Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Dışişleri'nden İsrail'e kınama

        Dışişleri Bakanlığı, BM'nin gemi saldırısını soruşturmak için uluslararası komisyon önerisini reddeden İsrail'i kınadı. Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:

        "İsrail’in Özgürlük Konvoyuna karşı düzenlediği askeri saldırıyı soruşturmak üzere İsrail vatandaşı üyelerden ve iki yabancı gözlemciden oluşan bir komisyon kuracağı yönündeki açıklaması, Türkiye’nin bu konudaki net talebini ve uluslararası toplumun BM Güvenlik Konseyi Başkanlık Açıklaması’nda ifadesini bulan beklentilerini hiçbir şekilde karşılamamaktadır.

        Uluslararası sularda işlenmiş bir suçla ilgili olarak İsrail’in ulusal nitelikli bir komisyon atama yetkisi yoktur. Böyle bir komisyon tarafından yapılacak soruşturmanın tarafsız, adil, saydam ve güvenilir olması da mümkün değildir.

        Esasen, Türkiye, içinde bir Türk, bir İsrailli ve üç uluslararası uzmandan oluşacak bir uluslararası komisyon kurulması yönünde BM Genel Sekreteri tarafından yapılan öneriyi kabul etmiştir. Bu önerinin İsrail tarafından bugüne kadar cevaplandırılmamış olmasını şiddetle kınıyoruz.

        Başta bir vatandaşını kaybetmiş olan ABD olmak üzere, uluslararası toplumun BM Genel Sekreteri’nin bu yapıcı önerisini desteklemesini ve bu doğrultuda bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz."

        İsrail hükümeti, 31 Mayısta 9 Türk'ün ölümüyle sonuçlanan Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırıyı soruşturmak üzere kurulan komisyonu oy birliğiyle onaylamıştı.

        İSRAİL'DEN DE TEPKİ VAR

        İsrail'deki barış yanlısı örgütlerden Guş Şalom, "Bu, hiçbir gücü, yetkisi bulunmayan, bir örtbas etme komisyonu" nitelemesinde bulunurken, komisyona seçilen Kuzey İrlandalı üye David Trimble'ın, "İsrail'in Dostları" grubunda yer aldığını hatırlatıp, "(İsrail'in eski BM Büyükelçisi) Dore Gold'un uluslararası dostları, kimseyi cezalandırmayacaklar" dedi.

        Guş Şalom'dan yapılan açıklamada, örgütün filo baskınını araştırmak üzere İsrail hükümetinin eski yargıçlardan Yaakov Tirkel başkanlığında oluşturduğu komisyona karşı, İsrail Adalet Yüksek mahkemesi'ne başvuracağı da belirtildi.

        Açıklamada, İsrail hükümetinin, bu tür olaylarda İsrail yasalarının da mümkün kıldığı yargısal bir yola başvurmaktan, üyeleri Yüksek mahkeme Başkanı tarafından belirlenen, hükümetin müdahalesinden bağımsız bir komisyon atamaktan kaçındığı, bunun hiç de tesadüfi olmadığı vurgulanarak, "Böyle bir komisyon belki gerçekleri ortaya çıkarabilir veya hükümeti rahatsız edecek sonuçlara varabilirdi. Şimdi Netanyahu ve bakanlarının uysal komisyonuyla, böyle bir tehlike mevcut değil" denildi.

        "AMAÇLARI İSRAİL ASKERLERİYLE ÇATIŞMAK DEĞİL GAZZE'YE VARMAKTI"

        Tirkel Komisyonu'nun görevleri arasında, denizlerde kan dökülmesine, amaçları İsrail askerleriyle çatışmak değil, Gazze'ye varmak olan 9 kişinin öldürülmesine neden olan karar verme sürecini, İsrail'in dünya çapındaki imajının karalanmasını, Ben Gurion döneminden bu yana İsrail dış politikasında temel taş niteliğinde bulunan Türkiye ile müttefikliğin paramparça edilmesini araştırmanın da bulunmadığı vurgulandı.

        Açıklamada, bu komisyonla birlikte, tüm bunların sorumlularına dokunulmayacağının da önceden garanti altına alındığının altı çizildi.

        Guş Şalom'un açıklamasında, komisyonun operasyonda görev alan herhangi bir asker veya subayın ifadesini alamayacağının özellikle ve açıkça belirtildiği vurgulanıp, bu nedenle komisyonun, gemi baskını sırasındaki kader anlarında ne olup bittiğini de ciddi bir şekilde araştırmasının mümkün olmayacağına işaret edildi. Bu konuda ordunun kendi içinde yaptığı gizli soruşturmanın, önceden belirlenmiş sonuçlarının Tirkel komisyonuna sunulacağı da kaydedildi.

        "UMUTSUZ BİR GİRİŞİM"

        Tirkel Komisyonunun, İsrail devletinin şimdiden "terörist" olarak nitelendirdiği gemideki Türk, Avrupalı ve Amerikan yolcuların görgü tanıklıklarını da dinleyip ciddi bir şekilde ele almasının beklenmediği vurgulanan açıklamada, komisyon, uluslararası kamuoyunu yatıştırmak için kurulmuş, "umutsuz bir girişim" olarak nitelendirildi.

        Ancak, bu amacın gerçekleşeceğine, İsrail hükümetini, hakkındaki bütün suçlamalardan aklayacağına ve dünyada itibar sağlayacağına inanmanın da çok güç olduğunun altı çizildi.

        ULUSLARARASI GÖZLEMCİLER

        Guş Şalom, komisyon için belirlenen uluslararası gözlemciler için de ateş püskürdü. Komisyonun uluslararası saygınlık görünüşü kazandırmak için "iki yabancı gözlemci" iliştirildiğini söyleyen Guş Şalom, gözlemcilerle ilgili vurgularını da şöyle dile getirdi:

        "Bunlardan biri, sadece iki hafta önce, Netanyahu'nun sadık dostlarından Dore Gold tarafından kurulmuş olan İsrail'in Dostları grubuna katılarak, (İsrail'e) bağlılığını dile getiren Protestan lider David Trimble ilave olarak, Trimble, askeri işgaller ve istilalar yoluyla demokrasi yaymaya soyunan Amerikan 'neo-konservatif' çemberiyle ilintili Henry Jackson toplumunun kıdemlı bir üyesidir.

        Bu topluluğun üyeleri arasında, Irak'taki ABD işgalini asıl başlatanları arasındaki Richard Perle ile neo-konservatif hareketin başlıca ideologu William Kristol da bulunmaktadır.

        Komisyonun diğer uluslararası gözlemcisi, emekli Kanada ordusu generallerinden, yakın zamana kadar askeri hukuk müşaviri Ken Watkin'in adı, Afganistan'daki Kanada güçlerinin onlarca tutukluyu Afgan hükümetinin güvenlik servislerine transfer ederek işkence edildikleri, bazılarının yargısız infazlara uğradıkları sansasyonel olayla ilişkilendirilmiştir. Watkin bu olayla ilgili olarak, askeri komutanlara verdiği tavsiyeler konusunda Kanada parlamentosunda ifade vermeyi kabul etmemiş, kendisiyle Kanada hükümeti arasında, imtiyazlı savcı ve müvekkil ilişkisini bulunduğunu öne sürmüştür.

        Bu davranış, Watkins'in, İsrail hükümetini güç durumda bırakacak gerçekleri açıklayabileceği veya buna hevesli olacağı konusunda olumlu işaretler vermiyor."

        Guş Şalom, uluslararası gözlemcileri, komisyon için bir "koşer sertifikası" olarak da değerlendirdi ve "Bu uluslararası gözlemcilerce komisyona verilen koşer sertifikasının, komisyonun kararlarının inandırıcılığına fazla katkı yapması beklenmiyor" değerlendirmesinde bulundu.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ