ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
''Ergenekon'' davasının tutuksuz sanığı Sedat Peker, yazar Orhan Pamuk'a suikast planına ilişkin 2 kişi arasındaki bir telefon görüşmesinde ismi geçtiği için hakkında dava açıldığını belirterek, ''Bu konuşma ciddiye alınıp benim hakkımda dava açıldı. Sözde benim koğuşuma geleceklermiş. F tipinde koğuş yok, oda var'' dedi.

Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda görülen davanın bugün yapılan 15'inci duruşmasında, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Köksal Şengün, davanın ''örgüt iddiası'' ile açılmış olması nedeniyle katılanların, sanıklara soru yöneltebileceklerini bildirdi.

Başkan Şengün, yöneltilen sorulara tarafların itiraz etme hakkının da bulunduğunu hatırlattı.

Duruşmada söz alan müdahil Şebnem Korur Fincancı'nın avukatı, Mahmut Öztürk'e sorularını yöneltti.

İntihar girişiminde bulunduğu belirtilen tutuklu sanıklardan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'i yaralı gördükten sonra ''etrafta gördüğü notları cebine koyduğu'' şeklindeki ifadesini anımsatan avukat, ''Etrafta kaç not vardı?'' diye sordu.

Mahmut Öztürk de biri eşine yazılmış olmak üzere, etrafta dağınık notlar gördüğünü ifade ederek, bunları daha sonra Zekeriya Öztürk'e verdiğini söyledi.

Öztürk, Tekin'in kanaması olduğunu ve kendi eşinin başörtüsünü kesip pansuman yaptığını anlatarak, Yurdakul Çağman'ı telefonla aradığını belirtti.

Müdahil avukatı, ''Acil sağlık sorununda aranacak 112 numaralı telefondan haberdar mısınız?'' diye sorunca Öztürk, ''Şimdi söylediniz, öğrendim'' dedi.

Bu arada söz alan Mahmut Öztürk'ün avukatı, müdahil avukatının sorduğu soruların cevaplarının, müvekkilin ifadesinde zaten bulunduğunu söyledi.

Duruşmada söz alan Kemal Kerinçsiz de Öztürk'e, ''kendi avukatının da katıldığı balıkçı lokantasındaki randevudan bilgisi olup olmadığını'' sordu. Bu randevudan bilgisi olduğunu söyleyen Öztürk, daveti Ali Yiğit'in yaptığını anlattı.

Kemal Kerinçsiz'in, ''Beni randevuya kim çağırdı?'' demesi üzerine Öztürk, yeğeni Murat Özkan'ın çağırdığını söyledi.

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese'nin de ''Otomobilini Muzaffer Tekin'e verdiğin oluyor muydu?'' diye sorduğu Öztürk, bu soruyu, ''Hiç olmadı'' şeklinde yanıtladı.

Ümraniye'de oturduğunu ve Çavuşbaşı'ndaki evinin yazlık amaçlı olduğunu söyleyen Öztürk, bu evin bir katının da anaokulu olduğunu dile getirdi.

Öztürk, ''Olaydan önce Muzaffer Tekin, Çavuşbaşı'ndaki eve gidip geliyor muydu?'' şeklindeki soruya da orayı zaten yeni yaptırdığını, arazisinin de ''2B'' kapsamında bulunduğunu, şu anda sadece muhtar tapusu olduğunu bildirdi.

TUNCAY GÜNEY'İN DURUMU

Tutuklu sanıklardan Mehmet Adnan Akfırat, MİT Müsteşarlığından dava dosyasına gelen yazılarda Tuncay Güney'den söz edilirken isminin ''Tuncay Güney İpek'' diye geçtiğini anlatarak, ''Bunlar aynı şahıslar mı? Neden kayıtlarda böyle geçiyor? MİT görevlisi ya da haber elemanı mıdır? Bunların sorulmasını istiyorum'' dedi.

Akfırat, ayrıca, Emniyet Genel Müdürlüğüne de yazı yazılıp, Tuncay Güney'in kullandığı ifade edilen diğer isimleri de belirtilerek, yurt dışına giriş çıkış yapıp yapmadığının sorulmasını talep etti.

SEDAT PEKER

Başka suçtan hükümlü olan bu davanın tutuksuz sanığı Sedat Peker de söz alarak, ''Yazar Orhan Pamuk'a suikast planına ilişkin 2 kişi arasında yapılan bir telefon görüşmesinde adım geçtiği için hakkımda dava açıldı'' dedi.

Peker, ''Bu telefon kaydında, sözde suikast yapacak kişilerin, İl Emniyet Müdürü ve İl Başsavcısı ile de görüşeceklerini, kendilerini benim koğuşuma aldıracaklarını söyledikleri yer alıyor. İl Emniyet Müdürü ve İl Başsavcısı'nın da huzura çağrılmasını arz ediyorum. 'Böyle saçma sapan bir konuşma yüzünden İl Emniyet Müdürü ile İl Başsavcısı çağrılmaz' denilebilir, ama bu konuşma ciddiye alınıp benim hakkımda dava açıldı. Sözde benim koğuşuma geleceklermiş. F Tipinde koğuş yok, oda var'' şeklinde konuştu.

Peker ayrıca, bu konuşmada geçen şekilde Kütahya değil Kandıra Cezaevinde yattığını da vurguladı.

KEMAL KERİNÇSİZ

Duruşmada tekrar söz alan tutuklu sanıklardan avukat Kemal Kerinçsiz, 9 numaralı gizli tanığın ifade tutanaklarının tamamının mahkemece celbini istedi.

Tutuklu sanıklardan Erkut Ersoy, Emniyet Genel Müdürlüğünden, İsrail'den elektronik, elektromanyetik ortam dinleme aracı satın alınıp alınmadığının sorulmasını istedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün bunun nedenini sorması üzerine Ersoy, ''Ben de dahil bazı sanıklara hassas dinleme yapıldığına ilişkin savunmam olacak'' cevabını verdi.

Diğer sanıklardan Sami Hoştan, bazı gazetelerde hakkında yer alan haberlere değinerek, ''İki kızım var. Üniversiteye gidiyorlar. Onlar bana soruyor 'Nedir bunlar?' diye'' şeklinde konuştu.

Gazi Güder'in avukatı Özbay Demirer, 15. duruşmanın yapıldığını hatırlatarak, son 7 duruşmanın zaptını henüz alamadıklarını söyledi.

Tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün avukatı Zeynep Küçük, 9 numaralı gizli tanığın beyanlarının tamamının kendilerine verilmesini istedi.

Gazeteci Vedat Yenerer'in avukatı Vural Ergül, Tuncay Güney'in vukuatlı nüfus kayıt örneğinin dosyaya geldiğini, bunda İpek olarak soyadı tashihi belirtilmediğini söyledi.

Ergül ayrıca, Emekli Sandığı'na da yazı yazılarak varsa Tuncay Güney ile ilgili dosyanın istenmesini talep etti.

Ayşe Asuman Özdemir'in avukatı Şahin Zenginal, müvekkilinin siroz hastası olduğu, organ nakli için sıra beklediği ve istirahat etmesi gerekçesiyle hastaneden taburcu edildiğine dair doktor raporunu mahkemeye sundu.

Zenginal, müvekkilini 28 Kasım 2008 tarihli duruşmada, doktorun uygun görmesi halinde hazır etmeye çalışacaklarını da söyledi.

''EK İDDİANAME BİR AN ÖNCE HAZIRLANSIN'' İSTEMİ

Sanık Serhan Bolluk'un avukatı Sait Türel, ek iddianamenin bir an önce hazırlanmasına ilişkin taleplerini iletti.

Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

Taşkın, sanıklardan Hüseyin Görüm'ün, kendi akıl ve ruh sağlığının tespiti için sağlık kuruluşlarına sevkini talep ettiğini hatırlatarak, bu durumun mahkemenin takdirinde olduğunu belirtti.

Bu arada, tutuklu sanık Hüseyin Görüm'ün, duruşmaya verilen ara sırasında, duruşmada izleyici olarak bulunan bir yakınına ''Millet hapishaneden kurtulmak için deli raporu ister. Biz sağlam raporu almak istiyoruz ki deli olmadığımızı kanıtlayalım'' dediği duyuldu.

Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün, tutuklu sanıklardan Mahmut Öztürk'ün tahliye kararını açıkladığı sırada, duruşma salonunda izleyicilerin bulunduğu bölümden alkışlar yükseldi.

Bunu üzerine Başkan Şengün, görevlilerden bu bölümün boşaltılmasını isteyerek, ''Alkışlamak için maça gidebilirsiniz'' dedi.

Bugünkü duruşmada tahliye edilen Mahmut Öztürk, avukatıyla cezaevinden ayrıldı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(10)
Kalan karakter : 2000