'Almanya'ya aidim Ay-Yıldız'ı seçtim'
Atletico Madrid'in üçüncü Türk'ü Cenk Güvenç, 'Türk olduğumu hiç unutmadım'
HT CUMARTESİ
Aslı ÖZTÜRK aozturk@htgazete.com.tr
Arda Turan ve Emre Belözoğlu’nun yanında Atletico Madrid’in 3’üncü Türk’ü olarak hayatına Madrid’de devam eden bir genç var. Üstelik Cenk Güvenç de basamakları hızla tırmanıyor...
Geçen yıl Gaziantepspor’dan Atletico Madrid’in B Takımı’na transfer olan Cenk Güvenç’in hiyâkesi Almanya’da başlıyor. 5 yaşındayken, yaşadıkları şehir Seligenstadt’ın futbol takımında oynamaya başlıyor. Sonra oğlunun kariyerine gözü gibi bakan baba figürü devreye giriyor. Ve Cenk işte o baba sayesinde bugün Atletico Madrid’in 3’üncü Türk’ü olarak hayatına Madrid’de devam ediyor...
* Profesyonel futbol hayatına ne zaman başladın?
- İlk profesyonel kontratımı 2009’da imzaladım. Almanya 2’nci lig takımlarından birinde oynuyordum. Gaziantep’in A takımına transfer oldum.
* Gaziantep’ten teklif geldiğinde ne düşündün?
- Önce çekindim. Gaziantep’e hiç gitmemiştim. Kariyerim için yapılacak en doğru şey, kabul etmekti. İlk zamanlarda hayat tarzı olarak takım arkadaşlarıma karşı biraz yabancılık hissettim. Fakat bu dönem uzun sürmedi. En zevkli aktivitem yemek yemekti.
* Süper Lig’de oynadığın en heyecanlı karşılaşma hangisiydi?
- İlk maçım çok heyecanlıydı. Trabzonspor’a karşı oynuyorduk ve unutulmaz bir maçtı. O zamanlar Umut Bulut Trabzon’un futbolcusuydu. Ona karşı oynamak beni gerçekten zorlamıştı.
‘DÜNYA YILDIZLARIYLA İDMANA ÇIKIYORUM’
* En beğendiğin Türk futbolcu kim peki?
- Selçuk İnan ve Olcan Adın. Ayrıca yıllardır istikrarı ve mücadeleci ruhuyla devam eden İbrahim Toraman’ı çok beğenirim.
* Peki Atletico Madrid’e nasıl transfer oldun?
- Geçen sezon sonu Gaziantep’le sözleşmem bitiyordu. Menajerim maç kasetlerimi Atletico Madrid’e gönderdi. Onlar da bana transfer teklifinde bulundular. Sezon başlamadan önce Madrid’e geldim. Burada bir süre takımla antrenmana çıktım. Sonra sözleşme imzaladık.
* A takımla antrenmanlara çıkmaya ne zaman başladın?
- Geldikten kısa bir süre sonra A takımla idmanlara başladım. Hâlâ da devam ediyorum. Dünya yıldızlarıyla çalışıyorum, bana çok yardımcı oluyorlar.
* İspanya ile Türkiye’yi futbol açısından kıyaslayacak olursan...
- Buradaki futbolcular teknik olarak çok gelişmiş. Antrenörler taktiksel çalışmaya önem veriyor. Futbol oynamak için koşullar Türkiye’den daha elverişli. Ayrıca burada yaptığımız idmanlar bile çok neşeli bir atmosferde geçiyor. Bu da futbolcuları pozitif yönde etkiliyor.
‘MİLLİ TAKIMA DAVET EDİLECEĞİMİ UMUYORUM’
* Milli Takım tercihini Türkiye’den yana kullandın, neden?
- Almanya’da doğdum, büyüdüm. Ama Türk olduğumu hiçbir zaman unutmadım. Bu yüzden Ay-Yıldızlı formayı taşımak istedim. Hatta Gaziantepspor’a transferim sonrasında Alman Milli Takımı’ndan teklif aldım. Ama onlara Türk Milli Takımı’nda devam etmek istediğimi söyleyerek tekliflerini reddettim.
* Ama uzun bir süredir oynamıyorsun?
- Ümit Milli Takım’a henüz çağrılmadım. Şu anda Gaziantepspor’daki eski hocam Tolunay Kafkas takımın başında. En kısa zamanda davet edileceğimi umuyorum.
* Türkiye’de genç yeteneklere gereken önem verilmiyor mu sence?
- Avrupa’da altyapıya çok önem veriliyor. 13-14 yaşındaki futbolcular en az 4 hocayla beraber çalışıyor.
‘4’üncü dili öğreniyorum’
* İspanyol futbolcularla anlaşabiliyor musun?
- İspanyolca öğrenmeye başladım. Kursa gidiyorum. Çok iyi konuşamıyorum ama birbirimizi anlayabiliyoruz. Türkçe dışında Almanca ve İngilizce biliyorum. Ama sosyal hayatta iletişim kurmak biraz daha zor. Çünkü İspanyollar İngilizce bilseler bile telaffuzları iyi olmadığından tercih etmiyorlar. Türk insanının sıcaklığı ve yardımseverliği bambaşkaydı.
* Özlemeye başlamışsın gibi...
- Fazlasıyla... Ülkemin hareketliliğini, insanların cana yakınlığını çok özledim. Özellikle de yemeklerini.
* Türkiye’deyken Almanya’yı özlüyor muydun peki?
- Tabii ki. Ne kadar Türk hissediyorum desem de orası doğduğum, büyüdüğüm yer.
* Kendini nereye ait hissediyorsun?
- Kesinlikle Almanya’ya. Çünkü ailem, arkadaşlarım, bütün hayatım orada.