SİVİL TOPLUM HABERLERİ

06 ARALIK 2016

Bu yıl 23-24 Kasım tarihlerinde 16’ncı kez düzenlenen Perakende Günleri’nde kürsünün gündemi kâr baskısı, verimlilik artırma kaygısı ve dolar kuruydu ama sektörün önemli sorunlarından bazıları da kahve aralarının gündemi oldu. Sektörün dert babası, Kahveci Hukuk Bürosu’nun kurucusu Vehbi Kahveci özellikle taklit ürünlerle ilgili olarak yıllardır markalar adına en büyük mücadeleyi veren isimdir. Bunun için her mecrada destek aradı, bir dönem, “Pazarda gördüğünüz taklit ürünleri bize haber verin” diyerek ev kadınlarından da destek istedi. DKNY, Levi’s, Lacoste, Adidas, Burberry, Cacharel, Diesel, Puma, Reebok gibi yabancı markaları temsil eden Tescilli Markalar Derneği’nin bir dönem başkanlığını da yapan Kahveci ile yıllar önce yaptığımız bir sohbette, yakalanan taklit ürünlerin yakılarak imha edildiğinden, oysa bu ürünleri ekonomiye kazandırmanın yolları olduğundan bahsedip neler yapılabileceğini konuşmuştuk. Dün Perakende Günleri’nin düzenlendiği Lütfi Kırdar’da karşılaştığımız Vehbi Kahveci, “5 yıl süren çabalarım sonuçlanmaya başladı” dedi. Artık taklit ürünlerin yakılmayacağını, ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağını söyledi. Kahveci, bunun, çanta ve ayakkabıyı kapsamayacağını, sadece tekstil ürünleri için uygulanacağını özellikle vurguladı. “Çünkü çanta ve ayakkabıda markayı gizlemek mümkün olmuyor. Bu da marka sahibine zarar veriyor” dedi.

Peki süreç nasıl işleyecek? Yakalanan ceketlerin, gömleklerin, tişörtlerin üzerindeki markalar ve etiketler kesilecek, yerine bu amaçla kurulan Vektör Marka Ofisi’nin etiketleri dikilecek. Ürün belki vitrindeki bin liralık bir tişörtün aynısı olacak ama üzerindeki marka “Vektör” olacak. Yakalanan tüm taklit tekstil ürünleri artık bu markayla Kızılay’a teslim edilecek. Kızılay da dağıtımı yapacak. Markaları ikna etmek zaman almış ama bir şey çok etkili olmuş. Vehbi Kahveci dedi ki,

“Yakılarak imha edilen ürünlerin video kayıtlarını markaların temsilcilerine gönderdik. Çok üzücü bir görüntü tabii. Hem emek, hem zaman, hem parasal kaynak. Bulduğumuz çözüm, üzerinde marka olmadığı için ürünün orijinalini üretenleri rahatsız etmeyecek. Aslında bir şerden hayır doğacak. Şimdi markalar teker teker onay veriyor. Yakında Kızılay teslimatlarımız da başlar.”

1.3 MILYAR DOLARLIK SAHTE TEKSTİL

Dünyada 1 trilyon dolara ulaşan sahte ürün pazarının Türkiye’de yaklaşık 17.2 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Pazar, lüks ürünler pazarındaki büyümeye paralel olarak büyüyor. Dünya genelindeki taklit, korsan ve kaçak ürün ticaretinin ekonomik büyüklüğü 1 trilyon dolara yaklaşmış durumda. Dünyada sahte ürünlerin yüzde 29’unu aksesuvar, yüzde 27’sini saat, yüzde 12’sini elektronik ve 8’ini giyim eşyaları oluşturuyor. Bu veriden hareketle 1.3 milyar dolarlık bir taklit giysi üretiminden söz edilebiliyor. 

ESEN Y. EVRAN/GAZETE HABERTÜRK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 24 Kasım 2016 Perşembe 12:00
    yapılmışı yıkmak, yakmak, imha etmek yerine değerlendirmek çok daha mantıklı..tebrikler..
  • Misafir 24 Kasım 2016 Perşembe 09:15
    Çok mantıklı bir fikir ve hareket, tebrikler.
  • Misafir 24 Kasım 2016 Perşembe 08:54
    Hayırlı uğurlu olsun...
Kalan karakter : 300
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme