''Kendileri dindar değil, niye dindar gençlik istesinler"

BDP grup toplantısında konuşan Demirtaş, iktidara yüklendi. Anadilde eğitim ile ilgili uzlaşma istedi

13 Mart 2012 Salı, 14:58:58Güncelleme: 15:08:56
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
"Onlar kindar gençlik ve kindar devlet istiyorlar''- BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, anadilde eğitim, Kürtçe Sonra Oku

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ''Kendileri dindar değil, niye dindar gençlik istesinler? Onlar kindar gençlik ve kindar devlet istiyorlar'' dedi.

Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Esenyurt'ta yaşamını yitiren işçilere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Hükümetin, iş güvenliği konusunda kendisini ''sarsması'' gerektiğini belirten Demirtaş, ''Ölen 11 kişi işveren olsaydı, MüSİAD, TÜSİAD üyesi olsaydı, milletvekili olsaydı, hükümetin, Türkiye'nin tepkisi bu mu olurdu? Cebinizdeki para mı tepkinizin dozunu belirliyor? Bu kadar mı ahlaktan yoksun hale geldiniz? Orada yanarak ölen 11 kuzu bile olsaydı Türkiye bu konuyu tartışmalıydı ama AKP'nin gündeminde böyle bir şey yok. Çünkü onlar yoksullar, garibanlar'' diye konuştu.

Sivas davasının zamanaşımından düştüğünü anımsatan Demirtaş, ''Büyük devlet Sivas sanıklarını yakalayamamıştır. Bunun 10 yılı da AKP iktidarı döneminde geçmiştir'' dedi.

Bu karara isyanını haykırmak isteyen mağdur yakınlarının, dostlarının, milletvekillerinin; gazlarla, tazyikli sularla, coplarla ''işkenceye tabi tutulduğunu'' öne süren Demirtaş, bu olayların Başbakan'ın grup toplantısında ''demokrasi nutukları attığı dakikalarda meydana geldiğini'' söyledi.

Başbakan'dan ''Sivas'ın hesabını soracağız'' sözünü duymanın mümkün olmadığını belirten Demirtaş, ''Firari sanıkları yakalamaya gelince AKP süt dökmüş kedi gibidir'' dedi.

Demirtaş, Sivas davasında sanık yakınlarının avukatlığını yapanlardan bazılarının bugün AK Parti'den bakan, milletvekili, parti yöneticisi olduğunu öne sürdü.

Demirtaş, ''(Sivas'ı, Uludere'yi unutalım, aman AKP yıpranmasın). Ne kıymetliymiş bu AKP. Sizin için bu kadar kıymetliyse alın turşusunu kurun. Biz, halkın acılarının yanındayız'' diye konuştu.

Uludere olayının üzerinde üç ay geçtiğini, emri kimin verdiğinin hala bulunamadığını belirten Demirtaş, ''Emri veren belli neyi araştırıyorsunuz? Hep birlikte bu katliamı yaptınız. Günah keçisi arıyorlar kimse de üstlenmiyor'' dedi.

Demirtaş, özel yetkili mahkemeleri de eleştirerek, ''Asıl çete örgütlenmesi bunlardır'' görüşünü öne sürdü.

KOMİSYONDAKİ KAVGA

Eğitimi 12 yıla çıkaran teklife değinen Demirtaş, şunları kaydetti:

''Türkiye'nin bütün geleceğini etkileyecek konuyu, kaba kuvvetle, baskıyla, zorla Türkiye'nin gündeminden kaçırarak yasalaştırmaya çalışıyorlar. Mesele, bizim açımızdan eğitim sisteminin kaç yıl olacağı meselesi değil. Herkes kendi inancı doğrultusunda din eğitimi alsın. Çocuğunu dindar olarak yetiştirmek isteyen ailelere bu fırsat verilsin. Genel okullarda da sadece dinler tarihi, dinin ne olduğu bütün eşit bir şekilde arzu eden öğrenciler anlatılsın. Mesele bu kadar basit.

Ancak bunlar 80 yıldır verilen Kemalist eğitimi kendi ideolojik rotalarına çevirmek istiyor. İçeriği değişmedikçe 4 artık 4 olsa ne olur, 40 artı 40 olsa ne olur.

Toplumun gözünden bütün gerçekleri kaçırıyorsunuz. Bugün çocuklar okullarda bilimsel, objektif, hoşgörüyü, sevgiyi, saygıyı artıracak eğitim modeliyle mi, yoksa torna sistemiyle, ezberletilmiş yalan yanlış tarih, tek dile, tek inanca yönelik bir eğitimle mi yetiştiriyorlar?

Değişmesi gereken milli eğitim modelidir. Bütün kitap ve planıyla tümden değişmesi gerekiyor. Bu eğitim sisteminden özgür insan yetişmez.

'Dindar gençlik yetiştiriyoruz' meselesiyle gerçekler gözden kaçırılıyor. Muhalefet de buna bilerek veya bilmeyerek alet oluyor. Dindar gençlik yetiştirmeyeceklerini biliyoruz. Kendileri dindar değil, niye dindar gençlik istesinler? Onlar kindar gençlik ve kindar devlet istiyorlar.''

ANA DİL VAZGEÇİLMEZ
Demirtaş, Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasına yönelik açıklamaları anımsatarak, ''(Ana dilini git okulda 10 yaşından sonra öğren) demek faşizmdir'' dedi.

Ana dilin vazgeçilmez bir talep olduğunu belirten Demirtaş, ''Türkçe ortak değerdir. Resmi dildir. Herkes resmi dili öğrensin ama biz ana dilde eğitim istiyoruz'' diye konuştu. Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

''20 milyonluk bir nüfus Türkiye'de statüsüz yaşayacak, böyle bir şey olamaz. Kürtlerin bir coğrafyası, anavatanı vardır adı Kürdistan'dır. 20 milyonu Türkiye'de Ortadoğu'da 40 milyon nüfuslu Kürt halkı vardır. Anadili Kürtçe'dir.

Devlet, Kürtler ve Kürdistan ile hukukunu yeniden belirlemelidir. Artık eski teoriler iflas etmiştir. Birlikte yaşam ama nasıl bir hukukla? O eşitliği hangi hukukla sağlayacağız, onu tartışmanın zamanıdır. Bu tartışmadan kaçıp bunu kenarından kıyısından dolaşıp, seçimlik derslerle, elmalışeker dağıtarak halkı kandıracağım diye düşünenler aldanırlar. Geçti o dönemler. Artık bu işi eşit hukuk çerçevesinde çözebilmenin toplumsal zemini de desteği de vardır. İş, sadece medeni bir diyaloğa ve müzakereye kalmıştır. Burada da ısrarcığız. Bütün sorunların çözümünün en güçlü anahtarı diyalog ve müzakeredir. Bunun kapılarını açın, çözülmeyecek hiç bir sorun yoktur.''

 

AA