10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
Anadolu Ajansı, DHA, İHA tarafından geçilen tüm yerel haberler, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

19 Ekim 2016 Çarşamba, 16:02

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Halep'te yanan ateşi bir an önce söndürmek bizim oradaki kardeşlerimize olan borcumuzdur. Halep nerenin sınırı? Kilis, Gaziantep. Halep'te Allah göstermesin bir göç başlarsa nereden bakarsanız bakın, en az 1 milyon insan Türkiye'ye gelecektir. Bunun bedelini kusura bakmayın da biz ödemeyiz." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "28. Muhtarlar Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, devletin 3 milyon Suriyeli mülteciye yaptığı resmi harcamanın 13 milyar doların üzerinde olduğunu, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerin de yaptığı harcamalarla birlikte bu rakamın 26 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliğinden Türkiye'ye gelen desteğin 550 milyon dolar olduğunu anımsatan Erdoğan, Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye verilecek 3 milyar avro desteğin halen yerine getirilmediğine, gelen rakamın 300 milyon avrodan fazla olmadığına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temmuz başı itibariyle gelmesi gereken paranın gelmediğini anımsatarak, "Eğer biz şu kapıları bir açık tutsak, bu mültecilerin gideceği yer neresi? Avrupa. Bundan çekindikleri, korktuları için 'Tamam biz bunu vereceğiz.' dediler ama sözlerinde durmuyorlar." şeklinde konuştu.

- "300 bin Iraklıya biz kapı açtık"

Bombaların altındaki insanları yalnız bırakmadıklarını ve geldikleri zaman kapıyı açtıklarını dile getiren Erdoğan, "2 milyon 700 bin Suriyeli ve 300 bin Iraklı'ya da biz bunu yaptık. Ey Irak yönetimi, ya bu 300 bin Iraklı'ya kapısını açarak, seni rahatlatan Türkiye değil mi? Başkaları yapmadı bunu, biz yaptık. Onun için Türkiye'ye bir laf atarken, bir söz söylerken bunu düşüneceksin. Böyle bir dost bulamazsın, sen bu dostu incittiğin takdirde kaybedersin. Onun için günlerdir 'Biz hem sahada olacağız hem de masada olacağız.' diyorum." ifadelerini kullandı.

- "Mezhepçiliğe karşıyım"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Musul meselesini, Musul'da çözmek mecburiyetinde olduklarının altını çizdi.

Musul'un mezhepçiliğe feda edilmesi durumunda sorunun Türkiye sınırına dayanmasının engellenemeyeceğine işaret eden Erdoğan, aksi halde Musul halkıyla birlikte, Kuzey Irak yönetimi, hatta bütün bölgenin bu süreçten çok büyük zarar göreceğini söyledi.

Erdoğan, Suriye'de hangi amaçla ve nasıl harekete geçildiyse, Musul içinde aynı şekilde davranmakta kararlı olduklarını, Musul'un farklı bir mezhep anlayışına terk edilemeyeceğini bildirdi.

Şia düşmanı olmadıklarına, bunun sadece bir yorumdan ibaret olduğuna işaret eden Erdoğan, "Ben mezhepçiliğe karşıyım. Ben diyorum ki Şia, Sünni bunlar din değildir. Din bunların üzerinde din-i mübin-i İslam'dır. Bizim için İslam tektir ve neyi emrediyorsa biz onu yaparız, diğerleri bir yorumdur. Şiiliği İslam'ın yerine koyarsan, ben karşısında olurum. Sünniliği İslam'ın yerine koyarsan, onun da karşısında olurum. Bizim için her şey tek din olan İslam'la noktalanmıştır." diye konuştu.

- "Biz Musul'da olacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Musul'da etkin olan ülkelerin, Türkiye'nin hakkına saygı göstermesi gerektiğini yineleyerek, "Bizim 911 kilometre Suriye, 350 kilometre Irak sınırımız var. Biz burada sınırdaş olacağız, biz söz söylemeyeceğiz, sınırı olmayanlar, aman yarabbi, onlar istediği gibi kesecek, biçecek, ondan sonra da elbiseyi yapacak. Yok böyle bir şey. Bu tavrımızın ne savaş çığırtkanlığıyla ne Irak'ın egemenliğini ihlalle ne de başka herhangi bir art niyetle ilgisi yoktur. Biz kendi istiklalimizi ve istikbalimizi korumak için mücadeleyi nerede yürütmemiz gerekiyorsa orada olmak istiyoruz. Şu anda bunun yeri Musul'dur. Öyleyse biz Musul'da olacağız." dedi.

Hava unsurlarının Musul operasyonuna katılması konusunda Amerikalı askerlerler ve generallerle bir mutabakata varıldığını anlatan Erdoğan, diğer konularda da en kısa sürede bir ilerleme sağlanacağını söyledi.

Suriye'de El Bab'a kadar inerek Münbiç'in tüm terör örgütlerinden temizlendiğini ve 5 bin kilometrekarelik terörden arındırılmış güvenli bölge projesini hayata geçirme konusunda önemli mesafe alındığına dikkati çeken Erdoğan, bu meselenin de en kısa sürede sonuçlanacağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halep'te dökülen her damla gözyaşının, yanan her yürek ve yanan her evin gönüllerinde açan bir yara olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

"Dün akşam Putin ile bir görüşmem oldu ve bu görüşmede Halep'i konuştuk. Saat 22.00 itibarıyla orada hava bombardımanlarını durduklarını ifade ettiler. El Nusra'nın orayı terk etmesi noktasında kendilerinin ricaları oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik, onlar da bu çalışmayı yapmak suretiyle, El Nusra'yı Halep'ten çıkarma ve Halep halkının bu noktadaki huzurunu sağlama için bir çalışmanın içerisinde olalım diye aramızda böyle bir mutabakatı görüştük."

- "Halepten göç başlarsa bunun bedelini biz ödeyemeyiz"

Suriye, Irak, Balkanlar ve Kafkaslar'daki bütün yerler gibi Halep"i de Türkiye'den ayrı görmediklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Halep'te yanan ateşi bir an önce söndürmek bizim oradaki kardeşlerimize olan borcumuzdur. Halep nerenin sınırı? Kilis, Gaziantep. Halep'te Allah göstermesin bir göç başlarsa nereden bakarsanız bakın, en az 1 milyon insan Türkiye'ye gelecektir. Bunun bedelini kusura bakmayın da biz ödemeyiz. Bunu özellikle tahrik edenler, Türkiye ile masaya oturup bunu konuşmak zorundadır. Suriye'deki çatışmalar bittiğinde Halep'i birlikte yeniden ayağa kaldıracağız. Ah canım Halep, o güzel Halep ne hale geldi. O medeniyet şehri, tarih şehri ne hale geldi. Artık orada taş taş üzerinde değil. Video çekimlerini gördüğümüz zaman Halep'i iyi bilen birisi olarak da içimiz kan ağlıyor. İlk etapta geçici de olsa bir ateşkes tesis edilmesini önemli görüyoruz. Halep'te kalıcı güveni ve huzuru sağlayacak adımların atılması için üzerimize düşenleri yapacağız."

(Sürecek)


İLGİLİ HABERLER