Göktürk-2 uzaya fırlatıldı

İlk yerli keşif uydusu 18.12'de uzaya ateşlendi.

18 Aralık 2012 Salı, 18:16:59Güncelleme: 19 Aralık 2012 Çarşamba, 09:37:59
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Göktürk 2 Sonra Oku

HABERTURK.COM

Türkiye'nin yüksek çözünürlüklü ilk milli keşif uydusu Göktürk 2, Çin'deki Jiuquan Fırlatma Üssü'nden uzaya gönderildi. Uydu, 686 kilometre yükseklikteki yörüngesine ulaştı.

Göktürk-2'den ilk sinyalin saat 19.39'da Norveç Trömso'dan alındığı bildirildi.

19 Aralık'ta uzaya gönderilmesi planlanan Göktürk-2, Çin'deki olumsuz hava şartlarından dolayı uzay yolculuğuna bir gün önce çıktı.

Savunma ve kalkınma alanlarında önemli ihtiyaçlara cevap verecek uydu, dünyadan 686 kilometre yükseklikte konumlanacak.

 Video için tıklayınız...

Göktürk 2 uydusunun fırlatışını izleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir konuşma yaptı.

Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: Bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bugün uzaya gönderdiğimiz Göktürk 2 uydusu, daha önce gönderdiğimiz Rasat'tan daha geniş ve ayrıntılı olarak keşif yapacaktır. Ormanlarımızı, sahillerimizi,  deniz kirliliklerini, kentsel gelişimi, kaçak yapılaşmayı Göktürk 2 uydusuyla daha kolay takip edebileceğiz. Aynı zamanda orman yangınlarını, heyelanları, su baskınlarını bu uydumuz sayesinde tespit edebileceğiz. En önemlisi TSK'nın keşif ve gözetleme ihtiyacını bu uydumuzla çok daha net bir şekilde karşılamış olacağız. Bugün Türkiye ve milletimiz için tarihi bir anı hep birlikte yaşıyoruz. Şu anda kendi uydusunu imal eden 25 ülkeden biri konumuna yükseliyoruz. İnşallah TÜBİTAK'ın, TUSAŞ'ın diğer kurumlarımızın yapacağı çalışmalarla kendi fırlatma üssüne sahip olacağız. Bugün uzaya gönderdiğimiz uydu azmin ve özgüvenin Türkiye'yi nerelere götürebileceğinin bir göstergesidir.

HAYALİ PROJEYE DÖNÜŞTÜRDÜK

Bir hayal kurduk, o hayali plana ve projeye dönüştürdük. Bugün o hayali gerçeğe dönüştürmüş olduk. İstiklal şairimizin bir ifadesi çok anlamlı. "Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak, alçak bir ölüm varsa budur ancak. Yeis öyle bir bataklıktır ki, düşersen boğulursun, ümide sarıl sımsıkı seyret ne olursun". Biz yetiştirdiğimiz öğrencilere, çocuklarımıza böyle bir ufku ve vizyonu vermek zorundayız. Yıllar yılı biz diğer medeniyetler karşısında maalesef ezik nesiller yetiştirmek istendi. İthal her ürüne hayranlıkla bakan ama 'ben bunu daha iyi yaparım' demeyen, diyemeyen nesiller yetiştirilmek istendi. Son 50 yılda dünyada her alanda çok büyük değişimler, ilerlemeler kaydedilirken bizde başta üniversiteler olmak üzere faydasız ve boş tartışmalarla kamuoyu meşgul edildi. Biz geleceğe odaklandık. Milletçe 75 milyon 20023 hedeflerine inandık. Kararlı adımlarla bu hedefe ilerliyoruz. Son 10 yılda yakaladığımız bu ivmeyi sürekli yükselteceğiz.

10 yıl önce hayali bile mümkün değilken bugün insansız hava uçaklarımızı, kendi tanklarımızı, helikopterlerimizi, uçaklarımızı üreten bir ülke konumuna yükseldik. Bundan sonra hiçbir hedef hayal olamaz. Allah'ın izni ile geriden ışıl ışıl, azimli ve özgüveni yüksek gençler geliyor. Onlar çok daha iyilerini yapacaktır. Bugün gençlerimize bu özgüveni vermenin iftiharını yaşıyoruz. Bu gururu yaşamamıza vesile olan bilim insanlarımıza, mühendislerimize, şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.