Galatasaray Riva arazisini Emlak Konut çatısı altında başarılı bir ihale ile değerlendirme yolunda önemli bir adım attı. Gazete Habertürk'ten Rahim Ak'ın haberine göre Kulüp buradan alacağı en az 942 milyon lira ile borç-alacak farkı olan 1.2 milyar liranın önemli bir bölümünü kapatacak. Florya arazisi için de henüz ihale yapılmadı ama en az 119 milyon lira gelir elde edilecek. Hatta buradan beklenti 300-400 milyon liraya kadar çıkmış durumda. Böylece Galatasaray Riva arazisi ile net borcu olan borç-alacak farkını kapatıp Florya’dan gelecek parayı da nakit olarak kasaya koyabilecek. En kötü ihtimalle artık borç kalmayacak. Ancak kulübün geçmiş performansı gösteriyor ki eğer dikkat edilmez ise yaklaşık 11 yılda yeniden aynı borç oluşabiliyor.

YÜZDE 597’LİK ARTIŞ

Kulübün net borcu sayılan borç alacak farkı 2005’te 223 milyon lirayken 11 yılda tam Riva’dan sağlanacak gelir kadar arttı ve 1.2 milyar liraya ulaştı. Kulübün yüzde 85’ini oluşturan Galatasaray Sportif AŞ bilançosundan derlediğimiz rakamlara göre de hem krediler hem kredi borcu hem de finansman gideri aslında son 10 yılda patlamış durumda. 2010’da Sportif AŞ Futbol AŞ birleşmesi için alınan krediyle 146 milyona çıkan borç 7 yılda yüzde 597 artarak şimdi 1 milyarı geçti. Sadece Sportif AŞ değil kulüp ve bağlı ortaklıkların borcu ise toplam 1 milyar 830 milyon lira düzeyinde bulunuyor. Borç-alacak farkı ise 1.2 milyar kadar. 2015’te rakam 963 milyondu. Yüksek faizli krediler ve artan kur ile birlikte sadece son 1 yılda net borç sayılan borç-alacak farkı 226 milyon arttı.

Önceki yıllara bakıldığında da hem borç rakamının hem de kredi borcunun katlanarak arttığı görülüyor. Futbolcu alacaklarının ve banka kredilerinin döviz bazında olması kurdaki her artışta kulübün finansman giderini katlıyor. Son olarak Sportif AŞ’nin kredi borcu 605 milyon, finansman gideri ise 127 milyon, kulübün toplam finansman gideri ise 150 milyon lirayı aşmış durumda. Yani eğer Riva satışı yapılmasaydı yaklaşık 7 yılda Riva’nın tutarı kadar faiz ve kur farkı gideri kulübün kasasını boşaltıp Riva’yı zaten yiyecekti.

İKİNCİ TERİM DÖNEMİNDE HARCANAN 40 MİLYON DOLAR TEMEL OLUŞTURDU

Kulüp UEFA Kupası’nı kazandıktan sonra halka açılması sırasında tüm gelirlerin toplandığı Sportif AŞ ile giderlerin ayrıldığı Futbol AŞ yapısı ve yine aynı şartlarda Sportif AŞ hisselerinin yüzde 21’inin AIG Sigorta’ya satılması kulübün o yıllarda elde ettiği geliri kolay harcamasına dahası kârını da kolayca ortaklarına aktarmasına neden oldu. Özellikle ikinci Fatih Terim dönemi denilen 2002-2004 arasında alınan onlarca futbolcuya ödenen 40 milyon dolar, borcun temelini oluşturdu. Sonrasında ise Ünal Aysal döneminde transferlere 110 milyon Euro bonservis bedeli ödenmesi de borcun katlanmasını sağladı. Aysal sonrası hem UEFA tarafından Avrupa’ya gidememe cezası alan hem de küçülmeye giden Galatasaray yeni Başkan Dursun Özbek zamanında da finansman giderlerindeki artış hız kesmedi 150 milyon liraya ulaştı. Hem borç hem borç alacak farkı tırmandı.

AIG’DEN 70 MİLYON DOLARLIK AĞIR DARBE

Galatasaray Faruk Süren zamanında UEFA Kupası’nı aldıktan sonra 2002 yılında % 16’sını halka açarak 21.1 milyon dolar gelir sağladı. Ayrıca hisselerin yüzde 21’i AIG Sigorta’ya 20 milyon dolara satıldı. İşte bu satış da büyük sorun oldu. Hisseleri Ünal Aysal 23.5 milyon dolara aldı. Kulüp AIG’ye 9 milyon dolar tazminat ödedi. Aysal sonra hisseleri 38.5 milyon dolara QVT adlı fona satmıştı. Her yıl kârın yüzde 21’ini alan QVT’den kurtulmak için kulüp Adnan Polat döneminde 70 milyon dolar kredi aldı. İşte 2010’da borcu aniden tırmandıran bir diğer neden de bu hesapsız alışveriş olmuştu. 2010’da aniden artan ve sonrasında sürekli faiz ödenen kredinin nedeni buydu.

BORÇ KAPANINCA FAİZ ŞİMDİDEN 5 PUAN DÜŞTÜ 

Galatasaray Riva’dan sağladığı gelir sayesinde döviz cinsinden kredilerinin önemli bir kısmını kapattı. Bunu ise Riva arazisinin muhammen bedeli olan ve Emlak Konut’tan kesin alacağı 507 milyon lirayı bir bankaya temlik ederek Türk Lirası kredi alarak sağladı. Galatasaray’ın kredi faizi şu anda çok iyi firmaların aldığı kredi faiz oranı olan yüzde 15 oldu. Oysa eğer Riva ihalesi yapılmamış olsaydı faiz en az yüzde 20 olacaktı. Eğer kulüp döviz bazlı krediyi tercih etseydi o kredi bile yüzde 11-12’den aşağı olamayacaktı. Dahası belki de çok borçlu ve riskli olduğu için kredi bile alamayacaktı. 507 milyon liralık alacak karşılığı bankanın 120 milyon liralık teminat aldığı belirtiliyor. Böylece alınan 380 milyon liralık TL kredi için kulüp böylece yıllık yaklaşık 80 milyon yerine 58 milyon lira faiz ödeyecek. 22 milyon lira daha az faiz ödemiş olacak. Riva projesi 2 ay içinde sözleşme imzalanıp 2018 ilk üç ayında da satışa çıktığında satıştan gelecek pay ile krediler kapatıldıkça faiz ödemeleri de yapılmayacak.

REAL ARAZİSİNİ 480 MİLYON EURO'YA SATMIŞTI

Real Madrid borçlarından kurtulmak için Florentino Perez’in başkanlığının ilk döneminde, Madrid’in merkezinde yer alan Paseo de la Castellana’daki tesislerini satmıştı. 2005 yılına kadar antrenmanlarını Ciudad Deportiva’da gerçekleştiren La Liga ekibi, Paseo de la Castellana sınırları içerisinde bulunan araziyi 480 milyon Euro karşılığında bir yatırım fonuna devretmişti. İspanyol futbol devi 2005 yılında, Madrid’in biraz dışında Valdebebas bölgesinde yer alan yeni tesisi Ciudad Real Madrid’e taşındı. Eski tesislerinin 10 katı büyüklüğüne sahip olan ve dünyanın en büyük spor tesisi olarak kabul edilen Ciudad Real Madrid için 100 milyon dolar harcandı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 17 Haziran 2017 Cumartesi 09:25
    tüzük değiştirilip borç yapan başkan cebinden ödesin maddesi konulsun
  • Misafir 17 Haziran 2017 Cumartesi 09:24
    hiç bir projesi olmayan başkan, hazıra dağ dayanmaz ve satacakta bir şey bırakmaz
  • Misafir 17 Haziran 2017 Cumartesi 09:19
    başkan değişirse eğer olacak olanı söyleyeyim bu yeni gelirin üzerine ipotekle yeni transferler yapılır o gelirlere de el konur borç gene kapanmaz.
Tüm yorumları göster(8)
Kalan karakter : 2000
Kredi hesaplama, kur çevirici, "bir depo kaça dolar?" ve fazlası için tıklayın.
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme