ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Türk halkının fitreleri, yıllar süren iç savaşın ardından kuraklığın vurduğu Somali'de gıda bulmak için başkent Mogadişu'ya gelen halka ulaştı.

Diyanet Vakfı yetkilileri başkent Mogadişu'da, içinde 102 kampın bulunduğu Hodan bölgesindeki Hidaye kampında halka gıda paketleri dağıttı.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın "Her Evden Bir Fitre, Bir İftar Afrika'ya" başlıklı kampanyası çerçevesinde toplanan bağışlarla hazırlanan gıda paketlerinin iki kamyona yüklenerek Hidaye kampına ulaştırılması, kampta yaşayanlar tarafından sevinçle karşılandı.

İzdihamın önüne geçmek için daha önce hiç yardım almadığı tespit edilen ailelere önce paket fişleri verilerek, sıraya girmeleri sağlandı.

Sırayla fişlerini göstererek paketlerini alanların arasında paketleri taşımakta zorlanan kadın, çocuk ve engellilere Diyanet Vakfı yetkilileri ile güvenliği sağlayan askerler yardımcı oldu.

1600 GIDA PAKETİNİN DAĞITIMI YAPILDI
Diyanet Vakfı Dış İlişkiler Müdürü Mustafa Tutkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hidaye kampında 1000 gıda paketinin dağıtımını yaptıklarını, böylece kampta toplamda 1600 paketin dağıtımının yapılmış olduğunu aktardı.

Tutkun, bu çalışmayla, şu ana kadar Türkiye'den gelen üç uçakla Mogadişu'ya ulaşan yardımların dağıtımını yapmış olacaklarını söyledi.

Hodan'da kamplarda yaklaşık 10 bin kişinin yaşadığına işaret eden Tutkun, yetkililerle birlikte kampları gezdiklerini, daha önce hiç yardım almamış aileleri tespit ederek izdihamın önüne geçmek için bu ailelere paket fişi dağıttıklarını anlattı.

Tutkun, yardımların büyük kısmının ise Türkiye'den yola çıkacak gemi ile geleceğine dikkati çekti.

'KİMSE YOK MU'DAN 3 BİN 600 AİLEYE GIDA PAKETİ
Ayrıca Kimse Yok Mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kenya'nın Garissa eyaletindeki dünyanın en büyük göçmen kampı Dadaab'ta 3 bin 600 aileye gıda paketi dağıttı.

Kimse Yok Mu Derneği Genel Başkanı Ünal Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Somali'deki kuraklığın ardından yaşanan açlık ve susuzluk dolayısıyla bir mülteci hareketi oluştuğunu ve bölgedeki kamplara günde yaklaşık 1000 Somalili mültecinin geldiğini söyledi.

Öztürk, mülteci hareketinin 3 önemli merkezi bulunduğunu, bunlardan birininde Somali'nin başkenti Mogadişu olduğunu belirterek, ''Mogadişu'nun etrafındaki 100'ün üzerinde kampta insanlar yaşıyor. Orasıyla ilgili yaptığımız çalışmalar neticesinde yardım ağımız kuruldu. Şu an oradaki çark dönüyor ve işlem devam ediyor. Orası bize bakan yönüyle kontrol altında diyebiliriz'' dedi.

Sadece Mogadişu'nun kontrol altına alınmasıyla ''işlerinin bitmediğine'' işaret eden Öztürk, şöyle konuştu:

''Dadaab kampı ve devamında üçüncü önemli nokta olan Etiyopya'daki Somali sınırı. Biz şu an Dadaab kampında bulunuyoruz. Burada 3 bin 600 aileye gıda dağıtımımız oldu. Bu gıda dağıtımıyla birlikte, biz buradaki şartları yerinde görmek istedik. Bundan sonra yapacağımız yardımlar ve kalıcı projeler noktasında neler yapabileceğimize bakacağız. Buraya 10 dakika önce kilometrelerce uzaktan gelen insanlar var. Bu insanlar gerçekten çok zor durumdalar. Aç, susuz ve hastalığa yakalanmışlar. İlk etapta gıda yardımı, beraberinde içecek ve su yardımı yapıyoruz. Devamında da sağlık noktasında yardımcı olmak gerekiyor. Biz Mogadişu'ya gönüllü doktorlarımızı gönderdik. Onlar da oradaki çalışmalarına başladılar. Anlaşılan o ki burada da öyle bir şeye ihtiyaç olacak. Türkiye'ye döndüğümüz zaman bir grup gönüllü doktorumuzu teçhizat ve ilaçlarıyla buraya göndereceğiz.''

Öztürk, Kenya'dan Etiyopya'nın Somali sınırına geçerek incelemelerde bulunacağını ve Türkiye'ye döndükleri zaman aynı tedbirleri orada da almak üzere çalışacaklarını kaydetti.

10 GÜNLÜK YÜRÜYÜŞÜN ARDINDAN KAMPA SIĞINDILAR
Somali'den 10 gün önce 5 çocuğuyla yola çıkan Habibe Selad (40) adlı mülteci, aç ve susuz olarak uzun bir yol katettikten sonra bugün kampa sığındıklarını söyledi.

Selad, güneş battıktan sonra ağaçların altında gecelediklerini belirterek, ''10 gündür yoldayız. Aç ve susuz olarak yürüyerek buraya vardık. Bir çoğumuz hastalandı ve zor zamanlar geçirdik'' dedi.

Somali'den yola çıkan bir başka mülteci İdoi Omar (55) da birçok yakınını açlık ve susuzluktan dolayı kaybettiklerini ve çok zor günler geçirdiklerini belirterek, ''Somali'de 20 tane keçimiz vardı ve bunlarla geçimimizi sağlıyorduk. Kuraklık dolayısıyla onları da kaybedince başka bir geçim kaynağımız kalmadı ve yollara düştük. Yolda yiyecek bulduğumuz zaman yedik ve dinlendik. Uzun bir yolculuğun ardından bugün kampa vardık'' diye konuştu.

TÜRKİYE'DEN HASTANE ADIMI
Somali'de iki günde bir doktorun geldiği metruk durumdaki Kaafi Hastanesi, Deniz Feneri Derneği tarafından "Türkiye Deniz Feneri Acil Yardım Hastanesi" olarak hizmete açıldı.

Hastanede ilk gün çoğu çocuk 70 hasta muayene edildi. Birkaç gün içinde 5 doktor ve 5 hemşire ile hizmet verecek hastanede günde 600 hastanın tedavi edilmesi planlanıyor.

İki doktor ve 5 hemşire ile hizmet vermeye başlayan hastanenin bahçesinde, kucaklarında çeşitli hastalıkların pençesinde bulunan çocuklarıyla gelen kadınlar ile yaşlılar, tedavi için uzun kuyruklar oluşturdu.

Bitkin haldeki oğlunu tedavi ettirmeye gelen Salado Şuriye İlmi isimli kadın, umutla oğlunun tedavisi için bekleyen onlarca kadından sadece biriydi.

İlmi, AA muhabirine, beslenme yetersizliği sebebiyle raşitizm, kızamık ve midesinde gastro intestinal panik rahatsızlığı tespit edilen oğlu Ali Hasan gibi diğer 4 çocuğunun da çeşitli salgın hastalıklarla mücadele ettiğini anlattı.

Ali Hasan kadar hasta olan diğer bir çocuğunu imkanı olmadığı için hastaneye getiremediğini ve kampta bıraktığını söyleyen İlmi, Türk halkına Somalili kardeşlerine yardımları için teşekkür etti.

Küçük kızını muayene ettirmek için hastanede sıra bekleyen Siti Abdulmuhammed de başkente 200 kilometre uzaklıktaki bir köyden geldiğini belirterek, "Yağmur yok, su yok, yemek yok. Buraya geldik. Burada iş yok. Sığındığımız kampta çocuklarımdan ikisi bir ay önce hastalandı ve öldü. Şimdi 4 çocuğum kaldı. Ben hastayım, iş yok, para yok... Ne yapacağımı bilmiyorum" diye konuştu.

Meryem adlı başka bir kadın ise çocuklarının babasının öldürüldüğünü belirterek, başkente 90 kilometre uzaklıktaki bir köyden geldiğini, köyde yiyecek hiçbir şey bulamadığını söyledi. Meryem, "Ailem öldü ve ben burada kaldım. 4 çocuğumdan ikisi iki ay önce hasta oldu ve öldü. Temizlik yapayım, para kazanayım dedim. Çocuklara bakmak için işimi yapamadım" dedi.

Hastanede hizmet veren Somalili doktorlar, çocuklarda daha çok beslenme yetersizliğinden kaynaklanan kızamık, diyare, sindirim sistemi hastalıklarına rastladıklarını, yoksulluk ve çok fazla kişinin bir arada yaşamasından kaynaklanan bulaşıcı hastalıkların da sıklıkla görüldüğünü söylediler.

"HASTANEYİ HEMEN 2 DOKTORLA HİZMETE AÇTIK"
Türkiye Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz,  Mogadişu'ya geldikleri gün kampları gezdiklerini, çocukların birçoğunu "ölüm halinde gibi" bulduklarını anlattı.

Şehirde mutlaka bir çocuk hastanesine ihtiyaç olduğunu gördüklerini belirten Cengiz, aynı günün akşamı metruk hastane binası içinde iftara davet edildiklerini ve hastaneyi faaliyete geçirmeye karar verdiklerini ifade etti.

Cengiz, şunları söyledi:

"Bugün biz bu hastaneyi bu haliyle iki doktorla hizmete hemen açtık. Bir can dahi olsa kurtarmak istiyoruz. Bugün 70 hasta kabul ettik. Bir kısmına muayeneden sonra ilaçları verildi.

Buraya üç gün sonra 5 doktorun hepsi gelmiş olacak. Beş hemşiremiz var. İki tane gezici minibüsümüz olacak ve 2 doktorumuz ile 2 hemşiremiz sürekli olarak kampları gezecekler, kamplardaki hasta çocukları anneleri toplayacak ve buraya getirecekler ve burada tedavilerine bakacağız."

"GÜNDE 600 HASTAYA BAKACAĞIZ"
Mehmet Cengiz, özellikle çocukların beslenme desteğine çok ihtiyaçları olduğuna işaret ederek, bununla ilgili süt gibi temel gıdaları hastanede sürekli bulunduracaklarını kaydetti.

"Doktorlarımız '5 doktorla biz burada her gün 600 hastaya bakacağız' diyorlar. Ben inanıyorum ki Mogadişu'da, belki Somali'de en işlek hastane bu hastane olacak" diye konuşan Cengiz, şu anda ismi Kafi Hastanesi olan binayı "Türkiye Deniz Feneri Acil Yardım Hastanesi" olarak hizmete açacaklarını belirtti.

Eşi dostu arayarak hastanenin bütçesinin yıllık 100 bin dolar olduğunu ve yardım istediğini anlatan Cengiz, hastanenin 6 aylık giderinin şimdiden Memur-Sen ve İGİAD aracılığıyla karşılandığını söyledi.

YERYÜZÜ DOKTORLARI GELİYOR
Tedavi için gerekli ilaçların Yeryüzü Doktorları Derneği tarafından karşılanacağını söyleyen Cengiz, hastaneyi hem ilaç, hem de tıbbi araç gereç ile donatacaklarını, hastanenin üst katını gönüllü doktorlar için misafirhane yapacaklarını ve Türkiye'den uzman doktorlar getireceklerini kaydetti.

Mehmet Cengiz, şöyle konuştu:

"Bir ülke düşünün dünyadan tamamen soyutlanmış, 1990 yılından beri herhangi bir devletin devlet başkanı veya hükümet başkanı hatta bir bakan dahi bu ülkeye gelmemiş. Unutulmuş bir insanlıkla karşılaştık"
AA

  • Diyanet Vakfı
  • fitre
  • mogadişu
  • somali

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(8)
Kalan karakter : 2000