek oylar. Geçen seçim 6 bin oyla kaybettiği bir vekilliği bu kez yakalayacağına inanıyor.

Ancak AK Parti’nin, MHP yönetimine dönük propagandası ve Faruk Çelik’in ülkücü kökenden gelen bir isim olması nedeniyle AK Parti, MHP’li seçmenden ciddi oy alıyor. Ayrıca, “2023’te Lozan Antlaşması’nın süresi doluyor, üzerimizdeki esaret bitecek, petrol, doğalgaz kuyuları açılacak, ülke zenginleşecek” yönündeki propaganda ile milliyetçi seçmen AK Parti’ye çekiliyor.

HDP’NİN HEDEFİ

Liste başına yine Osman Baydemir’i koyan HDP, 5 olan milletvekili sayısını bir artırmak için 6’ncı sırasına 1977’de CHP milletvekili olan, eski HEP Genel Başkanı Feridun Yazar’ı koymuş. Ancak mahalle aralarındaki hendekler, çocuk yaştaki gençlerin kepenk kapattırma gücü halkı bıktırmış.

HDP’nin kaygısı kırsaldaki seçmenin sandığa gitmemesi nedeniyle oy oranında düşme yaşanması.

Dikkat çekense bölgenin diğer illerindeki gibi 2007’ye kadar aşiretlerin gücünü bölgede kırmak için çaba gösteren siyasetin, tekrar aşiretlere, ağalara teslim olması.

YAZI DİZİSİ 3

ÖZYÖNETİM DE SIKIYÖNETİM DE SANDIKTA OY GETİRMİYOR

Çözüm sürecinde her iki kentte de doğum oranında patlama olmuş. Özellikle Batman’da geçen yıl dünyaya yeni gelenlerin nüfus patlamasıyla karşılaşılmış. Diyarbakır Temsilcimiz Veysi İpek ile dolaştığımız bölgede kiminle konuşsak aynı yakınmayı dinledik: “Örgütün özyönetimi de devletin sıkıyönetimi de bıktırdı...”

Biri hendek, kepenk kapatma; diğeri güvenlikli bölge, sokağa çıkma yasağı olarak karşısına dikilmiş. Bunun da bölgenin iki hâkim partisi HDP ve AK Parti sandıklarına yansımaması olanaksız. Ancak hangisinin daha etkili olup oyları etkileyeceği konusunda kafalar karışık. Çünkü geçen yıl doğum artışına neden olan huzur yerini 3 ay içinde korkuya, endişeye bırakmış.

DİYARBAKIR ÜZGÜN VE KAYGILI

Bölgenin nabzını en iyi gösteren şehir Diyarbakır...

Çünkü diğerlerinin çevre ilçelerinde olan biten, burada kent merkezinde yaşanıyor.

Tarihi surların çevrelediği Sur İlçesi de bunlardan biri...

Diyarbakır’a vardığımızda kalacağımız otelin, banka şubelerinin ve çarşıların yer aldığı Sur İlçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

Evi, işyeri veya bankada işi olan da 4 gündür devam eden yasağın kaldırılmasını Nebi Camii yanına sıralanmış beklerken, duvar kenarındaki ayakkabı boyacısı sitemle karışık tepkisini koydu: “Hepimizi sonunda terörist ilan ettiler, sağ olsunlar...”

Yasak alandaki kuyumcu dükkânına ulaşmak için çaresiz bekleyen Fuzuli Sururi, “Beterin beteri var, hiç değilse yaşamımız sürüyor” dedi.

Tıbbi medikal satıcısı Mehmet Yıldırım ise bankaların da yasak bölgede bulunmasından yakındı, “Ödeme yapacağım, havale göndermek için şubeye gidemiyorum” diye konuştu.

Kadayıfçı Metin Altaca ise siviller kalkan yapıldığı için sokağa çıkma yasağı uygulandığını belirtti, ticaretinin olumsuz etkilediğine vurgu yaptı.

‘ÖZYÖNETİM NE?’

İlçe sakinlerinden Cevatpaşa Muhtarı Veysel Hattısarı ve arkadaşı Harun Ölmez de 1 ayda 18 gün yasaklı kaldıklarına işaret etti. Harun Ölmez, “Özyönetim erken doğum yaptı, biz bile ne olduğunu anlamadan çatışma ortamına dönüldü. Ama devlet de daha ağır geldi” dedi.

Şehirde herkesin lezzeti konusunda hemfikir olduğu sokak arası ciğercisi Nurettin Coşkun ise 7 Haziran öncesi 30 kilo kadar ciğer şiş satarken, bugün günde 10 kiloyu zor sattığını belirtti.

Bismilli yün satıcısı Sermet Demircan da “eve giderken insanların güzergâhta çatışma olup olmadığını sorduğunu” söyledi.

Bu durumun 11 milletvekili olan, 7 Haziran’da 1’ini AK Parti’ye, geri kalan 10’unu ise HDP’ye verdiği Diyarbakır’da sandığa nasıl yansıyacağını kestirmek zor.

Genel beklenti HDP seçmeninin sokağa çıkma yasağı ve güvenlikli bölgeler nedeniyle sandığa ulaşmakta sıkıntı yaşayacağı, bunun da AK Parti’nin 1 olan milletvekili sayısını 2’ye çıkaracağı yönünde.

HDP ise 7 Haziran’daki sonucun değişmesini beklemiyor, hatta blok çekmeye hazırlanıyor.

Kentte HDP ile AK Parti arasındaki bölüşüme diğer partilerin yetişme şansı bulunmuyor.

BATMAN’IN SORUNLARI BİR BATMANDAN AĞIR...

Sümerler döneminde, Dicle Nehri’nin, çevrelediği İluh Tepesi’ndeki şehir yerleşkesini bataklık haline getirip yere batırması nedeniyle, adına ‘Batman’ denildiği söylenir.

Anadolu’da kullanılan 7.6 kilonun denk geldiği 1 batman ölçüsüne de atıf yapılır.

Her ne olursa olsun bugün Batman için iki unsur da geçerli, bir yandan ticari olarak batıyor, diğer yandan ölçüleri yeni dünya düzenine uymuyor.

Kente çevre tarlalardaki mısır koçanı anızının yakılması nedeniyle duman ve yağan küller içinde girdik.

7 Haziran’da 4 milletvekilinden 3’ünü HDP’nin, 1’ini de AK Parti’nin aldığı Batman’da aslında bu seçim de fazla bir değişiklik beklenmiyor.

AK Parti ve HDP’nin liste değiştirdiği ilde en büyük sorun, çözüm sürecinde açılan hastaneler ile bölgenin tıp merkezi haline gelecekken, çatışmalarla gelen hastaların azalması, olanın da kaçması.

Petrol kuyuları, işletmeleri ve yan yatırımları nedeniyle işsizliğin çok yüksek olmadığı ilde en büyük sorun üzerlerindeki algı...

ÇATIŞMA YOK

Örneğin kentte herhangi bir çatışma olmamasına karşın, Hasankeyf’e son dönem gelen turist sayısı eksiye düşmüş.

Çağdaş Gazetesi Yayın Yönetmeni sevgili arkadaşım Arif Arslan, son dönem hiç olay yaşanmadığını belirtti, “Ama bunu anlatmakta zorlanıyoruz” dedi. Kaldırımları, kentsel heykel ve uygulamaları ile Batı Avrupa şehirlerini andıran Batman’ın köylüsü Abdullah Can, çatışma ortamının yaşamlarını etkilediğini kaydetti. TPAO’da çalışan güvenlik görevlileri ise PKK’nın gençlik örgütlenmesinden yakındı; ortak görüşleri, çatışma ortamının HDP ve AK Parti’ye birlikte kaybettirdiği yönündeydi.

İçlerinden birinin şu cümlesi ise dikkat çekiciydi: “Burada biri milletvekili veya belediye başkanıysa bil ki ya şıh, ya ağadır ya da atama ile gelmiştir...”

Yoğurtçular pazarında köyünden getirdiği ürünü satan Nefia Alpan ve Bedia Altın’ın da tüccar Dursun Kuru ve tesisatçı Ahmet Yetiş’in de tepkisi çatışmasızlık sürecinin bitmiş olmasınaydı.

Nafia Alpan’ın, “Ben anayım, daha önce televizyonu ‘İyi bir haber gelir mi?’ diye hep açardım, şimdi ‘Evladımın ölüm haberi gelir mi?’ diye açmaya korkar oldum” cümlesi de şehirdeki durumu anlatmaya yeterli.

Hemşerisi Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i bu seçimde Gaziantep AK Parti 1. sırasına yollayan Batman’da beklenti, 7 Haziran gibi 3 HDP, 1 AK Parti şeklinde sonuçlanacağı yönünde.

İL BAŞKANLARI NE DİYOR?

AK PARTİ’NİN HEDEFİ

7 Haziran’da Bakan Cevdet Yılmaz’ı liste başı yapan AK Parti listesini yeniledi, ilk sıraya da Galip Ensarioğlu’nu koydu. 7 Haziran’da AK Parti listesinde olan Salim Ensarioğlu ise yeğeninin liste başı yapılmasına tepki gösterip bağımsız aday oldu. Eski DYP’li Bakan Salim Ensarioğlu hem aşiretini hem de merkez sağ seçmeni etkiliyor. İl Başkanı Muhammed Akar, en büyük sorunlarının güvenlik olduğunu, rahat çalışamadıklarını, bazı ilçelere ise hiç giremediklerini söyledi.

ARTILARI

 1-PKK’nın gençlik örgütlenmesi YDG-H’nin hendek kazma, kepenk kapatma eyleminden halk bıkmış, AK Parti’den çektiği oyların bir kısmının geri dönmesi bekleniyor.

2-Listesini yenilemesi nedeniyle 7 Haziran’da 6 bin kadar oyla kaybettiği ikinci sıradaki adayının bu kez kazanacağına inanıyor.

3-Tek başına iktidara gelmesi halinde istikrarın oluşacağı, 2023’te Lozan Antlaşması şartları sona erince Batılı esaretin biteceği, bölgede petrol ve doğalgaza ulaşılacağı, çözüm sürecinin tekrar başlayacağına ilişkin söylemiyle, HÜDA PAR’ın seçimden lehine çekilmiş olması AK Parti’ye oy getiriyor.

HANDİKAPLARI

1-Eski Bakan Mehdi Eker’in İstanbul’a gitmesi, yatırım ve devlet dairesinde iş bekleyen seçmenin inancını etkilemiş.

2-Uygulanan güvenlikçi politikalarla sokağa çıkma yasağından çok daha fazla etkilenmiş, bu da AK Parti’ye tepkiye dönüşmüş.

3-Çatışmasızlık sürecinin bitmesinin nedenini seçmen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’ye bağlamış.

CHP’NİN UMUDU

lListesini yenileyen, gazeteci Naci Sapan’ı liste başı yapan CHP bunun 1 milletvekili getirecek kadar olmasını zor görse de en azından bu seçim MHP’nin gerisinde kalmayı beklemiyor. İl Başkanı Mehmet Sayın, genel merkez ve lideri Kılıçdaroğlu’nun başarılı kampanyasının kadın oylarının bu kez kendilerine gelmesine neden olacağını söyledi.

ARTILARI

1-Çözüm sürecini kalıcı kılacak olan partinin CHP olduğu inancı yükselmiş. Ancak henüz getiriye dönüşmemiş.

2-HDP ve AK Parti politikalarına tepkili seçmen CHP’ye yönelmiş.

3-CHP’nin seçim bildirgesi bölgede kabul görmüş.

HANDİKAPLARI

1-HDP ile aynı toplumsal tabana hitap ettiği için oradan oy koparmakta zorlanıyor.

2-Geçmişte CHP’deki bazı milletvekillerinin ulusalcı söylemleri unutulmamış.

3-Naci Sapan’ın adaylığına memnuniyetini gösteren seçmeni, kendisinden geride kaldığına inandığı teşkilatına mürebbiye gibi davranıyor.

MHP’NİN BEKLENTİSİ

MHP’nin İl Başkanı Mehmet Teyar Karakoç, bu seçimde de 3’üncü parti olacaklarını iddia etti.

ARTILARI

1-Bölgede sayısı yüksek güvenlik görevlileri MHP’yi tercih ediyor.

2-HDP’ye tepki için halktan oy verenler oluyor.

3-Türk ve Arap seçmenin bir kısmı da oy veriyor.

HANDİKAPLARI

1-Bölgedeki etnik kimlik baskısının yüksekliği.

2-MHP’nin sorunun çözümüne dönük bakışı.

3-AK Parti’nin kendisine gelebilecek oyları toplaması.

HDP’NİN UĞRAŞI

HDP ise en rahat olduğu ilde, en rahatsız parti. Bir yandan 7 Haziran’da kazandığı 10 milletvekilini korumak istiyor, diğer yandan tepki ve diğer nedenlerle oy vermeyecek seçmeni sandığa götürmenin yolunu arıyor. 7 Haziran öncesi düzenlediği mitingde IŞİD bombası ile karşılaşan HDP’nin İl Başkanı Ömer Önen, “barış sürecinin devamının tek kişiye bağlı olmasının yarattığı sıkıntıya” dikkat çekti, “özyönetimin ne olduğunu halka anlatamadıklarını” vurguladı.

ARTILARI

1-Kürt seçmen tek temsilcisi olarak görüyor, bölgesel gücünü koruyor.

2-Dayanışma duygusu sokağa çıkma yasağı nedeniyle daha da artmış, bu da HDP’ye oy getiriyor.

3-HDP’nin kesinlikle Meclis’te olması gerektiğine inanıyor.

HANDİKAPLARI

1-PKK’nın gençlik örgütlenmesi YDGH’nin hendek ve kepenk kapatma eyleminden bıkan halk, tepkisini HDP’ye gösteriyor.

2-Güvenlik bölgeleri ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle şehri terk eden seçmen oy düşürüyor.

3-Her an tutuklanma veya IŞİD’in eylemiyle yüz yüze kalma kaygısıyla rahat çalışamıyor.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000