14 OCAK 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

ABD başkanlığına seçilen Donald Trump’ın Savunma Bakanı adayı emekli Orgeneral James Mattis, "İkinci Dünya Savaşı'ndan beri dünya düzenine yönelik en büyük saldırı Rusya, terör grupları ve Çin’in Güney Çin Denizi'nde yaptıklarından geldi." dedi.

Mattis, Savunma Bakanı olarak atanmasının önünü açan yasa tasarısının onaylanması kapsamında Senato’nun Silahlı Hizmetler Komitesi’nde soruları yanıtladı.

Rusya’nın ABD için öncelikli tehditlerin başında geldiğini dile getiren Mattis, Rusya’nın birçok bölgede büyük kaygılara yol açtığını, Moskova ile angajmanların korunmasına taraftar olduğunu fakat Vladimir Putin yönetiminin niyetinin de farkında olunması gerektiğini söyledi.

Emekli general, Rus tehdidine karşı ABD’nin NATO müttefiklerini güçlendirmesi ve gücünü göstermesi gerektiğini ifade ederek, NATO'ya olan desteğini keseceği tehdidinde bulunan Trump ile ayrışması dikkati çekti.

Pentagon’un Doğu Avrupa’da daimi asker bulundurması gerekip gerekmediğine ilişkin bir soru üzerine Mattis, önce Beyaz Saray’ın Ulusal Güvenlik Konseyi ile bu konuyu tartışacağını dile getirdi ancak Arizona Senatörü John McCain’in ısrarlı soruları üzerine ABD’nin Doğu Avrupa’da daimi asker bulundurması gerektiğini söyledi.

Çin ile ABD arasındaki yarışın yönetilmesi gerektiğine inandığını belirten Mattis, “Korku, onur ve menfaat her zaman ulusların savaşa girmelerinin nedenlerinden biri olmuştur.” ifadesine yer verdi

Mattis, Çin gibi yükselen güçlerle ilişkilerde ekonomik, diplomatik ve askeri angajmanların güçlü olması gerektiğine vurgu yaptı.

İran ile yapılan nükleer anlaşmaya yönelik sorulara da cevap veren Mattis, "Trump’ın İran nükleer anlaşmasını geri alacağı" tehditlerine rağmen, ABD’nin bu konuda sözünde durması gerektiğini ifade etti.

Tahran’ın nükleer silah programını durdurmak ve buna karşılık ülkeye uygulanan ambargoları kaldırmak amacıyla İran ve P5+1 ülkeleri arasında 2015 yılında imzalanan anlaşma ile ilgili Mattis, şu ifadelere yer verdi:

"Bunun hatalı bir silahlanma denetim anlaşması olduğunu düşünüyorum. Bu bir dostluk antlaşması değil ancak Amerika söz verdiğinde sözünü yerine getirmeli ve müttefikleri ile birlikte çalışmalıdır."

İran ile yapılan anlaşmanın "kötü bir anlaşma" olup olmadığı sorulması üzerine "Benim imzalayacağım bir anlaşma değildi" cevabını verdi.

İran’ın Irak’taki etkisine ilişkin senatörlerin sorularına verdiği yazılı cevapta Mattis, ABD’nin Irak’ta dikkat etmesi gereken konulardan birinin "Irak’ın Tahran’daki rejimin bir artığı olmamasını temin etmek" olduğunu kaydetti.

"ORTADOĞU'DA İSRAİL'DEN BAŞKA DEMOKRASİ YOK"

Ortadoğu’da İsrail’in güvenliğinin öncelikleri arasında olduğunu söyleyen Mattis, Tel Aviv ile işbirliğinin önemine dikkati çekti.

İsrail’in bir "demokrasi ülkesi" olduğunu savunan emekli Mattis, bölgede İsrail’den başka demokrasi var mı sorusuna "Yok." cevabını verdi.

Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham’ın İsrail’in başkentinin Kudüs olması ve ABD’nin Tel Aviv’deki misyonlarının Kudüs’e taşınmasına ilişkin sorusuna ise Trump’ın aksine "ABD’nin mevcut politikasına bağlı olduğunu" dile getirdi.

Komite, toplantı sonrasında Mattis'in Savunma Bakanlığı adaylığını ve atanmasının önünü açan yasa tasarısını onayladı.

ABD anayasasına göre emekli veya ordudan ayrılmış bir askerin Savunma Bakanı olabilmesi için askerlik mesleğinden ayrılmasının üzerinden yedi yıl geçmiş olması gerekiyor. Orgeneral Mattis, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı iken 2013 yılında emekli edildi.

Mattis'in Senatodan sonra Temsilciler Meclisi’nde de konuşması bekleniyordu ancak ABD medyasına göre Trump’ın geçiş ekibi toplantıyı beklenmedik bir şekilde iptal ettiğini duyurdu.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300