Tekne faciasında ölen 27 göçmen suç ortağı çıktı
İstanbul Rumelifeneri açıklarında geçen yıl kasım ayında yaşanan ve 13'ü çocuk 27 kaçak göçmenin ölümüyle sonuçlanan tekne faciasında, 'ölen kaçak göçmenlerin suçun mağduru değil konusu olduğunu' belirten savcı, sanıklara 7.5 yıldan 34.5 yıla kadar hapis istedi
Elif Buse KARĞIN/HABERTÜRK
İstanbul Sarıyer’deki Rumelifeneri açıklarında 3 Kasım 2014 tarihinde 13’ü çocuk 27 kaçak göçmenin öldüğü tekne kazasıyla ilgili olarak açılan 1’i firari 4 sanık hakkında görülen davada savcı mütaalasını açıkladı. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dünkü duruşmasına tutuklu sanıklar Serkan Uyar, Kerem Senayi Çakan ve Doğan Odacıoğlu ile avukatları katıldı. Afgan asıllı Mürteza Haşimi’nin firari sanık olarak yargılandığı davada duruşma savcısı, haklarında 13 çocuk için müebbet, 14 yetişkin için 350 yıla, göçmen kaçakçılığı suçundan da 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan sanıklara 7.5 yıldan 34.5 yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi.
‘6-8 KİŞİLİK TEKNEYE 43 KİŞİ DOLDURULDU’
Savcı tarafından hazırlanan 5 sayfalık mütalaada, sanıkların maddi menfaat elde etmek amacıyla aralarında çocukların da bulunduğu Afgan uyruklu toplam 42 kaçak göçmeni, yasadışı yollarla Türkiye’den Romanya’ya götürmeye çalıştığı, ancak meydana gelen facia nedeniyle eylemlerinin yarım kaldığı anlatıldı. Kaçak göçmenlerin bindirildiği teknenin açık deniz için elverişli olmadığına dikkat çeken savcı, “Torun isimli teknenin yapısı, boyutları, taşıma kapasitesi ve motor gücünün açık denizde kesinlikle elverişli olmadığı, bunun bilindiği, tekne kaptanıyla toplam 43 kişinin, kapasitesi 6-8 kişi olan tekneye tıka basa doldurulduğu, mağdurlardan Muhammed Azim Shams’ın savcılıkta alınan ifadesine de yansımıştır” dedi.
‘YASAL MAĞDUR ULUSLARARASI TOPLUM’
Mütalaada, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 79. maddesi uyarınca teşebbüs aşamasında kalsa dahi bu suçların tamamlandığının kabul edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi; “Yargıtay uygulamalarına göre de sosyal olarak suçtan zarar gören durumunda bulunan göçmenlerin, göçmen kaçakçılığı suçunun yasal mağduru durumunda bulunmayıp suçun konusu oldukları, suçun yasal mağdurununsa uluslararası toplum olduğu, bu nedenle tek eylemde göçmenlerin sayıca çok olmasının TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesini gerektireceği ve bu halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, bu bakımdan göçmen kaçakçılığı suçu yönünde ve tüm sanıklar için suçun unsurlarının oluşmasında tereddüt bulunmadığı anlaşılmıştır.” Mütalaanın ardından söz alan sanık avukatları, müvekkillerinin tahliyesini talep ederek savunma için süre istedi. 3 tutuklu sanığın tutukluluğuna karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.