Şile Belediyesi davası ertelendi
Şile Belediyesi'ne yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davada 2'nci duruşma görüldü. Duruşma 26 Ekim'de görülmeye devam edecek
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şile Belediyesine yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması Anadolu 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce adliyenin konferans salonunda saat 10.30'da başladı. Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları da duruşmaya katıldı
'BENİMLE KEDİNİN FAREYLE OYNANDIĞI GİBİ OYNANDI'
Tutuksuz sanık Nazif Gönen savunmasında, "Hali hazırda Şile'de 2024 ylında açmış olduğumuz Gönen Oteli işletmekteyim. Amacımız otelimizi güzel hale getirip yenilemekti. Projemizi anıtlar kuruluyla onaylayıp tadilat işlemlerine başladık. 2024 yılının haziran ayında tamamlayıp açtık. Burayı 3 milyon dolara satın aldık. İnovasyon için harcadığımız para ise 8 milyon dolar. Oteli açtıktan sonra tabii ki ruhsat almamız gerekiyor. Biz de ruhsat almak istedik. Şile Belediyesi'ne bu konularda gittiğimizde sağlıklı bilgiler alamıyorduk. Otelimizin genel müdürü Suzan Hanım, 'ben sizi direkt başkanla görüşteyim' dedi. Tamam dedim İskorpit restorana gittim kendisiyle görüşmeye. Ruhsat almamız lazım, eğer bu ruhsat yıkılmadan olmuyorsa gerekirse yıkalım dedim. Özgür Başkan bana, 'Biz festival yaptık ciddi anlamda sıkışıklığımız var, borçlarımız var. Bu borçlarımıza karşılık sizden para almamız lazım' dedi. Ben de 'borç zaten gırtlağımda benim, yapacaksak resmi bağış yapalım' dedim. 'Yok bizim ödememiz var elden almamız lazım' dedi. Ben bu parayı vermeden ruhsatı alamayacağımı, çatı yüksekliğinin bahane olduğunu anladım. Biz bu parayı 3 milyon lirayı iki partide ödedik. Sonrasında ruhsatımızı yine alamadık. Bu sefer de dediler ki bize taahhüt vereceksin. Tamam dedim verdik. Ardından projemizi belediyeye sunduk. Projemizi ilgili yerlere gönderin eğer onay gelmezse yıkarız dedik. Ama projemiz hiçbir yere gönderilmedi bile. Ruhsatı ocak ayında aldık. Sonra İBB meclisinde konuşulan olay gündeme geldi. Taahhütle ruhsat verilmezmiş. Ben de sordum başkana, madem verilmez neden verdiniz dedim. Ben de bilmiyordum dedi. Daha sonra otele ekip gönderdiler, 14 gün süren var yıkacaksın burayı dediler. Biz de yıkmaya başladık. Dediklerini yapmamıza rağmen ruhsatımızı iptal ettiler. Özgür Kabadayı, Ekrem Başkan'dan talimat aldı ben ne yaparsam yapayım ruhsat iptal olacaktı. Benimle kedinin fareyle oynandığı gibi oynandı" dedi.
'SILA'NIN SAHNE ÜCRETİNİ ÖDEYİP ÖDEYEMEYECEĞİMİ SORDU'
Tutuksuz sanık Ercan Aş, “Çağlar Ersoy ile 2024 yılı yaz aylarında Mercan Köşk’te yüz yüze görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmenin 2-3 gün sonrasında Oğuz Kaçmaz beni WhatsApp üzerinden aradı. Özgür Kabadayı’nın telefonda benimle görüşmek istediğini söyledi ve telefonu Özgür Kabadayı’ya verdi. Başkanla telefonda konuştuk. Kendisi plaj sözleşmesinin hayırlı olmasını diledi ve konuyu 2024 yılında yapılacak olan Şile Bezi Festivali’ne getirdi. Belediyeyi yeni aldıkları için çok borçları bulunduğunu ancak bu festivali de yapmaları gerektiğini belirterek Sıla isimli şarkıcının 2 milyon 500 bin lira olan sahne ücretini benim ödeyip ödeyemeyeceğimi sordu. Ben de kendisine sezonun daha yeni başlamış olduğunu ve böyle bir bütçemizin olmadığını belirttim ve görüşmeyi sonlandırdık" dedi.
'ÖZGÜR KABADAYI İÇİN VIP ARAÇ İSTEDİLER'
Ercan Aş, "Oğuz Kaçmaz, bana Şile Belediyesi'nin çok fazla borcu olduğunu, o ayki maaşları öderken çok fazla sıkıntı çekeceklerini anlattı. Benden 4 milyon TL’ye ihtiyaçları olduğunu, bu konuda yardımcı olursam çok sevineceklerini söyledi. 2 milyon TL’sini Şile Belediyesinin hesabına bağış olarak, kalan 2 milyon TL’yi de nakit olarak talep etti. Belediyeye yardımcı olmaya çalışacağımı söyleyip oradan ayrıldım. Daha sonra, 1-2 saat sonra beni tekrar aradı. Özgür Kabadayı’nın bir de VIP araç istediğini, bu konuda da yardımcı olmam için başkanın kendisinin rica ettiğini söyledi. Bu konuşmadan 3-4 gün sonra 4 milyon TL’nin tamamını nakit olarak talep ettiler. Ben de eşimle biriktirmiş olduğumuz altın ve takıları bozdurarak, bir miktar nakitle birleştirdiğim parayla bu talebi karşılamaya çalıştım. 24 Şubat 2025 tarihinde Şile Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne arabamla gittim. Oğuz Kaçmaz bana, ‘Ne yaptın Ercan, paraları ayarlayabildin mi? Çok sıkışığız, nefes almamız lazım’ dedi. Ben de paraları getirdiğimi ve arabanın bagajında olduğunu söyledim. Oğuz Kaçmaz ile odada otururken, Oğuz benden oraya gelmiş olduğum aracımın anahtarını istedi. Anahtarı Sercan Taşkaya isimli belediye çalışanına verdi ve ‘Ercan abinin arabasını yan tarafa, benim arabamın yanına çek. Bagajında bulunan paraları kimse görmeden benim arabamın bagajına koy’ dedi. İki büyük pazar poşetinin içine koymuş olduğum paraları o gün orada Oğuz Kaçmaz’ın arabasına aldılar. Bu paralar, her bir poşette 2 milyon TL olacak şekildeydi. Ben bu parayı rüşvet olarak vermedim. Şile Belediyesinin maaş ödemeleri konusunda zorlandığını ve ödeme yapmaları gerektiğini söyledikleri için verdim” dedi.
'TL OLARAK İSTEDİĞİM PARAYI DOLAR OLARAK GÖRÜNCE ŞAŞIRDIM'
Tutuksuz sanık Çağlar Ersoy, "31 Mart seçimlerinden sonra belediye iştiraki olan Mercan Köşk'ün Yönetim Kurulu Başkanı olarak Özgür Başkan'ın talimatıyla göreve başladım. 2024 yılının Kasım ayında belediye başkanı Özgür Kabadayı'dan borç istemiştim. Bana Oğuz Kaçmaz aracılığıyla 16 bin dolar olarak parayı yolladı. Hatırladığım kadarıyla 16 bin dolar aşağı yukarı 600 bin TL ediyordu. Kızımın dershane masrafları ve şahsi ihtiyaçlarım vardı o nedenle başkandan bu parayı borç olarak istemiştim. Ben parayı TL olarak istemiştim. Dolar olarak gönderince şaşırdım. Özgür Kabadayı 2025 yılı mart ayı içerisinde beni aradı. Mutlu Ulusoy'un ekonomik sıkıntısı olduğunu, benim destek olup olamayacağımı sordu. Bende kendisine şuan öyle bir durumum olmadığını söyledim. Bunun üzerine çözebilir miyiz diye sorunca ben de arkadaşlarım üzerinden bu işi hallederim dedim. Sonrasında arkadaşımdan rica ettim. 2 parti olacak şekilde toplam 200 bin lira gönderdi" dedi.
'ÖZGÜR KABADAYI SON SÖZÜ SÖYLERDİ'
Tutuksuz sanık Furkan Yapıcı, "31 Mart seçimlerinden sonra Şile Belediyesi'nde özel kalem olarak göreve başladım. Göreve başladıktan yaklaşık 1 ay içerisinde şahit olduğum bir çiçek ihalesi olayı var. Çiçek ihalesiyle ilgili firmanın Ümraniye'de bir firma olduğunu duydum. Oğuz Kaçmaz'la bu firma arasında bir bağlantı olduğunu duydum. Özgür Başkan'a bunu söyledim. Başkan'a söyledikten 1 gün sonra Oğuz Kaçmaz beni odasına çağırdı. Belediyede böyle şeylerin olacağını, özel kalemin harcamaları olduğunu, her şeye burnumu sokmamam gerektiğini söyledi. Bu olaydan sonra beni özel kalem görevimden alıp kültür müdürlüğüne gönderdiler. Şile Belediyesi'nde son sözü Özgür Kabadayı söylerdi ama Oğuz Kaçmaz bir şekilde manipüle edip yine en son kendi istediğini yaptırırdı" diye konuştu.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için 26 Ekim Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek.
*Haberin görselleri DHA tarafından servis edilmiştir.