09 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Anksiyete bozukluğu nedeniyle "mermisiz görev yapabilir" raporuna rağmen silahhanede görevlendirilen ve Muğla Dalaman Hava Meydanları Komutanlığı'nda vatani görevini yaparken 4 Eylül 2009 tarihinde intihar ettiği belirtilen Hava Ulaştırma Er Selim İşler, 7 yıl sonra şehit sayıldı. Mahkeme kararında "Silahlı göreve verilmesi intiharın en önemli nedenini teşkil ettiği, bu nedenle hizmetin kusuru işlenmesi nedeniyle idarenin sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmıştır" denildi.

Kütahya'da acemi eğitimine başlayan Hava Ulaştırma Er Selim İşler, 1 Şubat 2009 tarihinde depresyon tanısıyla Kütahya Askeri Hastanesi'ne sevk edildi. Psikolog tarafından bireysel görüşme yapılan Selim İşler'e 4 Mart 2009 tarihinde anksiyete bozukluğu teşhisi konuldu. 9 Mart 2009 tarihinde "Hypermetropi" teşhisi ile gözlük verildi. 17 Mart 2009 tarihinde yeniden sevk edildiği Kütahya Askeri Hastanesi'nde anksiyete bozukluğu teşhisi ile ilaç tedavisine devam edilmesi ve "Mermisiz görev yapabilir" kararı verildi.

KOMUTANIN TABANCASIYLA İNTİHAR ETTİ

"Mermisiz görev yapabilir" raporuna rağmen usta birliğinde silahhane sorumlusu olarak görevlendiren Hava Ulaştırma Er Selim İşler, iddiaya göre 4 Eylül 2009 tarihinde komutanın tabancasıyla intihar etti. İlk müdahalenin ardından GATA'ya sevk edilen İşler 3 gün süren yaşam savaşını kaybetti. İntiharı kuşkulu bulan İşler ailesi, çocuklarını askere sağlam gönderdiklerini belirterek dava açtı. Ancak açtıkları iki dava da askeri mahkemede reddedildi.

"HİZMET KUSURU VAR"

Aile yılmadı, Avukat Fatih Çakır aracılığıyla Ankara 1. İdare Mahkemesi'ne başvurdu. 2 yıl süren davayı karara bağlayan mahkeme askerin şehit sayılmasına, aileye de maaş bağlanmasına hükmetti. Mahkeme kararında "Anksiyete bozukluğu teşhis ile ilaç tedavisine devam edilen Er Selim İşler'in mermisiz görev yapabileceği değerlendirilmiştir. Davacı hakkında silahlı göreve verilmesi intiharın en önemli nedenini teşkil ettiği, bu nedenle hizmetin kusurlu işlenmesi nedeniyle idarenin sorumluluğunun bulunduğundan davacıların vefat eden oğlunun vazife malulü sayılması talebin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmamıştır" denildi.

AİLE ÇOCUKLARININ İNTİHARINA İNANMIYOR

Tazminat davası da açmaya hazırlanan baba Şeref İşler, "Oğlumun intihar ettiğine inanmıyorum. Birileri bizden bir şey saklıyor. Askerde hasta olmuş, hastanelere sevk edilmiş, kimsenin haberi yok. Olay 03.30'da meydana geliyor. Bana ertesi gün 17.00'da haber veriliyor. Tertemiz bir çocuk teslim ettim. Bana elbiselerini bile vermediler. İki telefon hattı kırk geldi. Biz gazetede okuduğumuz ve Adana'da görülen benzer bir dava üzerine davamızı açmıştık" dedi.

"KOMUTANIN SİLAHI ELİNDE NE ARIYOR"

Çocuğunu GATA'ya getiren astsubayın, "Selim uyan da gerçekleri anlat" diyerek ağladığını ve duvarları dövdüğünü belirten anne Naciye İşler ise "Olaydan bir hafta önce oğlum aradı. 'Komutamı silahhanede gördüm. Çok önemli şeyler var, size anlatmam lazım. Hemen yanıma gelin' dedi. Biz gidemedik. Daha sonra komutanının silahıyla intihar ettiği söylendi. Bölük komutanın silahı oğlumun elinde ne arıyor?" diye konuştu.

EMSAL OLABİLİR

Trabzon Eski Baro Başkanı Avukat Mehmet Şentürk, Selim İşler davasının emsal dava olabileceğini söyledi. Şentürk, "Asker, 'Mermisiz görev yapar' raporuna rağmen silahhanede görevlendirilmiş. Burada idarenin bir hizmet kusuru var. Her intihar vakası emsal olmasa da benzer vakalar için artık emsal olacaktır" dedi.

10 YILDA 934 İNTİHAR

Türkiye Barolar Birliği ile Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği'nin geçen yıl düzenlediği "TSK'da Mobbing ve İntihar Vakaları Sempozyumu" sonuç bildirgesinde 10 yıl içerisinde 934 askerin kışlalarda intihar ettiği vurgulanmıştı. 2012 rakamlarına göre asker intiharları sivillerden 2.5 kat fazla.

BENZER KARARLAR

İdare mahkemelerinden Er Selim İşler davasına benzer daha önce de kararlar çıkmıştı.

"BUNALIM ASKERLİK SIRASINDA OLUŞTU"

Dava dosyasına göre Sivas'ta 1988 yılında piyade er olarak askerlik yapan Mehmet Şirin Ay, nöbet yerini terk eden erin farkında olmadan silahını ateşlemesi sonucu yaralandı. GATA'da tedavi gördüğü sırada bunalıma giren Ay, tuvalette kendini astı. Ay'ın kızı Çiğdem Cesur, babasının vazife malulü sayılarak, kendilerine maaş bağlanması için SGK'ya başvurdu. SGK olumsuz yanıt verdi. Cesur yıllar süren hukuk mücadelesini geçen yıl kazandı. Ankara 17. İdare Mahkemesi kararında, davacının babasının askerlik yaparken bunalım yaşadığına dikkat çekilerek "Bunalım, askerlik görevi sırasında ve askerliğin tesir ve etkisi nedeniyle oluşan yaralanmadan kaynaklanmıştır. Kişinin ölüm olayının görevini yaparken ve görevi etkisiyle gerçekleştiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır" denildi.

"TERHİS EDİLMESİ GEREKİRDİ"

2000 yılında Mardin'de askerlik yapan Gürkan Dede, psikolojik sorunlar nedeniyle hastanede tedavi altına alındı. Askerde iken çok sayıda intihar girişiminde bulunan Dede, 31 Mayıs 2000'de tuvalette tıraş bıçağı ile boynunu keserek intihar etti. Dede'nin ailesi de Ankara 1. İdare Mahkemesi'nde açtığı davayı kazandı. Mahkeme kararında, psikolojik danışman tarafından bu tür hastaların askerlik yapamayacağına değerlendirildiği belirtilerek "Anket formuna ‘intihar edebilir' kaydı konularak Diyarbakır Askeri Hastanesine sevk edilmiş olmasına rağmen ‘6 ay ilaç tedavisi uygundur' kaydıyla birliğine iade edilmiştir. Gürhan Dede'nin intihara meyilli olması da göz önünde bulundurarak terhis edilmesi gerekirken, ilaç tedavisi yapılmak suretiyle görevine devam ettirilmesinde hizmetin kusurlu işlemesi nedeniyle bir küll olan idarenin sorumluluğu bulunmaktadır. Vazife malulü sayılması gerekmektedir" denildi.

Enis YILDIRIM/TRABZON


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300