Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Gerçeker: Kuvvetler ayrılığı en temel değerimizdir

        İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nce düzenlenen ''Çocuk ve Hukuk'' konulu kollokyumun açılışında ''Hukukun Üstünlüğü'' konulu konuşma yapan Gerçeker, öğrencilere seslenerek, hangi mesleği seçerlerse seçsinler 'iyi bir yurttaş ve iyi bir insan olmayı' hedef edinmelerini istedi.

        Özellikle hukuk fakültelerinin, toplumsal kültürün gelişmesi ve toplumun yönlendirilmesinde önemli rolleri bulunduğuna işaret eden Gerçeker, bu nedenle burada yetişecek öğrencilerin görev yapacakları alanlarda da bu bilgileriyle hareket etmeleri gerektiğini, yargıçlık, savcılık, avukatlık veya başka bir meslek yapsalar da hukuka uygun ve adil olmayı başarmak zorunda olduklarını söyledi.

        Gerçeker, adil olmayı başaramamış bir kişinin adalet dağıtmasının da mümkün olamayacağını vurgulayarak, ''Vicdanlarınızda adaleti özümsemeniz gereklidir. Bir düşünürün dediği gibi, 'adalet ulusların yiyeceğidir. 'Adalet milletlerin geleceğinin güvencesidir. Adil olmayan ve yargısını adil çalıştıramayan bir ülkenin uzun süreli ayakta duramayacağı açıktır. Bu olgu, geçmiş yüzyıllarda kendini göstermiştir. Pasceal'ın, 'Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olması gerekir' sözü bu nedenle çok önemlidir'' diye konuştu.

        Öğrencilerden Atatürk sevgisi ve Cumhuriyet'in temel değerlerinden asla ödün vermemelerini isteyen Gerçeker, bu değerleri en özgün biçimde bu sıralarda bulacaklarını söyledi.

        Gerçeker, ''Özgürlükçü demokrasi, temel hak ve özgürlüklerin gelişip güçlendirilmesi en temel hedefiniz olacaktır'' dedi.

        Anayasanın 138. maddesinin 1. fıkrasında, 'Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler' denildiğine işaret eden Gerçeker, burada kanun ve hukuk kavramları dışında, 'vicdani kanaat' kavramının öne çıktığını, çünkü vicdanların insanların kalbindeki mahkemeler olduğunu söyledi.

        Gerçeker, vicdanlarda verilen kararların önemine işaret ederek, ''Vicdanlarda kabul edilmeyen kararlar her zaman tartışma konusu olacaktır. Soyut kuralların uygulamada vicdanla şekillendirilmesi gerekecektir. Şunu ifade etmek istiyorum ki vicdani karar vermek, yasalardan uzak, keyfi olarak karar vermeyi ifade etmemektedir. Soyut kuralların somutlaştırılması anlamına gelmektedir'' diye konuştu.

        Yargı sistemiyle ilgili yapılmak istenen düzenlemelere de işaret eden Gerçeker, ''Bu değişikliklerin tüm yönleriyle değerlendirilerek gerçekleştirilmesi gereklidir. Modern dünyanın anayasal demokratik sistemin en temel kavramı olan kuvvetler ayrılığı ilkesi bizim de en temel değerlerimizdendir. Bunun için de yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirinden bağımsız ve birbiriyle uyum içinde çalışması gereklidir'' dedi.

        ''Yargının yapısal sorunları ve altyapı sorunları oldukça fazla'' diyen Gerçeker, bu sorunları genel olarak kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı temelinde ele almak gerektiğini söyledi.

        Anayasanın 2. maddesinde Cumhuriyet'in temel niteliklerinin sıralandığını hatırlatan Gerçeker, hukuk devleti ilkesinin Cumhuriyet'in temel nitelikleri arasında sayıldığını vurguladı.

        Konuşmasında Yargıtay'a ilişkin de bilgi veren Gerçeker, Yargıtay'ın adli yargı yüksek mahkemesi olarak bünyesinde bulunan 11 ceza ve 21 hukuk dairesiyle temyiz incelemesi yaparak anayasal görevini yürüttüğünü belirtti.

        Türkiye'nin genel sorunlarının kaynaklık ettiği hukuksal uyuşmazlıkların bir dava yığını halinde mahkeme binalarında çözüm beklediğine işaret eden Gerçeker, şöyle devam etti:

        ''2009 yılı itibariyle incelenmesi gereken dosya sayısı yıl içinde gelen 945 bin 720 dosyayla birlikte 1 milyon 675 bin 378'e ulaşmıştır. Bu rakamlar, dünyadaki diğer ülke rakamlarıyla karşılaştırıldığında ürkütücü bir durum ortaya çıkmaktadır. Bu rakamlar, taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi yönünden de uygulamada sıkıntı yaratmaktadır. Bu yoğun iş yükünün oluşturacağı gecikmelerin, uzun yargılamaların ihlal biçimine dönüşmesi kaçınılmaz olmaktadır. Bu hususlar da dikkate alındığında, bekleyen asıl sorunların neler olduğu açıktır. Yukarıda sözünü ettiğim sıkıntılar ve sorunlar ne kadar yoğun olsa da en kısa zamanda ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyini yakalaması ve bu standartları devam ettirmesi en büyük dileğimdir. Bunun en önemli güvencesi de sizler olacaksınız.''

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ