28 KASIM 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, TBMM bünyesinde kurulan 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonuna bilgi veriyor.

TBMM bünyesinde kurulan 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'u dinliyor. Başbup yazdığı kitabı TBMM Kütüphanesi'ne hediye etmek için yanında getirdi.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Türkiye'nin 15 Temmuz gecesi, bir felaketin eşiğinden döndüğünü belirterek, "Eğer onlar başarılı olsaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasada yer alan temel niteliklerinden, ne demokrasi ne laik devlet sistemi ne hukuk devletinin zerresi ortada kalmazdı. Yaşanan olay, ciddi, vahim ve kapsamlıdır." dedi.

Başbuğ, 15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olmamasının en büyük nedeninin, TSK komuta kademesinin darbe girişimine karşı durması, darbe girişimine direnmesi olduğunu söyledi.

İlker Başbuğ, "2002-2010 dönemide MİT'ten bize bir tek rapor gelmedi" derken, "MİT raporu olmadan kimse TSK'dan atılmadı" ifadelerini kullandı.

İlker Başbuğ, "2009'da döneminde MİT Müsteşarı gayriresmi rapor verdi. Raporda Fetullahçı polislerin isimleri vardı. Benim dönemimde bu polislerle ilgili bir şey yapılmadı."

Başbuğ komisyona şu bilgileri verdi: 

"Emekli olduktan sonra ve bu süreden evvel de bir prensibim var. Ben her zaman partiler üstü bir durumda olmaya özen gösterdim. Bu devlet adamlığı demek. Benim düşüncelerimi, fikirlerim hiçbir zaman bir partiyi ne yenmeye ne de başka partiyi yüceltmeye yöneliktir. Sadece devlet tecrübesine sahip kişi olarak gördüğümüz doğrultusunda inandığımız fikir ve düşünceleri ifade ettik. Dün ne dediysem bugün aynı noktadayım. Çizgimiz de değişmedi.

Soruları yöneltirken partiler üstü durumda olduğumu ve devlet adamı niteliğine sahip olduğumu unutmayın.

25 OCAK 2010 DARBE KARŞITI KONUŞMASI

Genelkurmay Başkanı olarak 25 Ocak 2010'da yani komployla Silivri'ye gönderilmeden önce dedim ki, bir konuşmada darbe iddiaları Türkiye Cumhuriyeti'nin gündemini işgal ediyor. Darbe bu kelimeyi duymaktan hicap duyuyorum. Geçmişte Türkiye Cumhuriyeti'nde elbet bazı olaylar yaşandı. Ama biz bugün artık bu olayların gerisinde kaldığını düşünüyoruz. Ülkemizin toplumun huzur ve barışa ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. En önemli cümlem diyorum ki Genelkurmay Başkanı olarak 25 Ocak 2010'da demokrasilerden en önemli husus iktidarların seçimlerle demokratik yöntemlerle el değiştirmesidir.

O dönemlerde Fethullah cemaati bugün FETÖ olarak adlandırılan bu yapılanmaya ilişkin Türkiye Cumhuriyeti'nde en açık tavır alan bürokrat devlet adamı benim. Biz geçmişte bu konuda ne dediysek bugün dediklerimizin çok doğru olduğu ortaya çıtı.

26 Ocak 2005 Genelkurmay İkinci Başkanı olarak bir basın toplantısında Fethullah Gülen'le ilgili soru yöneltildi. Bugün terör örgüt ama DGM yıllar önce bu yapı ile ilgili karar almış ve yasadışı örgüt demiştir.

Sermaye biriktirip yatırımlara yönelmesini dernek ve vakıf kurarak eğitim, öğretim ve siyaset alanında etkin olmaya çalıştıklarını görmekteyiz. Bunlar dini kullanıyor yüce dinimizi. Dinsel eğilimleri kullanarak sermeye biriktirmiştir. Yatırım yapmış eğitim öğretim alanına girişmiş ve nihayet siyaset alanın girecektir. Bu faaliyetle Anayasa'nın 24 maddesine aykırı.

14 Nisan 2009 Harp Akademileri'ndeki konuşmamda şunu söylüyorum, diyorum ki, yeni kimlik ve aidiyet arayışları ekonomik beklentiler, yaşanan büyük göç, sosyal devlet olgusunun zayıflaması toplumları yeni dayanışma arayışlarına itmiştir. Bu nedenler cemaatleşme yapılaşmasının gittikçe artmasına neden olmuştur.

FETÖ NASIL OLUŞTU?

Devletin üzerinde duracağı konu yurt ve öğrenciler konusu. Buranın mutlaka devletin sahiplenmesi gereken oldu. Doğuş noktası bu ve bu bir sosyal sorundur. Bu adamlar bu sorunu kullanarak devlete ele geçirmeye yönelik terör örgütü noktasına geldi. 70'li yıllar bunların oluşumu, 50 yıllık süreçten bahsediyoruz.

Gülen cemaati çıkar çerçevesinde örgütlenmiştir. Bu cemaat kendilerine demokratik alanın bir oyuncusu olarak takdim etmektedir. Gelmiş geçmiş tüm siyasetçiler de bu Gülen cemaatini yaptıklarını sosyal faaliyet hizmet olduğunu, buna neden karşı çıkılması gerektiğini anlamadılar.

Bugün konuşmaya en çok hakkı olanlardan biri benim. Biz bunları söylerken birçok kişi kızdılar, tenkit ettiler, yanlış olduğunu söylediler.

"DARBE GİRİŞİMİ GERÇEKLEŞSEYDİ..."

Türkiye Cumhuriyeti o gece gerçekten bir felaketin eşiğinden dönmüştür. Allah korusun başarılı olsalardı bugün Türkiye'nin nerede olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Onlar başarılı olsaydı bugün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda yer alan temel niteliklerden ne demokrasi, ne laik devlet sistemi, ne hukuk devletinin zerresi ortada kalmazdı.

Umarım darbecilerin darbe planı ortaya çıkar. Şimdi ortada plan yok. Devlet bulsun çıkartsın onu. Bu yaşananların bir oyun ya da diğer şekillerden değerlendirilmesini kesinlikle yanlış olduğunu düşünüyorum.

"AKAR'IN İFADESİNDEN ŞÜPHE DUYMAM"

15 Temmuz'un başarılı olmamasının en büyük etkeni ne deresiz. TSK kademesinin bu darbe girişimine karşı durması ve darbe girişimine direnmesiydi. En önemli neden olarak bunu düşünürüm. Bu girişimin Fethullah Gülen'in talimatı çerçevesinde gerçekleştirildiğine inanıyorum. Akar dedi ki, "Biri bana sizi kanaat önderimiz Gülen ile görüştürürüz". Genelkurmay Başkanı'nın ifadesinin doğruluğundan şüphe duymam.

"DARBENİN HAZIRLIĞI OLUR, İSTİHBARAT NASIL TESPİT EDEMEDİ?"

Adil Öksüz olayı var. Bu da yetmezmiş gibi Kemal Batmaz diye bir adam çıktı. İkisi de Akıncılar Üssü'nde ikisi de Gülen cemaatinin üst seviyedeki elemanları olduğu aşikar. Bu gerçekler varken bu darbe girişimini Gülen tarafından verilen emirle yapıldığını görmemek büyük hata olur.

27 Mayıs cuntası askeri cunta. 15 Temmuzda bir cunta ama bu cunta Fethullah Gülen'den emir alıyor. Fethullah Gülen'in TSK'ya sızdırdığı insanlar bunlar. Geçmişte yaşanan askeri darbelerle aynı kapsamda düşünülmesini doğru olmadığını düşünüyorum. 15 Temmuz askeri darbe derseniz haksızlık olur. Darbe girişiminin mutlaka hazırlık süresi vardır. Ama bu sürenin ne kadar olduğunu bilemiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin istihbarat birimleri nasıl bu hazırlık süresini tespit edememiştir?"

"KOZMİK ODA İÇİN PİŞMAN DEĞİLİM"

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, "kozmik oda" aramasından evrak çıktığının yalan olduğunu ifade ederek, "Psikolojik olarak biz darbe aldık ama bu darbeyi almayı komutan olarak kabul ettim, bu izni verdim. Bu aldığım karardan da hiç pişman değilim, doğru yaptığım kanaatindeyim. Yoksa, 'Bütün faili meçhullerin burada kayıtları vardı, yok ettiler.' denilecekti, TSK üzerinde silemeyeceğimiz şaibe olarak kalacaktı." dedi.

BAŞBAKANLIK YETKİLİLERİ BİLGİ VERDİ

TBMM bünyesinde kurulan 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonuna Başbakanlıkça brifing verildi.

TBMM bünyesinde kurulan 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonuna Başbakanlıkça hazırlanan brifing verildi. Müsteşar Yardımcıları Ergin Ergün, Özer Kurtoğlu, Güvenlik İşleri Müdürü Bilal Durdalı, Komisyon üyelerine bilgilendirme yaptı.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300