Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor 2018 Dünya Kupası Fatih Altaylı: Ali Koç, Aziz Yıldırım dönemini mercek altına aldı - Futbol Haberleri

        Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Bloomberg HT'de yayınlanan ve Fatih Kuşçu'nun moderatörlüğünü yaptığı Spor Saati programında önemli açıklamalarda bulundu.

        Fatih Altaylı, NBA'de yılın transferi olarak kabul edilen, LeBron James'in Los Angeles Lakers'a transferiyle ilgili olarak "LeBron James'in transferine inanamadım. 32 yaşında ve 36 yaşına kadar oynamaya devam edecek. Son final maçında artık bırakmış gibiydi. 154 milyon dolar, sadece LA Lakers'tan alacağı para... Adam 4 senede yarım milyar dolar alacak. ABD'deki yatırımcılar salak değil, bu paranın bir karşılığı var ki veriyorlar." dedi.

        2018 DÜNYA KUPASI...

        Fatih Altaylı, Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası için de "Dünya Kupası'nı çok keyifle izliyorum. Bazı maçlar dışında hep üst kalitede farklı bir futbol anlayışı var. Avrupa kupalarındaki Alman takımlarının almış olduğu sonuçlara baktığınız zaman, Almanya'nın elenme ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekiyordu. Alman futboldaki, show-business değişimini yakalayamamış. İspanya, Rusya'ya elendi. Peki o Rusya nedir? Böyle balta bir takım var mı? Bugün bir şey öğrendim, birisi söyledi. Mbappe'nin Arjantin maçındaki o deparı sırasında ortalama hızı 37,8 km olmuş. Koştuğu süre içinde Usain Bolt'tan daha hızlı. Belçika mesela şahane takım. İngiliz liginin en iyileri orada. Başka bir futbol türüne geçişin sinyallerini veriyor orası bize. Fransa da öyle, şahane. Orası Fransa Milli Takımı değil aslında, Afrika karması. Kimpembe, Kongolu. Umtiti, Kamerunlu. Pogba Gineli. Mbappe, anne Kamerunlu baba Nijeryalı. Dembele, anne Senegalli baba Malili. Kante Malili. Matuidi, Kongolu. Nzonzi Kongolu, Mandanda Kongo, Adil Rami Fas. Fekir, Cezayir. Sidibe, Senegal. Mendy, Senegal. 14 oyuncusu Afrika kökenli. Hepsi göçmen, ama göçmenleri istemiyorlar, kupayı istiyorlar. Ben Uruguay'ı tutuyorum, Muslera var diye Uruguay'ı tutuyorum. Belki Muslera iyi bir şey yaparsa, belki Galatasaray satar 3-5 kuruş bir şey kazanır diye. İyi takım Uruguay, ama diğerleri de pek bir fena. Brezilya pek bir fena oynamaya başladı, Fransa pek bir fena... Neymar tam bir lider olmuş, bir önceki turnuvada yine iyiydi ama sorumsuzlukları vardı bu kez tam bir lider olmuş. Belçika niye olmasın, baya baya bir takımlar. 1.si Arjantin, elenmeyi sonuna kadar hak etti. Niye biliyor musun? O soytarıyı teknik direktör diye takımın başına getirdikleri için... Senin elinde 2 tane şahane santrfor var, santrfor gibi oynayabilecek 2 tane şahane adam var. Higuain ve Aguero, sen bu adamları oynatmıyorsun. Allah tarafından Arjantinli futbolcu değilim, şu an dünya basınının gündemindeydim 'Teknik direktörün suratına tükürdü' diye. O Şaban'ı nasıl teknik direktör yapmışlar. Messi muazzam bir yetenek olmakla beraber, liderlik vasfına sahip değil. Messi'ye Barcelona'nın lideri diyebilir misin? Orada başkaları hep liderlik yapıyor. Iniesta ve Pique lider. Sorumluluk aldığı çok oluyor ama, 'Haydi arkadaşlar bu maçı alıyoruz' gibi halini herhangi bir yerde gördün mü? Barcelona, Avrupa kupalarında o sorumluluğun ön plana çıktığı tek maçlık olaylarda niye başarısız? Bu nedenle başarısız. Messi oralarda çıkıp da bu işi götürmüyor. Sergio Ramos bile ondan 250 kere daha lider. Cristiano Ronaldo liderlik yaparak Avrupa şampiyonu yaptı, ama Dünya Kupası'nda yetmedi. Hırvatistan benim favorilerimden biriydi. Hızlı futbolu bu kadar iyi oynayan başka takım yok. İspanya'nın 2 önemli takımının, en önemli 2 adamı orada. Bunlardan başka da iyi oyuncuları var. Forvetleri de aynı şekilde... Fransa'ya baktığın zaman hem kadro olarak, hem oyun iştahı olarak, Neymar'ın ağırlığını koyduğu Brezilya'ya baktığın zaman Hırvatistan'ın şampiyon olması zor gibi." yorumunu yaptı.

        REKLAM

        "VAR'A KARŞIYIM"

        Dünya Kupası'na damga vuran VAR uygulamasıyla ilgili konuşan Fatih Altaylı "VAR'a karşı olduğumu sürekli söylüyorum. Bir halta yaramayacak, tartışmaları da alevlendirecek. Türkiye'nin en üst düzey hakeminin VAR'la beraber yok olduğunu gördük. Cüneyt Çakır'ın, Arjantin-Nijerya maçında VAR'a rağmen ne felaket kararlar aldığını hep beraber gördük. Ben VAR'ın futbolun içerisinde var olması gerektiğini düşünmüyorum." dedi.

        UEFA'NIN GALATASARAY DOSYASINI YENİDEN İNCELEMEYE ALMASI...

        Fatih Altaylı, UEFA'nın Galatasaray kararını gözden geçirecek olmasını ise şu sözlerle değerlendirdi:

        "UEFA'nın Galatasaray kararını gözden geçirmesiyle ilgili sıkıntı yaşanacağını zannetmiyorum. Dünyanın en aşağılık kulüpleri, en pislik kulüpleri İtalyan kulüpleridir. Hatırlarsan, Galatasaray'ın cezası henüz açıklanmadan önce Milan'dan dolayı Galatasaray'a sıkıntı çıkarılmaya çalışıldığını biliyorduk. Buradan somut bir şey çıkma ihtimali yok, bazı değişiklikler olabilir ama Galatasaray'ın Avrupa kupalarına katılmasını engelleyecek bir şey çıkma ihtimalini sıfıra yakın görüyorum. İtalyanların UEFA üzerinde eski gücü olsaydı bir şey çıkma ihtimali vardı, fakat bugün UEFA daha fazla Alman ekolünün belki kontrolünde. O yüzden, Galatasaray aleyhine bir gelişme olmasını kabil görmüyorum. Mustafa Cengiz'in HABERTÜRK'e verdiği röportajda, UEFA ile ilgili yaptığı açıklamalar sert açıklamalar. Bunları daha önce yapan başkanlar olmuştur, bunlar olumlu sonuç veren sözler değildir. Keşke Mustafa Cengiz böyle sert bir şey söylemeseydi. Galatasaray'ı UEFA'ya şikayet edenler, Fenerbahçe taraftarı olduğunu bildiğimiz kişiler Galatasaray'a ceza verilmesi için, UEFA'ya Galatasaray ile ilgili bilgi bombardımanı yapmışlar. Ancak UEFA bunu ciddiye alıp mesele gibi ele almadı, sadece Galatasaray'a bunu gösterdi. Çok az da Beşiktaşlılardan var anladığım kadarıyla. UEFA açısından kıymet arz eden bir şey değil, resmi evraklara bekliyor. Fenerbahçelilerin de, Fenerbahçe'nin şike iddiasıyla cezalandırıldığı dönemde Galatasaraylıların UEFA'ya bu konuda baskısı olduğu yönünde inançları var. Açıkçası öyle bir şey de yoktu. Galatasaray'ın o dönemki başkanı Ünal Aysal'a ben çok ağır konuştum. Fenerbahçe'nin durumuyla ilgili açıklama yapmasının son derece gereksiz ve hadsizlik olduğunu, Galatasaray'ın bu işin içinde lehte aleyhte pozisyon almaması gerektiğini, aksine Galatasaray'ın Fenerbahçe'nin varlığından keyif alması gerektiğini ilk söyleyen de bendim Türkiye'de. Bunu 4 Temmuz itibarıyla söylemeye başladım. Ünal Aysal'ın sporun içinde gelmeme ve Türk sporunun ne olduğunu bilmeme özelliğinden kaynaklanan, etrafındakilerin gazıyla bir çıkışı olmuştu. O çıkışın intikamı olarak Fenerbahçeliler de böyle bir şey yapıyorlar."

        REKLAM

        Fenerbahçe'nin teknik direktörlük görevine Phillip Cocu'yu getirmesiyle ilgili konuşan Fatih Altaylı:

        "Daha önce buraya Hollandalı teknik direktörler kimler geldi? Bunların performansına bakarsak ne hatırlıyorsun? Hollandalıların futbol algısı ve anlayışıyla, Türklerin algısı ve anlayışı çok aynı değil. Fenerbahçe'deki atmosferden bir Hollandalı nasıl etkilenir çok merak ediyorum. Mesela Şenol Güneş vak'ası, bir Hollandalının önünde olduğunda "Ne taraftarımız var" mı der yoksa "Bunlar benim kafama da atarlar" mı der? Hollanda Ligi'nin rekabet ve sertlik düzeyi aynı mı? Yanlış anlamayın, ben olumsuzluk pompalamak istemiyorum. Sadece herkes bunları da düşünsün. Fenerbahçeliler mutlu olduğuna göre Cocu iyi bir isim. Transferde adı geçen Bas Dost iyi bir transfer olur mu, olur. En az Cocu kadar kariyeri olan başka Hollandalı hocalar da Türkiye'ye geldi. Hatta ondan daha iyi kariyere sahip olanlar da geldi. Rijkaard Galatasaray'a gelmeden önce hangi takımı Avrupa şampiyonu yapmıştı? Galatasaray'da sezonu tamamlayabildi mi? Bazen gereğinden fazla umutlanmak ve heyecanlanmak, hayal kırıklığını da arttırabilir. Fenerbahçelilere tavsiyem; Phillip Cocu'nun iyi bir hoca olduğuna inanıyorlarsa, o adama biraz şans tanısınlar. Desinler ki: 'Biz yeni bir futbol ekolü oluşturacağız, üst üste 20 maç kazanacağız diye bir beklentimiz yok. Ama olursa ne ala' desinler. Ama olmazsa da 'Cocu dışarı' demesinler. Orada bir Ali Koç kredisi var, bu kredi Cocu'ya da kullandırılırsa eğer uzun vadede Cocu'nun iyi iş yapma ihtimali daha yüksek olur.

        "ALİ KOÇHERHALDE 100 MİLYON VEREBİLİR"

        Ali Koç doğru söylüyor. Şampiyonluk sözü de vermiyor, transfer sözü de vermiyor. Real Madrid, PSG, Manchester City, Manchester United dünyanın transferini yapıyorlar, ne oluyor? Bas Dost bonservis bedelsiz geleceği için, gelme ihtimali var. Fenerbahçe'nin karlılık kriterleri, ya da az zarar etme kriterleri için çeşitli şansları var. Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği'ne aktarabileceği önemli bir bağışla, derneğin Sportif A.Ş tarafına sermaye olarak sokarsa, borçlarını öderse, gelir gibi gösterirse transferin önünü açabilir. Ama bu rahatlığı sağlayabilmesi için 100-150 milyon euro gibi bir para sokması lazım. Sokabilir mi? Baktığınız zaman Koç ailesinin bir ferdi olarak, böyle bir servete sahibi olduğunu ve böyle bir para verebileceğini biliyoruz. Galatasaray'da adını sanını kimsenin duymadığı bir otelci 15-20 milyon para verebiliyorsa, Ali Koç da herhalde 100 milyon verebilir." dedi.

        REKLAM

        "ALİ KOÇ, AZİZ YILDIRIM DÖNEMİNDE VERİLEN PEK ÇOK ÇEKİ MERCEK ALTINA ALMIŞ"

        Fatih Altaylı, Fenerbahçe'nin borcuyla ilgili olarak da "Garip haberler geliyor. Fenerbahçe'nin borcunun, söylenenin hemen hemen 2 misli olduğu gibi. Borç 400'ler civarı demiştim, sonra o 500'ler civarı çıktı. Şimdi ortaya çıkan 700 civarıymış. Fenerbahçe'den gelen haberler şöyle; Ali Koç yönetimi, Aziz Yıldırım yönetimi tarafından verilen pek çok çeki mercek altına almış. Bu harcamaların arkasını araştırıp kurcalıyorlarmış. Bankalar vasıtasıyla bu çeklerin ödemelerini durdurduğu söyleniyor. Muhakkak ki muhataplarıyla konuşarak durdurmuştur. Aksi takdirde, Fenerbahçe'nin çekinin dönmesi, çekinin yazılması Fenerbahçe açısından çok vahim bir sonuç doğurur. Ali Koç şahsi gücünü kullanarak bankalara 'Bir dakika bir bakalım' demiştir. Sonuç olarak bir dönemi mercek altına yatırdığı, ve o dönemde yapılan ödemelerin gerekçeleri ve miktarları konusunda bir araştırma yaptığı kesin. Borç dedikleri gibi 750 milyon euro civarında ise ki bu Galatasaray'ın Beşiktaş'ın borçlarının toplamı kadar bir borç oluyor. Ben burada 'Fenerbahçe de en az Galatasaray kadar borçlu' dediğimde herkes bana kızıyordu, Galatasaray'ın neredeyse 2 misli kadar borcu olduğu ortaya çıktı. Bu rakamlar ortaya çıktığı zaman UEFA'dan da ciddi sıkıntılar olabilir. Buraya demek ki bilanço makyajı yapılmış. O makyaj şimdi üstünden akmaya başladı." ifadelerini kullandı.

        REKLAM

        "GALATASARAY YÖNETİCİSİ OLSAM TRANSFER YAPMAM"

        Galatasaray'ın Muğdat Çelik transferi hakkında da konuşan Fatih Altaylı: "Ben Galatasaray'ın yöneticisi olsam transfer falan yapmam. Eğer edebiliyorsam, önce eldekilerle sözleşmeleri revize etmeye çalışırım. Galatasaray'ın Muğdat Çelik'in menajeri ya da ailesiyle yaptığı ilk görüşmede, Muğdat Galatasaray'dan astronomik bir rakam istedi. Bunu Dursun Özbek tarzı, 'Dün başkan oldum, bugün bu işe oturdum hadi şanım yürüsün' diyecek birisi olsaydı bu parayı verirlerdi ve Muğdat'ı alırlardı. Abdurrahim Albayrak ise bu parayı duyunca 'Aferin oğlum, bu parayı kim verirse ona git' diyerek kapıyı göstermiş. Ve sonunda bu transfer olması gereken fiyata, 300 bin euro'ya bitti. Bu çocuk Akhisarspor'da 300 bin euro ya alıyordu, ya almıyordu bilmiyoruz. Galatasaray'dan 5 katını istiyor, bu makul bir şey değil. Ben Habertürk Gazetesi'nde yazıyorum, ayda da atıyorum 5 bin dolar para alıyorum. Bana da New York Times'tan teklif geliyor. Dünyanın en önemli gazetelerinden birine gideceğim, 'Yazarım ama ayda 100 bin dolar isterim' diyorum. Bu komik. Sen önce git orada yazar ol da... Bütün ABD'yi yerinden oynatacak yazılar yaz, sonra 100 bin dolar verin de. Sen hem Türkiye'nin hem de dünyanın en önemli kulüplerinden birine geleceksin, hem de normalde asla almayacağın bir paranın 5 katını isteyeceksin. Ne oldu, bu iş 300 bine bitti. Doğru taktik bu. Trezeguet muazzam bir oyuncu, ama Galatasaray'ın ihtiyacı olan oyuncu tipi mi acaba? Trezeguet, savunma oynayan bir takımın muazzam hücum oyuncusu." dedi.

        "BEŞİKTAŞ'TA CİDDİ SIKINTILAR VAR"

        Fatih Altaylı, Beşiktaş'ta yaşanan gelişmeler için de "Beşiktaş'ta ciddi sıkıntılar var. Şampiyonlar Ligi'ne katılamayacağı için gelirinde ciddi bir düşüş var. Onların da Galatasaray gibi, UEFA'yla yaptıkları bir kontrat var. O yüzden çok para harcaması mümkün değil. Oğuzhan ile geçen yıl yaşadığı sorunlar, hepimizin hala hatırında. Şenol Güneş'in, Negredo'yu istememekte son derece haklı olduğunu düşünüyorum. Bugün 3 takımın da, özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray'ın, ellerindeki geçen yıldan kalan pahalı ve işe yaramaz oyuncuları ne yapakları konusu var. Beşiktaş'ın da geçen dönem randıman alamadığı oyuncuları bu sene tekrar nasıl iyi oyuncu haline getireceği konusunda soru işaretleri var." diyerek sözlerini noktaladı.

        Şurada Paylaş!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ