Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan: Sende yürek varsa, delikanlılık varsa kod adıyla ortaya çıkma

        Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün gazetelerde görmüşsünüzdür. Ailece tehditler aldığımızı söylemiştim. Ben, ailem, hepsi ve şimdi kızımla, şahsımla ilgili tehditler ortaya çıktı ve aylardır ortaya çıkan bir isim var. Ya delikanlıysan çık ortaya, gizli olarak niçin kalkıp da bu şekilde bunu yapıyorsun? Biz bu yola çıktığımızda bir şey söyledik: Kefenimizi giyerek biz bu yola çıktık. Bizi, buradan caydıramazsın ama sende yürek varsa, delikanlılık varsa böyle kod adıyla, mod adıyla ortaya çıkma. Sen terör örgütünün mensubusun, bunu biliyoruz. Onun için de kod adı kullanıyorsun. Çık açık net ortaya, nereden konuşacaksan oradan konuş. Varsa elinde bir şey onu da ortaya koy ama bunu yapamadılar bugüne kadar." dedi.

        STK’larla bir araya geldikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, “Emniyette, güvenlik kuruluşlarında belgeler var. Bunlar yargıya gelecektir. Bende işin takipçisi olacağım. İşin içersinde siyasetin ayaklarının olması olayı yeni değil. Bunlar cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde fiilen yaşandı, mali seçimlerde yaşandı. O zaman söylediğimizde kale almadılar. İsim geçenlerin bir kısmı siyaset, medya mensupları.Bunların nereden nereye geldiği ortada. Bazıları kaçıp gittiler. Şimdi yurtdışına giderek ulusal güvenliğimizi ortadan tehdit ediyorlar.Geçmişte sayın Baykal’a olan budur. Bulmuş olsam ben kalkar savcılığa teslim ederim. Bu ufuk meselesidir. Sayın Baykal gönderildi yerine başkası getirildi. Benzer şeyler yine yapılıyor. İş birliği içine girecekler. Bunlar çıkar odaklıdır. Bu ülkede ulusal medya bu konuda işbirliğin içinde yer almamalıdır. Bu iş onları vurduğu zaman hop oturup hop kalkacaklarıdır. Seslerinin çıkmayışı şantajdandır, montajdandır. Eğer benim endişem olsa bende bir yerlere diğerleri gibi kaçarım. “ dedi.

        Erdoğan kızının vekilliği ile ilgili soruya ise, "Kızımla ilgili, oğlumla ilgili milletvekilliği söz konusu değil. Bunların hepsi uydurma." şeklinde cevap verdi.

        İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

        “ÜLKENİN VE MİLLETİN LEHİNE OLAN İŞİ DESTEKLEDİK”

        Ülkenin ve milletin lehine olan her işi desteklediğimiz gibi aleyhine olan her işin de karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz. Bu sadece ülkemiz için değil dünya için de geçerli. Dünyada mazlumları özellikle ortaya koymak veya mazlum milletler noktasında ne kadar çaba gösteren zalim varsa onların da karşısında olduk olmaya devam edeceğiz. Türkiye son 2 yıldır iki önemli ve ibretlik olay yaşadı. Gezi olaylarıydı bunlardan biri. Taksim'de Gezi Parkı'nda 12 ağaç bir yerden sökülerek başka yere taşınmak istenmesi bahane edildi önce İstanbul'u sonra Türkiye'nin her yerinde siyasi sonuç devşirmeye çalıştılar. Bunu yapmaya gayret ederlerken de bazı siyasi partilerin başında olanlar bundan bir şey elde etmeye çalıştılar.

        “KONUŞMADILAR”

        Bunu yapanlar kendi partilerinin Sarıyer, Yalova'da bırakın taşımayı oralarda 30, 40, 50 yıllık ağaçları kesip doğrayarak adeta doğa katliamı yaparken buna sessiz kaldılar, konuşmadılar. Hani neredeydiniz çevreciler neden burada konuşmadınız, sesinizi çıkarmadınız? Çünkü dürüst, samimi değiller.

        Bu vesile ile seçilmiş hükümeti ve güvenlik güçlerini hedef alarak vatandaşımızın malına, canına, kamuya hizmet eden ne varsa buna kastettiler, ekonomimize kastettiler. İçerden ve dışardan verilen desteklerle haftalar boyu Türkiye'yi savaş alanına çevirdiler. Kararlı duruşumuz sayesinde bu darbe girişimi sonuçsuz kaldı.

        ”DARBE GİRİŞİMLERİ NETİCESİZ KALDI”

        17-25 Aralık'ta bir çete eliyle bir darbe girişimi başlatıldı ve neticesiz kaldı. Bunlar birbirinden bağımsız hadiseler değildir. Bunlar aynı üst aklın aynı hedefe farklı yollara ulaşma çabasından başka bir şey değildir. 17-25 Aralık darbe girişiminin arkasında kendisine hizmet hareketi diyen bir yapı var. Yurt yapıyorum, kurban kesiyorum adı altında himmet adı altında inanılmaz paralar topladılar. Önce gönülden alınan bu paralar daha sonra zorla alınmaya başlandı.

        ”DEPOLAYIP, KULLANDILAR”

        İnsanları, polisle, savcı ile, aileleri ile, zaafları ile tehdit ederek adeta korku imparatorluğu inşa ettiler. Hizmet hareketi olarak başlayan bu yapı şantaj örgütüne dönüştü. Elde ettikleri bilgileri depoladılar ve gerektiğinde çıkarıp kullandılar. Soruyorum sizlere bütün bunlar eğitim için, yardım için, Allah rızası için çalışan insanların yapacağı iş midir? Bir dini yapı, bir cemaat böyle işlerin içinde olabilir mi? Gönüllü gönülsüz verilen bu paraları ne yapmışlar diye bakıyorsunuz orada da ahlaka imana sığmayacak şeyler görüyorsunuz.

        ”BÖYLE TAVRIN İÇİNDE PKK BİLE OLMADI”

        Ya biz bu yardımı rıza için, eğitim için, hizmet için verdik. Kalkıp filanca ülkedeki kampanyalara destek diye vermedik. Ben hangi niyetle verdiysem o niyetle bunu kullanman gerekirdi. Bu paraları da kendi pis işlerinde kullandıkları kişileri de susturmak için kullandılar. Kurdukları banka ile kendi şirketlerine usulsüz şekilde kaynak aktarıyorlar. Türkiye'yi onlara şikayet ediyorlar. İnanın böyle bir tavrın içinde PKK bile olmadı. Bu denli bir tavrın içinde olmadı. Onlar bu işleri silahla yaptılar. Böyle bir şey olabilir mi? İşte yolsuzluk, hırsızlık budur, en büyük ahlaksızlık budur. Siz milletten topladığınız paraları karanlık emellerine alet ederseniz yanınızda kimseyi bulamazsınız. Bunların kim olduğu nereye çalıştığı hangi ülkelerle iş tuttuğu her geçen gün daha net ortaya çıkıyor.

        "ÖĞRENCİLERİMİZ MAĞDUR OLMASIN"

        Burada bir tek öğrencimizin mağduriyet yaşamasına izin vermemeliyiz. Bunu hep birlikte yapmalıyız. STK'ların bu konuda çok önemli görevi var. Kamu kurumları ve STK'lar el birliği ile vatandaşlarımıza daha iyi hizmet vermenin çabası içinde olmalıyız. Şimdi bir vakıf kuruluyor. Maarif Vakfı. Kurulacak bu vakıfla uluslararası camiadaki bu okulları bu yönetimler biz size verelim diyorlar. Alın yönetin ama burada bunca öğrenci boşta kalmasın diyorlar. Onun için de hükümetimiz süratle böyle bir vakfı kuruyor bu konuda işbirliği halinde olacağımız ülkelerle hangi devlet başkanı ile görüştüysem hepsi olumlu cevap vermiştir.

        ”YÜREK VARSA, DELİKANLILIK VARSA KOD ADIYLA ÇIKMA”

        Ülkemizi ve milletimizi bu hastalıklı yapıdan kurtaracağız. Ben sizlerden doğrusu gayret ve destek bekliyorum. Dün gazetelerde görmüşsünüzdür. Ailece tehditler aldığımızı söylemiştim. Ben, ailem, hepsi ve şimdi kızımla, şahsımla ilgili tehditler ortaya çıktı ve aylardır ortaya çıkan bir isim var. Ya delikanlıysan çık ortaya, gizli olarak niçin kalkıp da bu şekilde bunu yapıyorsun? Biz bu yola çıktığımızda bir şey söyledik: Kefenimizi giyerek biz bu yola çıktık. Bizi, buradan caydıramazsın ama sende yürek varsa, delikanlılık varsa böyle kod adıyla, mod adıyla ortaya çıkma. Sen terör örgütünün mensubusun, bunu biliyoruz. Onun için de kod adı kullanıyorsun. Çık açık net ortaya, nereden konuşacaksan oradan konuş. Varsa elinde bir şey onu da ortaya koy ama bunu yapamadılar bugüne kadar.

        "İÇ GÜVENLİK YASASI'NDAN NİYE RAHATSIZ OLUYORLAR?"

        Ana muhalefetle özel görüşmeler ve adeta onlara bilgi veriyorlar. Kızımla ilgili öldürmek için emir verdiklerini söylüyorlar. Allah'tan ötenin kimseye bir şey yapmaya yetkisi yoktur. Şuanda atılan bu adımlarla bizler yolumuza devam ediyoruz. İç Güvenlik Yasası’ndan niye rahatsız oluyorlar. Hükümetin görevi huzuru sağlamak değil mi? Bir yerde yatırım yapacaksın, devletin yaptığı yatırımda müteahhit firmanın iş makinelerini yakıyor, yöneticilerini kaçırıyor. Kim bu? Terör örgütü. Uzantıları parlamentoya kadar sirayet etmiş. Parlamentoda terör örgütü ile ilgili alınan tedbirler kapsamındaki yasaya karşı çıkmak bana göre terörle mücadeleye karşı çıkmaktır. Güvenlik güçlerinin elini güçlendireceksin ki rahat müdahale etsin. ABD’de polis sana dur dedi duracaksın. Durmadığı zaman gerekli müdahaleyi yapar. Muhtarları tehdit ediyorlar. Bu köyden başka siyasi partiye oy çıkmayacak diye. Parlamentodan her türlü engellemeye rağmen bu çıkacaktır. Ben buna inanıyorum.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Bakan Çiftçi teşekkür etti

        İçişleri Bakanı Çiftçi'den trafik polisi Şerife Nur Can'a teşekkür (DHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ