KCK iddianamesi kabul edildi
193 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame 2400 sayfadan oluşuyor
PKK terör örgütünün şehir yapılanması KCK'ya yönelik yürütülen soruşturma sonucu Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Belge Yayınları yetkilisi Ragıp Zarakolu'nun da aralarında bulunduğu 147'si tutuklu 193 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, özel yetkili İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
Mahkeme heyeti, özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Adnan Çimen'in, PKK terör örgütünün şehir yapılanması KCK'ya yönelik hazırladığı ve 19 Mart'ta mahkemeye gönderdiği 2 bin 400 sayfalık iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.
#video#59462#Video için tıklayınız...#
Özel yetkili İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, bu inceleme sonucu Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Belge Yayınları yetkilisi Ragıp Zarakolu'nun da aralarında bulunduğu 147'si tutuklu 193 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti.
DURUŞMALAR SİLİVRİ DE GÖRÜLECEK
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen terör örgütü KCK'ya yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan 2 bin 400 sayfalık iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.
Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Adnan Çimen tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında KCK'nın yönetim kadrosunda bulunan kişiler ile akademik kadrosunda bulunduğu iddia edilen Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu'nun da bulunduğu 147'si tutuklu 193 sanık yer alıyor. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, yayıncı Ragıp Zarakolu "terör örgütüne yardım ve yataklık etmek", Büşra Ersanlı ise "örgüt yöneticisi olmakla" suçlanıyor.
Terör örgütü KCK'nın İstanbul'daki üst yönetiminin anlatıldığı iddianamede, örgütün Murat Karayılan'dan sonra gelen üst düzey yöneticileri Ali Durç ve Kudbettin Yazbaşı da sanıklar arasında yer alıyor. İddianamede bir numaralı şüpheli olarak yer alan Yazbaşı tutuklu şüpheliler arasında bulunurken, örgütün üst düzey yöneticilerinden Ali Durç ise firari şüpheli olarak yer alıyor.
5 GİZLİ TANIK
5 gizli tanığın ifadesine yer verilen 2 bin 400 sayfalık iddianamede, terör örgütü KCK'nın İstanbul'daki yönetim kadrosunun yer aldığı seçim sürecindeki molotoflu eylemler anlatılıyor. PKK terör örgütünün kuruluşu, yapısı, örgüt adına gerçekleştirilen eylemlerin anlatıldığı iddianamede, PKK'nın şehir yapılanması olan KCK'nın tanımı, KCK sözleşmesi, toplantılar ve "Siyaset Akademisi"ne yer verildiği öğrenildi.
İddianamede Siyaset Akademi'de verilen dersler ve içeriklerine de yer verilirken, Prof. Dr. Ersanlı'nın da ders verdiği akademinin "PKK'nın şehirdeki ideolojik eğitim merkezi" olarak kabul edildiği belirtildi.
İddianamede, akademide eğitim alanların örgütün dağ kadrosuna katılarak askeri eğitim gördükleri, dağ kadrosuna katılmayanların ise şehirdeki yapılanmada örgütsel faaliyetlerine devam ettikleri iddia edildi. Örgüt tarafından gerçekleştirilen protesto gösterilerine de yer verilen iddianamede, Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçilen Hatip Dicle'nin Yüksek Seçim Kurulu tarafından milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından gerçekleştirilen eylemler de anlatılıyor.
İddianamede eş zamanlı araç kundaklama eylemleri gibi organize şekilde gerçekleştirilen gösterilerin de anlatıldığı öğrenildi.
İddianameyi kabul eden İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmanın ne zaman görüleceğine ilişkin tarihi belirlemezken, duruşmaların Silivri Cezaevi Kampüsü'nde yer alan ve Balyoz davasının da görüldüğü büyük salonda yapılacağı öğrenildi.
BÜŞRA ERSANLI'YA SUÇLAMALAR
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oy birliği ile kabul edilen 2400 sayfalık iddianamede Prof. Büşra Ersanlı 128. sırada sanık olarak yer aldı. İddianamede Ersanlı'nın PKK/KCK terör örgütünün içerisinde faaliyet yürüttüğü, PKK/KCK terör örgütünün dağ kamplarındaki silahlı militanlarına verilen örgütsel eğitimin benzerinin şehir merkezlerinde açılan Siyaset Akademileri'nde verdiği belirtildi.
Terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması KCK'ya yönelik hazırlanan ilk iddianame İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oy birliği ile kabul edildi. Savcı Adnan Çimen tarafından hazırlanan iddianamede Prof. Büşra Ersanlı ve yayıncı Ragıp Zarakolu'nun aralarında bulunduğu 147'si tutuklu 193 sanık yer alıyor.
ERSANLI 128. SIRADA SANIK
2400 sayfalık iddianamede Prof. Büşra Ersanlı 128. sırada sanık olarak yer aldı. Ersanlı'nın PKK/KCK terör örgütünün içerisinde faaliyet yürüttüğünün belirtildiği iddianemede, Ersanlı hakkında, "Bu kapsamda PKK/KCK terör örgütünün dağ kamplarındaki silahlı militanlarına verilen örgütsel eğitimin benzerinin şehir merkezlerinde Barış ve Demokrasi Partisi tarafından açılan Siyaset Akademilerinde verildiği, şüpheli Emine Büşra'nın Türkiye'deki bütün Siyaset Akademilerinin kuruluş ve işleyişinde görev alarak söz konusu akademilerin organizasyonunu sağladığı, ders verecek öğretim görevlileri temin ettiği gibi okutulacak kitaplara ilişkin olarak da yoğun gayret içerisinde olduğu" iddiaları yer aldı.
MİLİTANLARA VERİLEN EĞİTİME PARALEL EĞİTİM VERDİ
Ersanlı'nın telefon görüşmelerinin yer verildiği iddianamede, Ersanlı'nın terör örgütü PKK/KCK'nın dağ kadrosundaki militanlarına verilen eğitime paralel eğitim veren Siyaset Akademisi'nde ders verdiği vurgulandı.
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BASIN AYAĞI İLE YOĞUN DİYALOG İÇİNDE
Ersanlı'nın terör örgütünün güdümünde yayın yapan ROJ TV'de röportaj yapmak üzere teklif aldığının belirtildiği iddianamede şöyle denildi; "Şüphelinin ROJ TV'nin Brüksel'den arayan elemanı Baki Gül ile daha önceye dayalı bir tanışıklığı olduğunun anlaşıldığı, yukarıda Gülten Çatalbay ile şüpheli arasındaki irtibat bu görüşmeyle birlikte değerlendirildiğinde şüpheli Emine Büşra'nın terör örgütünün şehir merkezindeki militanları ve basın yayın organındaki elemanlarıyla yoğun bir diyalog halinde olduğu anlaşılmıştır. Şüphelinin Barış ve Demokrasi Partisinin 12 Haziran 2011 Milletvekilliği Genel Seçimi çalışmalarında fiilen görev aldığı ve bu partinin Bağımsız Milletvekilleri adı altında seçime giren adaylarının propagandasını üstlendiği, yapılan bu faaliyetin herhangi bir röportaj talebine bir öğretim görevlisinin vereceği cevap olarak değerlendirilemeyeceği, çünkü şüphelinin ROJ TV deki canlı yayına katılamaması dolayısıyla başka şahısların katılması için yoğun faaliyet yürüttüğü, ayrıca onlara hangi hususu işleyeceklerini de dikte ettiği belirlenmiştir."
KCK İDDİANAMESİ: ZARAKOLU İSTEYEREK ÖRGÜTE YARDIM ETMİŞTİR
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen KCK iddianamesinde; yayımcı Ragıp Zarakolu'nun terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer almamakla birlikte bilerek ve isteyerek terör örgütüne yardım ettiği anlatıldı. Şüphelinin konumu gereği akademinin terör örgütünün eğitim yuvası olduğunu algılamamasının akıl ve mantıkla çeliştiği kaydedildi.
İddianamede, Zarakolu'nun KCK terör örgütünün şehir merkezindeki yapılanmalarına ve dağ kadrosuna eleman yetiştirme merkezi gibi işlev gören siyaset akademisinde ders verdiği anlatıldı. Bu faaliyetin yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak görülemeyeceği kaydedilen iddianamede, sınıflarda ve koridorlarda terör örgütünün ölen ve halen yaşayan militanlarına ilişkin fotoğraflar ve örgütün elebaşısı Abdullah Öcalan'ın posterleri bulunduğu ifade edildi. Aynı zamanda sözde birleşik bağımsız Kürdistan'a ilişkin bayrak asılı olduğu vurgulanan iddianamede böyle bir mekanın normal bir eğitim yuvası gibi kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Türkiye ve dünyadaki gelişmelerden konumu gereği haberdar olan ve aynı zamanda araştırmacı-yazar olan şüphelinin, gerek verilen dersler ve gerekse belirtilen unsurlardan dolayı söz konusu yerin terör örgütünün eğitim yuvası olduğunu algılamamasının akıl ve mantık kurallarıyla çeliştiği belirtildi.
İddianamede, "Gizli tanık ve şüphelilerin ifadelerinde derslerin terör örgütünün ideolojik eğitimi şeklinde verildiği, eğitim programının Kuzey Irak'ta bulunan kamplardan farklı olmadığı, derslerde örgüt lideri hükümlü Öcalan'ın haftalık görüşme notlarının ve örgüt yöneticilerinden Karayılan'ın notlarının okunduğu beyanı karşısında, şüpheli Ragıp Zarakolu gibi araştırmacı bir şahsın yapılan yasa dışı faaliyetlerden haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, yapılan faaliyet her ne kadar ders vermek gibi insani ve masum bir faaliyet olarak gözükse de, bu eylemin terör örgütünün eleman ve lojistik ihtiyacını karşıladığı." denildi.
Bu duruma örnek gösterilen iddianamede, "Herhangi bir şahsın bayiden bir cep telefon alması ya da evinde tamiratta kullanmak üzere çivi alması normal ve insani bir ihtiyaç giderme gibi görülse de terör örgütünün sık sık yaptığı üzere, cep telefonuyla uzaktan aktif hale getirilen ve çivilerle etkisi arttırılmış bir patlayıcı hazırlamak için herhangi bir şahsın telefon ya da çivi alırken yakalanması halinde suçun icrasına iştirak ettiğini kabul etmek gerektiğinin her türlü izahtan vareste olduğu, şüphelinin terör örgütüne katkısının da aynen bu örnekte ki gibi olduğu, Ragıp Zarakolu'nun terör örgütünün dağ kadrosuna silahlı militan ve şehir merkezlerindeki hücrelerine eleman yetiştirilmesine katkıda bulunduğu." denildi.
Şüphelinin siyaset akademilerine bir katkısının da tam anlamıyla terör yuvası olan bu kurumları legalleştirme şeklinde olduğu anlatılan iddianamede, Zarakolu'nun bu kurumlarda eğitim faaliyetine iştirak etmesinin terör örgütü ve onun uzantıları tarafından lehte propaganda amacıyla kullanıldığı belirtildi. Şüphelinin dünya kamuoyunda ki imajı nedeniyle iştirak ettiği bir faaliyetin terörle ilgisinin olamayacağı tezinin ileri sürüldüğü ifade edilen iddianamede bu akademilerin terör örgütünün Kuzey Irak'ta ki Metina kampından mekan farklılığı dışında bir farklılığının bulunmadığı söylendi.