Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kılıç, Samsun'da seçim çalışmaları kapsamında 19 Mayıs ilçesi Seçim Koordinasyon Merkezi'ni ziyaret etti, Yörükler ve Dereköy beldelerinin Seçim Koordinasyon Merkezi'nin açılışlarını yaptı.

        Türk milletinin bugün, her zaman olduğundan çok daha fazla dayanışmaya, birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu belirten Kılıç, şöyle konuştu:

        ''Bir polis kardeşimizi iki gün önce hain bir pusuda şehit verdik. Kurulan o pusu sadece polisimize düzenlenen bir pusu değildir. Kurulan pusular, yollara döşenen mayınlar, sadece polisimizin ve askerimizin canını hedef alan mayınlar, bombalar, silahlar değildir. Her türlü terörist saldırının hedefi Türk milletinin birliğidir, bütünlüğüdür, maneviyatıdır, sarsılmaz imanıdır. AK Parti'li, CHP'li, MHP'li, vatanın ve milletin birliğine, bayrağın tekliğine inanan, iman eden her kim varsa herkese düşen bir olmaktır, iri olmaktır, diri olmaktır. Terörün, kuvveti maneviyemizi sarsmaya, birlik inancımızı zedelemeye yönelik alçakça pusularının karşısında birlik içinde olmak, kol kola girmek, AK Parti, CHP, MHP, hangi partiye gönül vermiş olursa olsun, herkesin birinci vatandaşlık ve vatani görevidir. Bu milli bir görevidir, milli bir meselesidir.''

        ''75 MİLYON BİRİZ, BERABERİZ, KARDEŞİZ''

        Terörle mücadelenin milli bir mesele olduğunu vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

        ''Nasıl ki Kıbrıs meselesi milli bir meseleyse terörle mücadelemiz de aynı şekilde milli bir meseledir. Ermeni soykırım iddialarına karşı Türk milletinin haysiyetini savunmak nasıl bir milli meseleyse, Azeri meselesine sahip çıkmak nasıl bir milli meseleyse teröre tek vücut halinde karşı koymak da aynı şekilde milli bir meseledir. 75 milyon biriz, beraberiz, kardeşiz. Milletin birliğini, dirliğini, hedef alan alçaklara, hainlere, bölücülere karşı sarsılmaz imanımızı, yüreklerin birliğini ortaya koyduk, koymaya devam edeceğiz. Terörist saldırılar yaşanırken birbirimize sataşarak teröristlerin ekmeğine yağ sürmeyeceğiz, terörün emellerine hizmet etmeyeceğiz. Teröristlerin ayrılık gayrılık yaratma girişimlerine rıza göstermeyeceğiz.

        Bundan sonraki günlerde daha ağır saldırılar söz konusu olabilir. Çünkü, hainler hainliklerinden, bölücüler bölücüklerinden vazgeçmeyecektir ama Türk milleti de bölücülüğe, hainliğe, ihanet şebekelerine karşı tek yürek olma idealinden ve inancından asla vazgeçmeyecektir. Her türlü saldırı, her türlü hain plan, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar' dediği milletimizin çelik sinesinden geri dönecektir. Dolayısıyla 12 Haziran seçimlerini gölgelemeye, 12 Haziran sonrası sivil anayasa sürecini baltalamaya, milletimizin milli iradesini bozmaya ve fesada uğratmaya çalışan hainler bilsinler ki, bu millet onların emellerine asla hizmet etmeyecek ve hain saldırıları milletimizin sivil anayasa, demokrasi, özgürlük, hak hukuk mücadelesine olan inancını ortadan kaldıramayacaktır. Her saldırı milletimizin, sivil anayasaya olan inancını artırıyor. Her saldırı bölücülere karşı yüreğini siper eden, bölücülere karşı, 'biz bu yola kefenimizle çıktık' diyen Recep Tayip Erdoğan'a yönelik millet sevgisini perçinliyor. Birliğinizi, dirliğinizi bozmayın. Bir gününüzü boşa harcamayın, kapı kapı dolaşın emanete sahip çıkın, hem darbecilere hem bölücülere milli iradenin cevabını 12 Haziran'da verin.''

        ''MİLLETİMİZE SİVİL ANAYASA YAPABİLMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ''

        Başbakan Erdoğan'ın, dokuz yıllık iktidar sürecinin ardından Türkiye'nin her yanında halen büyük bir sevgi ve coşkuyla karşılandığını söyleyen Kılıç, ''İktidar yıpratır derler, hamdolsun iktidar bizi yıpratmadı, yıpratmıyor; iktidar aşındırır derler, hamdolsun iktidar bizi aşındırmıyor. Cumhuriyet tarihimizde Demokrat Parti ve merhum Adnan Menderes döneminin ardından ilk defa bu kadar uzun süreli bir istikrar dönemi yaşanıyor'' dedi.

        İstikrarın hizmetleri artırdığını belirten Kılıç, şunları söyledi:

        ''İstikrar olduğu zaman imkanlar, kaynaklar çoğalıyor, kabiliyetlerimiz gelişiyor. Başladığımız işleri bitirmeye, yeni işlere başlamaya imkanımız oluyor. Çalışan bir hükümet var. Eskiden de bu ülkenin parası vardı, kaynağı vardı ama hortumlardan millete kuruş kalmıyordu. Millete hizmet edilemiyor, yollar yapılamıyor, köprüler, balıkçı barınakları, okullar inşa edilemiyordu. Bugün tablo bambaşka bir tablo haline geldi. Bir yandan demokrasi için mücadele veriyor, bir yandan da milletimize sivil anayasa yapabilmek için gayret ediyoruz. Darbecileri, çetecileri, hayaller peşinde gezenleri, tarihin karanlığına göndermek için büyük bir mücadele içindeyiz. Balyoz, Ayışığı, Eldiven, Sarıkız, onlarca darbe senaryosuyla milletin iktidarına düşmanlık yapanları, düşmanlıkla değil ama hukukla hak ettiklerine maruz bırakmaya gayret ediyoruz. Bunun niye yapıyoruz? Çünkü her bir darbe bu millete çok şey kaybettirdi. 27 Mayıs darbesi ülkenin başbakanını darağacına gönderdi, memleketi ise 20 yıl geriye itti. 12 Mart 1971 darbesi siyaseti tasfiye etti, memleketi geriye gönderdi. 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta aynı manzaraları yaşadık ama hamdolsun artık darbecilerin eli kursağında kaldı, bu memleketi bir daha milletin iradesiyle işbaşına gelenleri silah zoruyla işbaşından uzaklaştırma hayalini hiç kimsenin kuramayacağı bir Türkiye haline getirdik ve istiyoruz ki bundan sonra Türkiye'nin önünü yeni, sivil, demokratik bir anayasa ile aydınlatalım.''

        AA