Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Telefon şakalarıyla tanınan Serdar Gökalp'in hikâyesini yazdığı ve başrolü Ege Kökenli'yle paylaştığı 'Son Şaka' adlı sinema filmi gösterime 6 Kasım'da girecek. Senaryosunu Fatih Mutlu'nun yazdığı, yapımcılığını Two Yapım'ın, yönetmenliğini ise M. Erkam Bülbül'ün üstlendiği filmin oyuncuları duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Serdar Gökalp: Her sabah kalkıp can sıkıcı haberler alıyoruz. Her gece yatarken o haberlere bakıyoruz. Temennim; böylesi doğal afetlerin sadece ülkemizden değil dünyamızdan uzak olması. Dualarım bu yönde. İzmir'de kaybettiğimiz tüm canlar için Allah'tan rahmet diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun. Allah bir daha yaşatmasın. Ekip olarak tek beklentimiz, böyle bir dönemde insanların 1.5 saat tebessüm etmesini sağlamak. Bizim için mutluluk sebebi budur. Ben telefon şakalarıyla tanınan bir adamım ve bana şaka yaptılar. Üstelik yedim! Neden? Çünkü hepsi oyuncu! Bu kadronun içerisinde oyuncu olmayan bir tek ben vardım. Yaptıkları şakanın detaylarını anlatmayayım, çünkü henüz yayınlanmadı. Yakında yayınlanacak.
Ege Kökenli: Çok zor bir zamandan geçiyoruz. Hepimizin aklı ve kalbi şu an İzmir'de ama bir yandan da hayat devam ediyor. Bu film için gerçekten çok emek verdik, alın teri döktük ve bugün bunun için buradayız. Hepimiz çok güzel bir film olduğuna inanıyoruz. Umarız seyirciye de öyle yansır. 2020'nin bütün bu olumsuzluklarından sonra, seneyi kapatırken insanların yüzünde bir tebessüm bırakabilirsek hepimiz çok mutlu olacağız. Bir yandan da önemli bir yük sırtlanıyoruz. Uzun zamandır sinemaya ara verilmişti, bir Türk filmiyle geri dönüş yapılacak. Umarım salonlar dolar, özlediğimiz seyircimize kavuşuruz. Güzel günler yakındır diyelim.

Ege Kökenli, bir süredir beraber olduğu Lior Ahituv ile evlendiği haberlerine de açıklık getirdi; Bir dergi için yaptığımız çekim nedeniyle küçük bir yanlış anlaşılma oldu. Maalesef nikâh masasına oturamadık pandemi sürecinde. Çünkü bence önemli olan insanları bir araya toplayıp bir şeyi kutlamaktan ziyade sürecin geçmesini bekleyip sağlıkla mutluluğa yürümek. Seneye evlenmeyi düşünüyoruz ya da sadece nikâh kıyacağız.

Kemal Başar: Böyle bir dönemde bir filmin vizyona giriyor olması çok önemli. Bu filmin yapımcısını takdir etmek gerek, çünkü sinema sanatına borcunu ödüyor. Tıpkı bizim gibi. Hepimiz sanatsız kalan bir toplumun çölleşeceğini düşünerek bugün buradayız. Ve çok iyi bir işin içinde olduğumuzu biliyoruz.
Bülent Alkış: Bu sıkıntılı zamanların bir an önce geçmesini diliyoruz. Tiyatro ve sinema sektörünün ayakta kalması, bu tür girişimlerin olması gerekiyor. Taşın altına elimizi koymalı, cesaretli olmalıyız. Bu sektörün ayakta kalması için önemli bir adım olarak görüyorum filmimizi. Seyirciyle de buluştuğumuz takdirde hepimiz için güzel olacak.
Gökay Müftüoğlu: 20 sene Bornova'da yaşadım. Depremde yıkılan o binalar da benim oturduğum evin yan tarafında bulunuyor. O yüzden çok etkilendim yaşananlardan. Hepimize geçmiş olsun, başımız sağ olsun. Filmimizden söz etmek gerekirse hepimiz birbirimizle çok güzel anlaştık. Yeni tanışmamıza rağmen sanki yıllardır berabermişiz gibi hissettik. Sonrasında da dost olduk. Ekibin ruhu filme de yansıdı diye düşünüyorum.
Perihan Ünlücan: Zorlu bir dönemden geçiyoruz ama bir yandan da hayat devam ediyor. Sektörde de çok fazla çalışan var. Hem tiyatrolar hem de sinema sektörü pandemi nedeniyle çok zor durumda. Tabii ki içimiz kan ağlıyor ama bir yandan da kafamızı dağıtmaya ihtiyacımız var. Umut çok önemli. Sadece 1.5 saatliğine bile insanlara umut olup onları güldürmeyi başarırsak ne mutlu bize.