TEKNOLOJİ HABERLERİ

11 ARALIK 2016

Microsoft Türkiye Teknoloji Çözümleri Genel Müdür Yardımcısı Onur Koç, bulut teknolojisinin ana bileşenini oluşturan veri merkezi yatırımı yapan şirketlerin her birinin gelişmekte olan bir ülke kadar enerji tüketecek hale geleceğini belirterek, "Şu anda tüm dünyadaki veri merkezlerimizin ihtiyacı olan enerjinin yüzde 40’ı rüzgar ve güneş gibi sürdürülebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor, 3 yıl içerisinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmayı hedefliyoruz." dedi.

Veri merkezlerindeki enerji verimliliği çalışmalarına ilişkin bir açıklama yapan Koç, bu alanda attıkları ilk adımın, bu merkezlerde kullanılan jeneratörlerin dizel yerine doğalgaz ile çalıştırılabilmesine yönelik denemeler olduğunu söyledi.

Koç, Microsoft'un karbon ayak izi sıfır olan ilk veri merkezini 2014 yılında ABD'nin Cheyenne kentinde açtıklarını hatırlatarak, "Ayrıca ABD’nin Illinois şehrinde 2014 yılında hayata geçirdiğimiz Pilot Hill Wind projesi ile Chicago’daki veri merkezimizin ve 70 bin evin enerjisini rüzgardan elde etmeye başladık. Bunlara ek olarak California Silikon Vadisi’nde bulunan yerleşkemizin çatılarında 2 bin 288 adet güneş paneli bulunuyor. Yerleşkede tükettiğimiz enerjinin önemli bir kısmını bu panellerden sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Tüm bu gelişmelerle 2014 yılından bu yana veri merkezlerinde ve yerleşkelerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynakları kullanmaya çalıştıklarını aktaran Koç, şöyle devam etti:

"Geçen yıl 3,2 milyar kilovatsaatten fazla yenilenebilir enerji satın aldık ve yardımcı tesisler ile üreticilerin de yenilenebilir enerjinin ulaşılabilirliğini artırma ve maliyetini düşürme anlamında girişime teşvik ettik. Çok yakın zamanda veri global veri merkezi yatırımı yapan şirketlerin her biri yaklaşık olarak gelişmekte olan bir ülke kadar enerji tüketiyor olacak. Microsoft olarak bu konuya verdiğimiz önem ve yatırımlar sonucu, şu anda tüm dünyadaki veri merkezlerimizin ihtiyacı olan enerjinin yüzde 40’ı rüzgar ve güneş gibi sürdürülebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor, 3 sene içerisinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmayı hedefliyoruz."

YÜZDE 30 TASARRUF MÜMKÜN

Microsoft Türkiye olarak sürdürülebilir enerji, enerji verimli ev ve şehir çözümleri üreten iş ortaklarının olduğunu vurgulayan Koç, bu alanda yatırım yapan yerli birçok şirketi desteklediklerini kaydetti.

Koç, şirketlerin iş uygulamalarını buluta taşıdıklarında enerji kullanımının en az yüzde 30 azalacağına dikkati çekerek, Microsoft olarak şirketleri bulut teknolojilerini kullanmaya teşvik ettiklerini söyledi.

Enerji sektöründe siber tehditleri de değerlendiren Koç, Microsoft'un siber güvenlik konusuna yılda 1 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını, dünyanın en deneyimli uzmanlarından oluşan ekiplerle kendi kendine öğrenen güvenlik teknolojileri geliştirmekte olduğunu ifade etti.

İşletmelerin risklerini azaltmak için cihaz, kimlik, uygulamalar, veri ve altyapı katmanlarındaki riskleri tespit etmenin ve bunlara anın cevap verebilmenin artık mümkün olduğunu belirten Koç, "Enerji sektöründeki şirketler içinde bu geçerli. Buna ek olarak nesnelerin interneti ve bulut teknolojilerini kullanarak ülkenin her yerine yayılan enerji dağıtım şebekelerini korumak mümkün bu konuda çözümleri olan Türk iş ortaklarımız var." değerlendirmesinde bulundu.

Bulut bilişim veya teknolojisi sahip olunan tüm uygulama, program ve verilerin sanal bir sunucuda yani bulutta depolanmasını ve internet bağlantısıyla herhangi bir ortamda cihazlar aracılığıyla bu bilgilere kolayca erişilebilmesini sağlayan hizmetler bütünü olarak tanımlanıyor. Bulut bilişim teknolojisinin ana bileşeni olan büyük veri merkezleri dünya elektriğinin şu anda yüzde 3’ünü tüketiyor.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
Sermaye Piyasası Araçları Vergilendirme