Ecevit'in tedavisi e-muhtıra gibi bir operasyondu!
Eski Başbakan Bülent Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün, mahkemeye verdiği ifadesinde "Tedavisi kesilince iyileşen tek insan Bülent Ecevit'tir" dedi
Zülfikar Ali AYDIN -AHT
Hayatını kaybeden eski Başbakan Bülent Ecevit'in koruma müdürü ve eski milletvekili Recai Birgün, Ergenekon Davası'nda Ecevit'in 2002 yılında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde yanlış tedavi uygulanarak hükümetten uzaklaştırılmak istendiği iddialarıyla ilgili konuştu. Tanık sıfatıyla ifade veren Birgün, "Başkent Üniversitesi'nin doktorları, 'yerinizden kıpırdamayın, felç olursunuz' diyorlardı. Ancak beyefendi tüm ihtiyaçlarını görebiliyordu. Dünyada tedavisi kesildikten sonra iyileşen tek insan Sayın Bülent Ecevit'tir" dedi.
Birgün, Başbakan'a uygulanan tedaviyi anlatırken şöyle konuştu:
"10 gün aynı hastanede kaldık. Daha sonra omurgada çökme meydana geldi. 8 ay hastanede kalmamız gerektiğini söylediler. Çökmenin felç ya da ölümle sonuçlanabileceği söylendi. Omurga çökmesine müdahale yapılmayacağı, dinlenmesi tavsiye edildi. Bu 8 aylık süreci hastanede geçirmemiz tavsiye edildi. Hastanede bir tedavi olmayacağından eve geldik. Doktorlar mutlak yatak istirahati önerdi. 1,5 metre mesafedeki lavaboya bile gitmemesini söylediler. Ancak Bülent Ecevit çok tez canlıydı. İlk günden başlamak üzere bunlara hiç uymadı. Sabah kalkıyordu, ihtiyaçlarını giderip gazeteleri okuyordu. Bu sürecimiz üç ay devam etti. Bu süreçte doktorlar eve muayeneye geliyor, 'kıpırdamayın, hareket etmeyin' diyordu.
'TOPLANTILARA KATILMAYIN'
Başbakan'ın hastalığı hakkında yazılanlardan çok şikayetçi olduğunu anlatan Birgün şunları söyledi:
"Dışarıya çıkmak istiyordu ancak doktorlar izin vermiyordu. O dönemde MGK, Bakanlar Kurulu ve Kıbrıs Zirvesi yapılacaktı. Ecevit bu üç toplantıya katılmak istiyordu. Doktorlar gelip muayene ettiler. Bu toplantılardan bir gün önce yapılan muayenede Ecevit'in katılabileceğini söylediler. Ama toplantıya gitmeden önce sabah muayene etmek istediler. Sabahki muayenede 'siz kıpırdamışsınız' diyerek, katılmamasını söylüyorlardı. Bir gün önceki duruma göre, toplantılara katılacağı şeklinde basına bildiriyorduk. Ama ertesi gün katılamıyordu. Basında nahoş şeyler yazıldı. Hatta MGK toplantısı Ecevit nedeniyle saat 10.30'da başladı. Doktorların bu ikna edici sözleri nedeniyle Ecevit bu üç toplantıya katılmadı. "
'ECEVİT'E YAPILANLAR OPERASYONDU'
Birgün, Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese'nin "Çalışamaz raporu verileceği duyumu kimden geldi?" sorusuna, "Hatırlamıyorum ama öyle bir duyum vardı. Herkes konuşuyordu" yanıtını verdi. Ecevit'in hastalığı döneminde yaşananları "operasyon" olarak nitelendiren Recai Birgün, "O dönem yaşananlara bakınca partinin ikiye bölünmesi ve Sayın Ecevit'in hastalığı kullanılarak yapılanlar, tıpkı 28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtırası gibi bir operasyondu" diye konuştu.
"EVE RÖNTGEN CİHAZI SOKTUK"
Doktorların anlatımlarından Rahşan Hanım'la birlikte şüphelendik. 8 ay evde istirahat etmesini gerektirecek durumunun olmadığını değerlendirdik. Bu durumu da Bülent Ecevit'e söyledik. Yakın arkadaşım ortopedist Mücahit Pehlivan'ı gece yarısı gizlice eve soktuk. Elle ortopedist muayenesini yaptı. 'Bir çökme var ama, geçmiş' dedi. Yürüyebileceğini, bir sıkıntı olmadığını söyledi. Ben de 'senden belge istiyorum, bu Başbakan' dedim. Bunun üzerine özel bir poliklinikten seyyar röntgen cihazlarını gece eve soktuk. Çekilen filmlere göre de, çökmenin düzeldiği, risk kalmadığı söylendi. Bunu Bülent Ecevit'e söyledik. Dünyada tedavisi kesildikten sonra iyileşen tek insan sanırım Sayın Ecevit'tir" diye konuştu.
Bu olaydan sonra Başkent Üniversitesi Hastanesi'nin doktorlarını eve almadıklarını ifade eden Birgün sözlerini şöyle sürdürdü;
"Bir bahane buluyorduk. Ecevit'in hastaneye gelmesini istiyorlardı. O dönemde DSP yöneticileri olan Zeki Sezer, Emrehan Halıcı ve Tayfun İçli ziyarete geldi. Hastaneye gitmemesi gerektiği, giderse çalışamaz durumda rapor verileceği şeklinde duyum aldıklarını söyleyerek, 'hastaneye gitmesin' denildi. Hastaneye gitmedik. Sonuçta Ecevit 2006 yılına kadar gayet sağlıklı yaşadı. Beyin kanamasından vefat etti."
HABERAL: HAYRETLER İÇİNDEYİM
CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal 17 Nisan 2009 tarihinden itibaren tutuklu yargılandığı Ergenekon Davası'nın duruşmasına dün ilk kez katıldı.
Başkan Özese'nin "İfadelerle ilgili tanığa bir sorunuz var mı?" sorusuna Haberal, "Mahkemeye davetiniz üzerine geldim. Halen ayakta durmakta zorlanıyorum. Doğrusu tanığı dinlerken hayretler içinde kaldım. Sayın Ecevit Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'dır" yanıtını verdi. Özese'nin "İfadelerle ilgili değerlendirmeyi sonra yaparsınız. Bir sorunuz var mı" uyarısı karşısında da "Sayın Birgün, Sayın Ecevit'in ilaçlarının kesildiğini söylüyor. Acaba hangi ilaçları kesildi de birden bire iyileşti?" dedi. Haberal, "Bizim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın bir dakika fazla yaşatmak dışında bir amacımız yoktu. İş göremez raporu verileceği iddiası çok ağır bir iddiadır. Bunu belgelemek zorundadır. Zaten kendileri de gizli bir doktor ve gizli röntgen cihazı getirip bizim tedavimizi doğrulayan sonuç elde etmiştir" dedi.