Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Avrupa'daki ırkçılığa yönelik hazırladığı raporunda, "Avrupa'daki göçmen ve Müslümanlar için pozitif ayrımcılık, Türkçe'nin resmi seçmeli dil olması, camilerin güvenlik güçleri tarafından 24 saat korunmasını, teröre karşı aksiyon günleri ve toplu dualar" önerdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Küreselden Yerele Türkiye Derneği olarak "Avrupa'da Irkçılık, Yabancı Düşmanlığı ve İslamofobya" başlıklı bir rapor hazırladı. Avrupa’da yerli partiler ve AB kurumlarının, aşırı sağcılığa, ırkçılığa karşı henüz bir reçete, çözüm bulamadığı belirtilen raporda, AB'nin, Türkiye ile işbirliği içinde ortak çözüm stratejileri oluşturabilmesi halinde daha başarılı olabileceği vurgulandı. Bu çerçevede raporda, ırkçılıkla mücadele için bazı öneriler sıralandı.

Türkiye'nin, AB üyesi vatandaşları için geçerli olan yerel seçme ve seçilme hakkının, yarım yüzyıldır o ülkelerde yaşayan Türk vatandaşlarına da uygulanmasını sağlaması tavsiye edildi.

Kişilerin, isminden, dininden, başörtüsünden, saç renginden veya sakalından dolayı işe alınmaması, konut, eğitim, siyaset gibi sektörlerde ayrımcılığa uğramasının, bu konularda ayrımcılıkla mücadeleyi zorunlu kıldığı vurgulanan raporda, bu bağlamda pozitif ayrımcılık olan "kota uygulaması"nın bir adım oluşturabileceği belirtildi. Raporda, "Avrupa’nın birçok ülkesinde bayanlara uygulanmakta olan bu pozitif ayrımcılık örneği göçmen ve Müslümanlara da uygulanabilmesi düşünülmelidir" ifadesine yer verildi.

Raporda, Avrupa ülkelerinde gittikçe azalan ve kaybolan Türkçe dil derslerinin, resmi seçmeli dil olan Almanca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Çince, Rusça gibi kabul ettirilmesi istendi.

CAMİLERE KORUMA

Raporda, Türkiye Cumhuriyeti Devlet yetkililerinin, Avrupalı meslektaşlarıyla yapacakları temaslarda, son yıllarda Avrupa ülkelerinde yüksek artış gösteren cami saldırıları nedeniyle bu ibadethanelerin, Yahudilerin sinagogları gibi güvenlik güçleri tarafından 24 saat korunmasını sağlaması gerektiği vurgulandı.

Dernekler, atıcı kulüpleri, spor kulüpleri, itfaiye kurumları gibi devlet dairelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında, Neo-Nazilerin, yabancı düşmanlarının ve ırkçıların tespit edilerek, görevden uzaklaştırılması gerektiğine ifade edildi. Devlet dairelerinde, kiliselerde ve toplumun birçok yerinde görev yapan yetkili kişiler ve basit memurlar arasında dostluk grupları oluşturularak, Türkiye’ye gelmeleri ve Türkiye’den buraya iade-i ziyaretlerin gerçekleştirilmesi önerildi.

"AYRIMCILIKLA MÜCADELE OFİSLERİ"

Raporda yer alan diğer önerilerden bazıları şöyle:

Artan ırkçı ve İslam düşmanı saldırı ve suçlardan dolayı ırkçı, İslam düşmanı ve ayrımcı saldırıları ve tehditleri kayıt altına alan, danışmanlık hizmeti sunan ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele ofisleri için bütçe ayrılmalı.

Avrupa ülkeleri ve Türkiye arasında dostluk grupları, kardeş şehir, kardeş spor kulüpleri, kardeş akademi dernekleri, kardeş üniversiteler gibi projelerle hem bilgi alış verişi, hem karşılıklı hoşgörü ve güven ortamları oluşturulmalı.

Facebook, Twitter gibi sosyal medya araçlarında kullanılan ırkçı söylem ve hakaretlerin takibe alınması, silinmesi ve hesapların kapatılması.

Paris’te yaşanan Charlie Hebdo saldırıları sonrasında olduğu gibi Sultanahmet’te düzenlenen intihar saldırısı sonrası da aynı şekilde bütün saldırılarda uluslararası toplum ile birlikte teröre karşı aksiyon günleri, toplu dualar ve yürüyüşler ile barışa ve kardeşliğe katkı sunulmalı.

AA