"Uçağımız uluslararası sularda vuruldu"

Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesi ardından yaşananları Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu değerlendirdi

24 Haziran 2012 Pazar, 10:32:03Güncelleme: 28 Haziran 2012 Perşembe, 09:49:11
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Ahmet Davutoğlu Sonra Oku

Cuma günü bir Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesi sonrasında Suriye'nin iddialarına Dışişleri Bakanı Ahnet Davutoğlu'ndan cevap geldi.  Şam'ın olayla ilgili iddiaları ve Dışişleri Bakanı'nın cevapları başlıklar halinde şöyle: 

*Suriye uçağın kendi karasuları içinde, kıyıya 1 km kala düşürüldüğünü iddia etmişti. Davutoğlu, uçağın 13 mil açıkta yani Surye'nin 12 millik karasuları dışında vurulduğunu söyledi.

*Suriye tarafından yapılan açıklamada, uçağın Suriye sınırına girdiği için vurulduğunu iddia edilmişti. Dışişleri Bakanı ise uçağın vurulmadan 15 dakika önce kısa süreli olarak Suriye hava sahasına girdiğini ancak Türkiye'den gelen uyarı sonrasında geri döndüğünü ve uçağa bu olayın ardından ateş edildiğini açıkladı.   

*Suriye, uçağın tanımlanmadığını ve Türkiye'ye ait olduğunun vurulduktan sonra anlaşıldığını duyurmuştu. Ahmet Davutoğlu ise uçağın görev kimliğinin açık olduğunu belirtti.

DAVUTOĞLU'NUN AÇIKLAMALARI
Ahmet Davutoğlu'nun TRT Haber'de katıldığı programda yaşanan krizle şöyle konuştu:

"Her şeyden önce kaybolan pilotlarımızın ailelerine metanet diliyorum. Tüm imkanlarımızla pilotlarımızı arıyoruz. En başından itibaren hükümetimiz ve tüm yetkililer önce olayın içeriğini anlayarak süreci yönetmeye çalıştık. Uçağın düşmesinden kısa bir süre sonra Genelkurmay'dan Dışişleri Bakanlığı'na bilgi verildi. O andan itibaren bir kriz yönetimi yapılıyor."

ORTAK DEĞİL KOORDİNELİ ARAMA
"Cuma akşamı Sayın Başbakanımız'ın başkanlığında bir kriz toplantısı yapıldı. Elimizdeki veriler, uçağımızın görev tanımı ve vurulduğu yer çerçevesinde bir fotoğraf çekildi. O gece alınan kararlar çerçevesinde dün daha detaylı bir toplantı gerçekleştirdik. Arama kurtarma çalışmaları baştan itibaren Suriye ile koordinasyon halinde ancak bizim kendi başımıza yaptığımız çalışmalar. Ortak aramadan bahsedemeyiz."

GÖREV TANIMI
Uçağımızın uçuş tanımı, ulusal radar sistemimizin test ve eğitim amaçlı için bir uçuş sınırları içindeydi. Suriye'ye yönelik bir görevi yoktu ve solo uçuş yapmaktadır. Bu test uçuşu olmasaydı, hiç bir ülke riskli bir göreve uçağını tek başına göndermez.

İkinci olarak uçağımız silahsızdır, üstelik de kimliği açıktır. Kimlikten kastımız da sadece Türk uçağı olması değil, görev kimliğinin de bilinmesidir. Alçak uçuş yapmasının sebebi de budur. Tüm bunlar ortayaken Suriye için bir tehdit algısı oluşturması sözkonusuı değildir.

UÇAĞIMIZ ULUSLARASI SULARDA VURULDU
Uzun çalışmalarımız sonucunda ulaştımız bilgilere göre uçağımız 13 mil açıkta vuruldu. Yani, Suriye'nin karasuları 12 mil olduğu için uluslararası karasularında vuruldu. Ama uçak vurulduktan sonra düştüğü yer Suriye kara suları oldu.

İKİ AYRI OLAY
Hava şartları, hız ya da teknik sebeplerden dolayı kısa süreli ihlal sözkonusu olabilir. Bu olaydan 15 dakika öncesinde kısa süreli bir ihlal yaşanıyor. Bunu, Türk radarları ikaz ediyor ve uçağımız tekrar Türk hava sahasına giriyor. Suriye bu iki ayrı olay arasında ilişki kurmaya çalışıyopr. Ama uçağımız vurulduğunda uluslararası kara sularında vuruldu. Tabiri caizse, uçağımız uluslararsı karasularına girdikten sonra ikinci bir vukuat olmuştur.

TABLO NET
"Suriye'den yapılan bazı dezenformasyonlar oldu. Ama bizim için tablo nettir. Türkiye'nin burada uluslararası hukuk sınırları içinde kalan bir tutum içinde olduğunun herkes tarafından bilinmesi gerekiyor. Şu an resim bizim için nettir. Bundan sonraki aşama, bunun uluslararsı kurumlarla paylaşılması."

"Bizim için tablo nettir. Bunu muhattaplarımızla da paylaştık.  Dün 15 muhattapla yaptığımız görüşmelerde bunu paylaştım. Sanıyorum bugün konu ve tutumumuz hakkında açıklamalar gelecektir. Sayın başbakanımız da bugün muhalefeti bilgilendirecek ve Salı günü atılacak adımları açıklayacak.

"KİMSE KAPASİTEMİZİ SINAMASIN"
"Niyet ne olursa olsun, silahsız bir uçağa gösterilen böyle bir tepkiyi biz sorgularız. Kimse Türkiye'nin ulusal güvenlik algısana yönelik tavır gösteremez ve bizim kapasitemizi sınayamaz. Önce pilotlarımızın arama kurtarma çalışmalarını yapacağız, daha sonra uluslararası kamoyunun bilgilendirilmesi için gerekli işlemleri yapacağız."

"Zor bir süreçten geçtiğimiz oratada. Fevri davranmadan, gereksiz riskleri almadan ama büyük devlet olmanın gereğine yerine getirecek bir çizgi izliyoruz. Türk kamuoyu olgunluğunu gösterdi. Ana muhalefetin açıklamalarını olumlu buluyorum.  Basında yer alan yorumlar da soğukkanlıydı."

NATO'YA 4. MADDE BİLGİLENDİRMESİ YAPACAĞIZ
"Önümüzdeki hafta Salı günü yapılacak olan NATO toplantısında 4. madde çerçevesinde bir bilgilendirme yapacağız."

5. MADDENİN ÖN ŞARTI 4. MADDE
NATO'nun 4. maddesi çerçevesinde bir üye ülke ulusal güvenliği, sınır bütünlüğü ya da bağımsızlığı tehlike altına girmesi halinde istişareler için diğer üye ülkeleri toplantıya çağırabiliyor. Türkiye daha önce Şubat 2003'te Irak İşgali'ne gidilen süreçte 4. maddenin işletilmesini talep etmişti.

 

Diplomasi Haberleri

Tüm Diplomasi Haberleri