Genetik bilimiyle ekonomiyi birleştirerek genoekonomi olarak adlandırılan yeni alan, DNA’larımızın akılcı mali kararlar alabilme yeteneğini ve zaman içinde servet sahibi olup olamayacağımızı öngörebildiğini ileri sürüyor.

Fortune’da yer alan habere göre, bu ay yayımlanan yeni bir akademik çalışma, kişinin sosyoekonomik konumu, eğitimi, kazancı ve aileden edinilen miras gibi faktörlerin yanı sıra genlerle servet arasında da çok güçlü bir bağ olduğunu ortaya koyuyor.

Çalışmayı gerçekleştiren ekonomistler Güney Kaliforniya Üniversitesi, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nden Daniel Barth, Johns Hopkins Üniversitesi’nden Nicholas Papageorge ve New York Üniversitesi’nden Kevin Thom 50 yaş ve üzeri Amerikalılarla eşlerinden oluşan 4 bin 400 kişilik bir topluluğun gen örneklerine baktılar.

Araştırmacılar bu çalışma için 74 spesifik genetik markörü eğitim derecesiyle ilişkilendiren ve davranışsal genetikçilerin geliştirdiği skor olan “poligenik skor”dan yararlandılar. Söz konusu endeksin kişinin genlerinin niteliğini ölçtüğü varsayılıyor. Buna göre, yüksek puana sahip olanların zengin olma olasılığı düşük puana sahip olanlara göre daha fazla.

Daha sonra araştırmacılar kişinin zengin olup olmayacağında rol oynadığı varsayılan eğitim düzeyi, anne babanın eğitim düzeyi, gelir seviyesi gibi faktörleri incelediler. Her ne kadar bu parametrelerin de zenginlikte etkili olduğu düşünülse de, bunlar tek başlarına servet sahibi olma ya da olamamayı açıklayabilecek yeterlilikte değiller.

Düşük genetik puana sahip olanlar yüksek puana sahip olanlara göre daha farklı davranışlar sergilediler. Örneğin düşük puanlı olanların ekonomiyle ilgili uç noktada inançlara -borsada büyük bir yükseliş ya da ciddi bir resesyon yaşanacağı beklentisi-daha eğilimli oldukları gözlenirken, bu kategoridekilerin aynı zamanda borsaya yatırım yapmaktan da kaçındıkları gözlendi.

Aynı araştırmacıların genlerle sigara kullanımı, obezite arasında da bir bağ keşfetmesi genlerimizin irademiz üzerinde de etkili olabileceği savına işaret ediyor.

Sonuç itibariyle bu çalışmaların sonuçları anlamlı olduğu kadar endişe verici; bu şekilde, gelir dağılımı eşitsizliği büyük ölçüde biyolojik etkenlere bağlanmış oluyor. IQ testleriyle ölçülen zeka eğitimle geliştirilebilir. Ancak genler doğuştan sabit ve sonradan değiştirme olanağı yok.

Şu bir gerçek ki, bu tür bulgulara rağmen insan doğası mı eğitim/geliştirme mi sorusu hâlâ tartışmaya açık. Ekonomistler eğitim ve aileden gelen servet gibi faktörlerin önemini de göz ardı etmiyorlar. Ayrıca genler dış faktörlerden etkilenebilir. Başka bir ifadeyle, aynı genler farklı ortamlarda farklı davranışlar sergileyebilirler.

Araştırmacılardan Papageorge Fortune’a verdiği demeçte şunları söylüyor: “Genlerinize bakıp zengin olup olmayacağınızı söyleyebilmem son derece zor. Ancak ortalamaya baktığımızda, yüksek puanlara sahip olanlar daha büyük servete sahipler.”

 

Fortune


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
Kredi hesaplama, kur çevirici, "bir depo kaça dolar?" ve fazlası için tıklayın.
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme