Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Avrupa AB'nin kırık aynası | Dış Haberler

        DIŞ HABERLER SERVİSİ / Özcan TİKİT

        AB, bu yılki İlerleme Raporu'yla hükümeti şoke etti. Şokun etkisiyle kendini kaybedip raporu yere atan bile oldu. Ama ben en çok AB Bakanı Egemen Bağış'ın gösterdiği tepkiyi beğendim. Bağış, raporu kırık bir aynaya benzetti. Hakikaten bu seneki AB raporu kırık bir ayna gibiydi. Her bir parçasına ayrı bir Türkiye gerçeği yansımış bu aynanın. Her sene olduğu gibi, hükümetin övüldüğü yerler de var aslında. Örneğin, Türkiye'nin Suriye meselesinde zalime karşı mazlumun yanında saf tutmasından övgüyle söz edilmiş.

        Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gazetecilerin tutuklanması gibi birtakım konularda kaygılarını dile getirmesinden ve Başbakan Erdoğan'ın Dersim Katliamı konusunda ortaya koyduğu vicdanı tavırdan aynı şekilde övgüyle bahsedilmiş.

        Lakin sonuçta bu bir ayna ve kırık olması da hiçbir şeyi değiştirmiyor. Olumsuz yönlerimiz de yansımış aynanın kırık parçalarına. Olumsuzluklar fazlaysa aynaya değil kendimize kızacağız. Doğru olan bu zira. Raporu okurken, paylaşmak üzere bazı notlar aldım.Gelin bu yılki AB raporuna Türkiye'nin hangi çarpık işleri not düşülmüş, hep birlikte bakalım.

        * Uludere 'de 34 sivilin hayatını kaybetmesine ilişkin olarak şeffaf bir soruşturma yürütülmedi. Ve neticede halkın devlete güveni zedelendi.

        * Anayasa hazırlık süreci bugüne kadar şeffaflıktan uzak yürüdü ve yürümeye de devam ediyor. Uzlaşma Komisyonu’na sunulan görüşler halkla paylaşılmıyor.

        * 2010’da yapılan Anayasa değişiklikleri yapıldı ama uygulama sınırlı kaldı.

        * Özel sektör işçiye karşı kayırılmaya devam ediyor. Çalışanlarının toplu sözleşme hakkı, grev ve lokavta ilişkin haklarıyla ilgili yasalar hala çıkarılmadı.

        * Ergenekon ve “Balyoz” davaları Türk siyasetinde kutuplaşmaya yol açma eğiliminde.

        * Bir “Demokratik açılım” dendi. Doğru bu konuda bazı önemli adımlar da atıldı; ancak ne yazık ki devamı gelmedi. Kürt politikacılar, belediye başkanları ve belediye meclisi üyeleri cezaevlerine gönderildi. Bu durum demokrasiyi olumsuz etkiliyor.

        * Siyasi reform çalışmaları, uzlaşma ruhu eksikliği yüzünden yürümüyor.

        * Seçilmiş milletvekilleri hapis yatmaya devam ediyor. CHP'nin bu konudaki önerisi sonuçsuz kaldı.

        * Yeni eğitim kanununu, sezaryenle doğuma ilişkin kanun, özel görevlere atanan istihbarat görevlileri ve kamu görevlilerine yargı denetiminde dokunulmazlık sağlayan kanun konusunda yeterli istişareye imkan verilmedi.

        * Türkiye yüzde 10’luk seçim barajıyla, siyasi temsiliyetin en fazla kısıtlandığı Avrupa ülkesi olma rekorunu elinde tutmaya devam ediyor. Partilerin kapatılmasına ilişkin kanun Avrupa standartlarıyla uyuşmuyor.

        * Halkın seçtiği vekillerden oluşan TBMM, ne yazık ki savunma harcamalarını denetleme kapasitesine erişemedi.

        * Yerel yönetimlere yetki devri sınırlı kaldı. Hatta arazi kullanım planlaması ve kentsel dönüşüm için çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle, bazı yetkiler yeniden merkeze devredildi.

        * Üçüncü Yargı Reformu Paketi, adalet yönetimi ve temel hakların korunması ile ilgili sorunlu alanları yeterince gözden geçirme konusunda başarılı olunamadı.

        * Yolsuzlukla mücadelede yeterli ilerleme sağlanamadı.

        * Gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muamele vakalarında azalma eğilimi görülmekle birlikte aşırı güç kullanma iddiaları endişe konusu olmaya devam ediyor.

        * Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü konusunda sınırlı ilerleme kaydedildi.

        Ve son olarak; Hocalı katliamının 20. yıldönümü vesilesiyle Taksim meydanında düzenlenen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in de katıldığı anma törenleri, ırkçı ve Ermeni karşıtı sloganlarla gölgelendi

        Fihakika, raporda yeni olan, şaşıracak hiçbir şey yok benim açımdan. Nerededeyse bir yıldır eleştirdiğimiz, övdüğümüz mevzular bunlar. En zorlu dönemlerde Türkiye için demokrasi çıpası görevi gören AB, gördüklerini lafını esirgemeden söylemiş, tarihe not düşmüş. Aynalarla dost olmayı öğrendiğimiz günlere tez zamanda kavuşmamız dileğiyle...