Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika Cumhurbaşkanı Erdoğan: Döşenen mayınların talimatını ben mi veriyorum yoksa sırtını teröre dayayanlar mı veriyor? | Son dakika haberleri

        Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Tusk, ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısında Suriyeli göçmenlerin durumuna değinerek "Mülteciler konusundaki müsbet tavrı takdirle karşılıyoruz" dedi.

        Erdoğan, artan terör olaylarının ardından Türkiye'de başlayan 'teröre lanet' yürüyüşleri sırasında HDP binalarına yapılan saldırılara yönelik, "Parti binalarına yapılan saldırıları kesinlikle tasvip etmiyorum" dedi.

        HDP'ye yönelik eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Terör örgütüyle arasına mesafe koymayan partiye sesleniyorum; tercihinizi yapın. Demokrasinin mi terörün mü yanındasınız? Mücadelenizi siyaset aracılığı ile mi silahla bombayla şiddetle kanla mı yöneteceksiniz? Terörün yanında saf tutarsanız onun bedelini ödersiniz. Ya demokrasinin yanındasınız, ya terörün." dedi.

        Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, "Bu döşenen mayınlar kimler tarafından döşeniyor? Bunların talimatını ben mi veriyorum yoksa sırtını teröre dayayanlar mı veriyor?" dedi.

        Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

        Türkiye terörle mücadelede kritil bir dönemden geçiyor. Terörle mücadele ederken siyasiler sorumlu davranmalı.

        DEMİRTAŞ'IN AÇIKLAMALARINA YÖNELİK

        Tehditkar ifadelerin siyaset diliyle, iyi niyetle, ülkenin ve milletin sorunların çözümlerine katkı sağlamakla bir ilgisi olabilir mi? Bu dil, teröristle aynı kaynaktan beslenen bir zihniyetin dili olabilir.

        "PARTİ BİNALARINA SALDIRILARI TASVİP ETMİYORUM"

        Parti binalarına yönelik saldırıları kesinlikle tasvip etmiyorum, müsebbiplerini de kınıyorum. Hangi siyasi partinin, hangi STK'nın mensubu olursa olsun, bana göre yanlış yapıyor.

        "DÖŞENEN MAYINLARIN TALİMATINI BEN Mİ VERİYORUM YOKSA SIRTINI TERÖRE DAYAYANLAR MI VERİYOR?"

        Bir belediye başkanı ya da milletvekili bu ülkede nasıl bir iç savaştan bahsedebilir? Buradan tüm milletime sesleniyorum, hendeklerin kazıldığı ilçeler, beldeler, buralarda kullanılan iş makinaları hangi belediyelerin iş makinları? Bu döşenen mayınlar kimler tarafından döşeniyor? Bunların talimatını ben mi veriyorum yoksa sırtını teröre dayayanlar mı veriyor? Bunlar camilerimizi yakacak kadar ileri gitmişlerdir. Okullarımızı yakacak, ambulanslarımızı kurşunlayacak kadar ileri gitmişlerdir.

        "TERÖR ÖRGÜTÜYLE MESAFE KOYMAYAN PARTİYE SESLENİYORUM"

        Terör örgütüyle arasına mesafe koymayan partiye sesleniyorum; tercihinizi yapın. Demokrasinin mi terörün mü yanındasınız? Mücadelenizi siyaset aracılığı ile mi silahla bombayla şiddetle kanla mı yöneteceksiniz? Demokrasinin yanındaysanız, siyasetinizi ve söyleminizi asla paylaşmasam da bu duruşunuza sonuna kadar saygı duyarım, sonuna kadar desteklerim. Ama terörün yanında saf tutarsanız onun bedelini ödemeye göze alacaksınız Ya demokrasinin yanındasınız, ya terörün. Bu işin ortası yok. Bu milletin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı olamaz.

        HDP'NİN CİZRE'YE YÜRÜYÜŞÜ

        Şu anda hükümette olan bir bakan da onlarla bir eyleme girişti. Bu ülkenin hükümeti de bunun gereğini sonuna kadar gereğini yerine getirir. Sıfatınız ne olursa olsun hukuk ne olursa o yerine getirilir.

        Siyasetin hesaplaşma yeri sokak değil, sandıktır. Milletimiz müsterih olsun, devletimiz bu meseleyi çözecek dirayete sahiptir. Terörle, teröristle mücadele, devletin görevidir.

        İllegal hiçbir siyaset veya hiçbir eylem siyaset ile yan yana olamaz. Ben Kürt kardeşlerime sesleniyorum; bu bölücü terör örgütü, sevgili kardeşlerim sizin temsilciniz olamaz. Bölücü terör örgütünün arkasında olduğu bu siyasi hareket de tamamıyla illegal görünüm vermeye başlamıştır

        "AVRUPA ÜLKELERİNİN MESELEYE TAVRI ASLA AHLAKİ DEĞİL"

        Cumhurbaşkanı Erdoğan, sığınmacılar konusunda da "Hayatta kalma mücadelesi veren bu insanlar karşısında Avrupa ülkelerinin meseleye 'kendi konforlarını bozmama' düşüncesiyle yaklaşmaları asla ahlaki bir tavır değildir. Bu tavır, Avrupa'nın üzerine kurulduğu tüm temel değerlere sırtını çevirmesi anlamına gelmektedir. Almanya başta olmak üzere mülteci sorununun çözümüne ciddi katkı sağlayabilecek ülkelerin son günlerde yaklaşımlarını değiştirme işareti vermelerinden memnuniyet duyuyorum." dedi.

        DONALD TUSK'UN AÇIKLAMASI

        Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, "Terör nerede olursa olsun, kimi hedef alırsa alsın ve sorumluluğu kim taşırsa taşısın güçlü bir şekilde kınanmalıdır" dedi.

        Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından yapılan ortak basın toplantısında konuşan Tusk, ziyaretinin hem Türkiye, hem bölge, hem de Avrupa için zorlu bir zamanda cereyan ettiğini söyledi.

        Bu zor zamanlarda güvene, dostluğa ve birbirine bağlılığa ihtiyaç olduğunu dile getiren Tusk, "Dayanışma ve sadakatin ne olduğunu birbirimize göstereceğimize inanıyorum" dedi.

        Türkiye’nin son dönemde çok acımasız terör saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Tusk, "Terör nerede olursa olsun, kimi hedef alırsa alsın ve sorumluluğu kim taşırsa taşısın, güçlü bir şekilde kınanmalıdır" ifadesini kullandı.

        Tusk, AB'nin de terör tehditleriyle karşı karşıya kaldığını ve Türkiye ile terörizm konusunda yakın işbirliği yapmak istediğini, PKK’nın Avrupa’daki varlığıyla mücadele etmeye kararlı olduklarını belirtti.

        Halkların Demokratik Partisi ve Hürriyet gazetesinin genel merkezlerine yapılan saldırıları da eleştiren Tusk, "Ortalığın sakinleşmesi ve hukukun üstünlüğünün temin edilmesi gerekmektedir" dedi.

        Türkiye ile PKK arasındaki çatışmasızlık döneminin bütün Avrupa ülkelerinde bir umut uyandırdığını hatırlatan AB Konseyi Başkanı Tusk, doğru tercihin bu olduğunu ve başka bir makul alternatifin de olmadığının altını çizdi.

        Donald Tusk, Türkiye'de bulunmasının en önemli nedeninin, göçmen krizi olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:

        "İlk şart uluslararası dayanışmayı inşa etmektir. O nedenle herkese çağrıda bulunuyorum. Birbirimizi suçlamayalım, yakın ve kapsamlı işbirliğine yönelelim. Bu suçlamalar bizi göç krizi konusunda hiç ileri götürmeyecektir. Türkiye’nin bölgeye ve özellikle Suriye’ye yeniden istikrar getireceğine inanıyorum. Bu da terörle kararlı bir mücadeleyi gerektiriyor ve DAEŞ saldırıları, insan kaçakçılarının serbestçe dolaşması devam ettikçe, istikrar gelecek değildir. Türkiye ve AB böyle bir baskı altında.

        AB, göçmenlerin çoğunun tercih ettiği güzergah olmaktadır çünkü dünyadaki en hoşgörülü yerlerindendir. Avrupa’da da daha fazla dayanışmaya ihtiyacımız var. Fakat sizi temin ederim ki Avrupa ve Türkiye en hoşgörülü yer olmaya devam edecektir."

        Krizin en başından bu yana insanların hayatlarını kurtarmak için adım attıklarını ve önceliklerinin bu olduğunu dile getiren Tusk, "AB'nin bu konuda daha önce olmadığı kadar güçlü hareket etmek istediğini ve Türkiye ile bu konuda işbirliği yapacağını duyurmak isterim" dedi.

        Göçmen krizi eylem planının bugün Strazburg’da Avrupa Parlamentosu’na sunulduğunu belirten Donald Tusk, kendisinin de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bildiklerini paylaşmak ve kriz konusunda birlikte nasıl daha iyi işbirliği yapabileceği konusunda fikir alışverişinde bulunmak için Türkiye'ye geldiğini kaydetti. (AA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ