Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem "Bir genelkurmay başkanına bu yapılır mı?"

        İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki küçük salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hasan Iğsız, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, korgeneraller Mehmet Eröz ve İsmail Hakkı Pekin, Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, emekli Tuğamiral Alaettin Sevim, albaylar Sedat Özüer ve Ziya İlker Göktaş, emekli albaylar Dursun Çiçek, Fuat Selvi, Hulusi Gülbahar ve Cemal Gökçeoğlu, sivil memur Mehmet Bülent Sarıkahya, eski Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Deniz Yıldırım katıldı.

        Mahkeme heyeti tarafından duruşmadan men edilmesine karar verilen avukat Serdar Öztürk ise duruşmaya katılmazken, YAŞ kararıyla Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı'na atanan ve hakkında yakalama kararı bulunan Orgeneral Hüseyin Nusret Taşdeler ile kırmızı bülten ile aranmalarına karar verilen Tümgeneral Mustafa Bakıcı ve Bedrettin Dalan duruşmaya gelmedi.

        Duruşmada, ikinci ''Ergenekon'' davası kapsamında tutuklu yargılanan bu davanın tutuksuz sanığı Hasan Ataman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 4 tutuksuz sanık hazır bulundu.

        Tutuksuz sanıklardan Yarbay Altunay Şahin, savunmasında, ''Ergenekon terör örgütü''nün Deniz Kuvvetleri içerisinde etkisini artırması ve yayılması yönünde psikolojik harekat yönü ağır basan mail çalışmalarını yürüttükleri, bu faaliyetleri de halen örgüt yöneticiliğinden tutuklu bulunan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in emirleri doğrultusunda yerine getirdikleri iddiasını kabul etmedi.

        Perinçek'i hayatında hiç görmediğini ifade eden Şahin, kendilerinden sorumlu olduğu iddia edilen tutuksuz sanık Hasan Ataman Yıldırım'ı da ilk kez duruşmaya geldiğinde gördüğünü söyledi. Mersin'deki Donanım Destek Komutanlığı'nda birlik komutanı olarak çalıştığını belirten Şahin, duruşmalardan vareste tutularak beraatına karar verilmesini istedi.

        BAŞBUĞ'UN AİLE DOSTU FENALIK GEÇİRDİ

        Duruşmada Şahin'in daha önce alınan ifadeleri okunduğu sırada, izleyiciler arasında bulunan İlker Başbuğ'un aile dostu olduğu belirtilen Tamer Tunca adlı bir kişi fenalık geçirdi. Bunun üzerine mahkeme heyeti duruşmaya ara verirken, Tunca'ya duruşma salonunda izleyiciler arasında bulunan bir doktor ilk müdahaleyi yaptı. Kendine gelen Tunca'nın yerde yatarken, ''Paşa çıkacak. Bir genelkurmay başkanına bu yapılır mı? Bu mahkemeler özür dileyecekler. Utansınlar ayıp'' dediği duyuldu.

        Daha sonra ambulansa alınan Tunca, sağlık ekipleri tarafından yapılan müdahalenin ardından bir süre kontrol altına tutuldu. Bu arada, İlker Başbuğ'un da Tunca'nın fenalaşması üzerine üzüldüğü ve duygulandığı görüldü.

        Öte yandan, Şahin'in savunmasını bitirmesinin ardından dava kapsamında yargılanan sanıkların savunmaları da tamamlanmış oldu. Daha sonra devam edilen duruşmada Şahin'in daha önce alınan ifadeleri okunuyor.

        DURSUN ÇİÇEK:GENELKURMAY BAŞKANINI TERÖR ÖRGÜTÜ YÖNETİCİSİ OLARAK GÖSTEREMEZSİNİZ

        İnternet Andıcı Davası'nın tutuklu sanığı emekli Albay Dursun Çiçek, emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un yargılanmasınada değinerek "Devletin genelkurmay başkanını terör örgütü yöneticisi olarak gösteremezsiniz. Bu ülkenin çivisi çıkar o zaman. 'Kağıt parçası' dedi diye Genelkurmay Başkanı'nı yargılamak hukuksuzluktur" dedi. Çiçek, "Ben kimseye (internet andıcı) arz etmedim. Ancak Başbuğ'a evrak olarak çıktığını biliyorum. Şifai arz olmadı" diye konuştu.

        İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İnternet Andıcı Davası'nın 59. Duruşması'nda Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, birleşen İlker Başbuğ hakkındaki dosya ile ilgili sanıklara söz verdi. Söz alan Dursun Çiçek, mahkemeye bugüne kadar 133 dilekçe ve 702 talepte bulunduğunu söyleyerek, "Bunlarla ilgili bir işlem yapılmadı" dedi. Dava konusu internet andıcını paraflayan komutanların 8-10 aydır tutuklu olduğunu söyleyen Dursun Çiçek, "Bunların günahı ne. Parafı olanların andıca fiili katkısı bulunmuyor. Lütfen bunları bırakın. Biz burada nöbet tutmaya devam edeceğiz" dedi.

        "ANNEMİN AK SÜTÜ KADAR MASUMUM"

        Yüksek sesle konuşmasına devam eden Dursun Çiçek, "2 yıldır tutukluyum. Annemin ak sütü kadar masumun. 35 yıldır askeriyede görev yaptım. Cezaevinde emekli oldum. Annemin cenazesine cezaevinden katıldım" diye konuştu. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese de sakin olması konusunda sanık Dursun Çiçek'i uyararak, "Annenizin acısını paylaşıyorum. Ancak ortamı germeyin" dedi. Dursun Çiçek de bu sözler üzerine "Biz de insanız sayın başkan biz de geriliyoruz" diye cevap verdi. Dursun Çiçek, emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un yargılanmasına da değinerek "Devletin Genelkurmay Başkanı'nı terör örgütü yöneticisi olarak gösteremezsiniz. Bu ülkenin çivisi çıkar o zaman. 'Kağıt parçası' dedi diye genelkurmay başkanını yargılamak hukuksuzluktur" dedi.

        Başkan Özese bu sözler üzerine Dursun Çiçek'i ikinci kez sakin olması konusunda uyarıda bulundu. Sanık olarak yargılanan askerlerin atamayla görevlendirildiğini anlatan sanık Dursun Çiçek, "Atamayla örgüt üyesi olur mu sayın başkan. Atamayla örgüt üyesi olursa o zaman burada örgüt yoktur" şeklinde konuştu. Suç işlemeyi düşünmediğini, ancak bu durum karşısında isyan ettiğini dile getiren Dursun Çiçek, davada masum insanların yargılandığını söyledi. Bu arada İlker Başbuğ duruşmaya izleyici olarak gelen emekli Oramiral Eşref Uğur Yiğit ile duruşmaya verilen arada bir süre sohbet etti.

        "BAŞBUĞ'A EVRAK ÇIKTIĞINI BİLİYORUM"

        Savunmasının ardından çapraz sorgusu yapılan Dursun Çiçek, savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in soruları üzerine andıçtaki hukuki sorumluluğun Bilgi Destek Şubesi'ne ait olduğunu söyledi. Savcı Mahmet Ali Pekgüzel "Andıcı İlker Başbuğ'a siz mi arz ettiniz?" diye sordu. Çiçek, "Ben kimseye arz etmedim. Ancak Başbuğ'a evrak olarak çıktığını biliyorum. Şifai arz olmadı" diye cevap verdi. Pekgüzel'in "Başbuğ andıcın hazırlanması için size, Hasan Iğsız'a, Mehmet Eröz'e vb. direkt bir talimatı oldu mu?" şeklindeki soruna Çiçek, Başbuğ'un kendisine emir vermediğini, diğer komutanlara da verdiğini duymadığını söyledi. Çiçek, kırmızı bülten ile aranmasına karar verilen Tümgeneral Mustafa Bakıcı'nın andıcın hazırlanması için kendisine sözlü emir verdiğini söyleyerek, daha sonra bunu yazılı hale getirdiklerini anlattı. Mahkeme heyeti duruşmayı yarına erteledi.

        AJANSLAR

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ