Aleyküm selam Sayın Başbakan
Yeni Zelanda'daki katliamın ardından Batı'nın tavrı tepkiyle karşılanırken Yeni Zelanda'nın kadın Başbakanı Jacinda Ardern'ın duruşu alkış aldı. Ardern, 50 kişiyi katleden Brenton Tarrant'a terörist diyemeyen Batı'nın aksine "Bu terör eylemiyle birçok şeyin peşindeydi, bir tanesi de kötü şöhretti. Bu yüzden onun adını zikrettiğimi asla duymayacaksınız" ifadeleriyle saldırıyı "terör" saldırganı da "terörist" olarak tanımladı. Parlamento'da ağırladığı Müslüman toplum liderlerini "Selamunaleyküm" diyerek selamlayan Ardern, gönülleri de kazandı. Habertürk yazarları dünyaya örnek olacak lideri köşelerine taşıdı
İşte Habertürk yazarlarının Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern hakkındaki yazıları...
YENİ ZELANDA'YA DEĞİL BATI'YA KIZIN
Fatih Altaylı: Türkiye, Yeni Zelanda’daki saldırı sonrasında çok sert tepkiler gösterdi. Hâlâ da gösteriyor. “Yeni Zelanda gerekeni yapmazsa, biz yaparız” diyoruz. Bana sorarsanız bu olayda Yeni Zelanda’yı suçlamak çok doğru değil. Çünkü saldırı sonrası Yeni Zelanda Hükümetinin ve özellikle Başbakanı’nın gösterdiği tepki ve aldığı tavır tüm dünyaya örnek teşkil edecek türden. Empati dozu yüksek, makul, insani bir tavır içinde Yeni Zelanda. Kızılacak, öfkelenecek bir durumları yok. Tam aksine alkışı hak eden bir duyarlılık gösteriyorlar.
İlle birine kızılacaksa, bence Batı basınından, hatta İngiliz basınından başlamak gerek. Saldırının olduğu günün ertesi, 50 kişiyi öldüren teröristi “sempatik göstermek” için elinden geleni yapan bir İngiliz basını var ortada. Daily Mirror, insanı insan yapan tüm özellikleri ayaklar altına alan bir yayıncılık anlayışı içinde, terörist katili aklama çabasında.
FATİH ALTAYLI'NIN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZNASIL TUTUM ALINACAĞINI GÖSTERDİ
Muharrem Sarıkaya: Şurası açık ki bu saldırılar sonrası siyasetin krizi yönetme biçimi hiçbir zaman Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern gibi olmadı… Oysa Yeni Zelanda bırakın terör hareketini, adi suçların en düşük olduğu, krizin en az yaşandığı ülke… Terör saldırılarıyla hiç karşılaşmadığı için, olduğunda nasıl bir tutum alacağı, meseleyi nasıl yöneteceği konusunda fazla deneyimi olmayan bir ülke… Ancak olayın yaşandığı andan itibaren sergilediği tutum, terör olayıyla defalarca karşılaşmış bir ülkenin hükümetinden çok daha etkili ve sonuç alıcıydı.
Terör olayı karşısında nasıl tutum alınacağını, hangi kriterlere öncelikle dikkat edileceğini, terör mağdurlarına karşı nasıl yaklaşacağını eksiksiz bütün dünyaya gösterdi. Bunu yapmakla kalmadı, terörün coşturulmasına yelpazelik yapanlar arayıp, ne yapabilirim sorusunu yönelttiğinde de gereken yanıtı en iyi şekilde verdiğini bütün dünyaya duyurdu. Bütün bunları da Benazir Butto’dan sonra görevde iken 37 yaşında doğum yapan seçilmiş ikinci Başbakan unvanını alan henüz 39 yaşındaki genç bir politikacı olan Ardern sayesinde yaptı. Aslında bunu nasıl başardığını da geçmişine bakınca anlamak olanaklı…
MUHARREM SARIKAYA'NIN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ"TERÖRÜN DİNİ YOKTUR" MESAJI
Sevilay Yılman: Kadın Başbakan Jacinda Ardern, ülkesinde 50 kişinin hayatını kaybettiği, iki camiye yönelik terör saldırısının ardından parlamentosunda yaptığı ilk konuşmada tüm dünyaya adeta insanlık dersi verdi. Sözlerine; "Selamünaleyküm" diyerek başlayan Ardern, toplantıdakilerden konuşmalarını yaparken 50 kişinin katili olan o caninin adını anmamalarını rica etti…
Ve bunun sebebini de “Çünkü o bir terörist. Bir suçlu! Ve bu terör eylemiyle birçok şeyin peşindeydi, bunlardan bir tanesi de kötü şöhretti. Bu yüzden onun adını zikrettiğimi asla duymayacaksınız!" ifadeleriyle açıkladı… İçten ve samimi, yüreklere dokunan o şefkatli konuşması ile tüm dünyaya; “Terörün dini yoktur! Terör nereden gelirse gelsin vahşettir!” mesajını veren Başbakan Ardern bir anda dünyanın gündemine oturdu ve tüm dünya halklarının gönüllerinde taht kurdu.
SEVİLAY YILMAN'IN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZAKIL VE VİCDANLARINI KORUDULAR
Mehmet Akif Ersoy: Yeni Zelanda’da yaşanan terör saldırısının ardından Başbakan Jacinda Ardern’in başörtüsü takarak gittiği taziyede “Katledilen biziz” demesi ve parlamentoda Müslüman toplum liderleriyle bir araya geldiğinde konuşmasına “Selamünaleyküm” diye başlaması... Yahudilerin yas tutmak için sinagoglarını kapatması... Yeni Zelanda’da farklı dinlerden insanların çiçeklerle camiye giderek, “acınızı paylaşıyoruz” mesajları ve samimiyetleri... Bir Amerikalının elinde çiçeklerle İngiltere’de camiye girmesi... Bir İngilizin, caminin önüne gidip “sizi ben koruyacağım” diye pankart açması... 17 yaşındaki Will Connolly’in kocaman yüreğiyle Avustralyalı ırkçı Senatör Fraser Anning’in kafasında yumurta kırması... Türk Yahudi Toplumunun, İslam dünyasına başsağlığı mesajı...
Farklı dinlerden insanların tüm manipülasyon ve zehirleme çabalarına karşın, hâlâ akıl ve vicdanlarını muhafaza ettiklerinin göstergesi değil mi? Terörün dini, milleti olmaz.
MEHMET AKİF ERSOY'UN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ