Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika Ekmeleddin İhsanoğlu: "Bu adil bir yarış değil" Ekmeleddin İhsanoğlu'ndan Başbakan Erdoğan'a eleştiri Ekmeleddin İhsanoğlu | Son dakika haberleri

        Nihal AŞKIN /AHT

        Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık'tan istifa etmeden adaylık yarışına girmesini eleştirdi.

        İhsanoğlu, "Bu adil bir yarış değil. Eşit olmayan şartlarda yarıştığımızı biliyorum. Onun farkındayız ama bunların hepsinden büyük hakkın iradesi, halkın iradesi var. Cenab-ı Allah bizim muidimiz olacaktır" dedi.

        Başbakan Erdoğan'ın "Biz yolların yapımına Cumhurbaşkanı olarak da devam edeceğiz. Bunlar monşer, bunların olmaz" şeklindeki sözlerine de yanıt veren İhsanoğlu, "Karışmak başka, yol göstermek başka. Ben karışmam, teşvik eder, yol gösteririm" dedi. İhsanoğlu, halkın değişim istediğini, kutuplaşma ve cepheleşmeden bıktığını, korku ve endişe içinde olduğunu ve herkesi kucaklayan bir Cumhurbaşkanı beklediğini söyledi.

        Muhalefetin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Aydın ziyareti öncesi İzmir Adnan Menderes Havaalanı'nda basın mesuplarına açıklamalarda bulundu. Havalimanına eşi Füsun İhsanoğlu ile birlikte gelen Ekmeleddin İhsanoğlu, açıklamasının ardından, medya kuruluşlarının yazı işleri müdürleri ve temsilcileriyle toplantı yaparak soruları yanıtladı.

        "BEN KARIŞMAM, TEŞVİK EDERİM"

        Başbakan Erdoğan'ın "Bunlar monşer" diye hitap ettiği Ekmeleddin İhsanoğlu, Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilse de yolların, viyadüklerin yapımına karışacağı yönündeki açıklamalarına yanıt verdi. İhsanoğlu, "Ben karışmam teşvik ederim, ben yol gösteririm. Doğru yapılması gereken herşeye destek veririm. Bunların içinde bayındırlık projeleri de olur, sağlık hizmetleri de olur, eğtim hizmetleri de olur. Bu konuda Cumhurbaşkanı'nın görevi kolaylaştırıcıdır, yardımcı olmaktır. Cumhurbaşkanı elbette ilgilenecektir, ama kendi görev ve yetkileri ölçüsünde ilgilenecektir. Başkasının görev ve yetkilerinin üzerine atlayarak olmaz. Karışmak başka, destek olmak başka, yol göstermek başka" dedi. Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri konusunda tartışmalar olduğu ve Başkanlık sistemininin hakim kılınmak istendiği yönündeki sorular üzerine de İhsanoğlu, "Sizin sisteminiz, Anayasa rejiminiz Anayasa'da mevcuttur. Siz bunu teklif edebilirsiniz. Bunun savunmasını yapabilirsiniz. Bu da siyasi partilerin hakkıdır. Ama, TBMM bu konuda Anayasa tekliflerini kabul ederse bunu uygularsanız. Şimdiye kadar meclisimiz böyle bir şeyi kabul etmediğine göre neye göre amel edeceğiz. Elbette ki mevcut anayasaya göre hareket edeceğiz. Şimdi siz mevcut anayasaya göre görevi kabul edeceksiniz, görevi üstleneceksiniz, Anayasa'yı koruyacağınıza dair ant içeceksiniz. Ondan sonra farklı bir Anayasanın savunmasını yaparsanız olmaz. Böyle bir Anayasa tadilatı yapılmadığı müddetçe bizim hareket noktamız meşruiyet bazımız mevcut anayasadır" dedi.

        ADİL BİR YARIŞ DEĞİL

        Başbakan Erdoğan'ın adaylığı süresince Başbakanlıktan istifa etmeyeceği yönündeki açıklaması hakkında ise İhsanoğlu, "Bu yarış adil bir yarış değil. Bu adaylık herkesin hakkıdır. Türkiye'de bu adaylığa, bu makama layık olan çok insan vardır. Milletimiz çok bilinçli, çok dikkatli ve kararını doğru bir şekilde hep vermiştir, hep verecektir" dedi.

        Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde eşit olmayan ve orantısız şartlarda yarıştıklarını kaydeden İhsanoğlu, şöyle konuştu:

        "Halkın gösterdiği ilgi ve alaka bizim en büyük teminatımızdır. Diyorlar ki, 'Sizde devlet imkanları yok, uçaklar yok, helikopter yok. Devletin bütün gücü ve partiyi destekleyen çevrelerin gücü yok sizde.' Doğrudur yoktur. Eşitsiz şartlarda yarıştığımızı biliyoruz. Orantısız, ölçüsüz farklar var. Onun farkındayız. Ama bunların hepsinden büyük hakkın iradesi, halkın iradesi var. Cenab-ı Allah bizim muidimiz olacaktır. Türkiye buna benzer çok şey görmüştür. Rahmetli Turgut Özal yola çıktığı zaman devlet kendisinin karşısında bir hazırlık yapmıştı. O günkü hükümet program kurmuştu. O günkü muktedirler bir plan yapmıştı, isimler koymuştu. Hükümet başkanı şu olacak, şu bakan olacak böyle bir senaryo yapılmıştı bir yerlerde. Bu uygulanacaktı ama halk ne yaptı, halk Turgut Özal'ı, bir bürokratı getirdi, devletin, hükümetin başına koydu. Türkiye'de bugün eğer ekonomi gelişiyorsa, turizm, tarım, dış ticaret gelişiyorsa rahmetli Turgut Bey'in yaptığı reformlarla olmuştur. Turgut Bey de nasıl gelmiştir, hakkın desteğiyle, halkın desteğiyle gelmiştir. Biz de inşallah hakkın desteği ile hakkın rızasıyla ve halkın desteği ile geleceğiz."

        HALK KUTUPLAŞMADAN BIKMIŞ

        Aydın ve Ege ziyaretlerinde de halkla geniş çaplı temaslarda bulunacaklarını ve bu zamana kadar gördükleri ilgiden memnun olduklarını ifade eden İhsanoğlu, "Halkımızla sıcak teması sağlayacağız. Bu sıcak teması Orta Anadolu'da yaptık, Karadeniz'de yaptık, İstanbul'da yaptık ve gördük ki gerçekten halkta çok büyük ilgi var. Halk değişim istiyor, halk herkesi kucaklayan Cumhurbaşkanı istiyor. Halk ötekileşmeden, zıtlaşmaktan, cepheleşmek ve kutuplaşmaktan bıkmış. Korku ve endişe içerisindedir. Ege'ye gelmek Türk demokrasisi bakımından önemli bir ziyarettir. Özellikle Aydın'da Türkiye'nin demokratik süreci başlamıştır. 'Yeter söz milletin' sözünün sahipleri bu bölgeden yetişmişlerdir. O bakımdan buradan başlamak bizim için bir hayır vesilesi olacaktır ve uğurlu bir başlangıç olacaktır" dedi.

        "ŞÜPHESİZ EVET"

        Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada yaşanan sorunlar hakkında farklı bir yol haritasının olup olmadığına yönelik soruya ise İhsanoğlu "Şüphesiz evet" yanıtını verdi. Türkiye'nin güneyindeki tüm ülkelerin Osmanlı Devleti'nden doğduğunu, ancak bir tek Türkiye'nin sınırlarının milli mücadele ve kanla çizildiğini belirten İhsanoğlu, diğer devletlerin sınırlarının masa başında çizildiğini söyledi. Bu devletlerin kurulduğu günden itibaren rahat bir zemin üzerine oturmadığını, demokrasiden uzak olduklarını ve dikta ile idare edildiklerini kaydeden İhsanoğlu, sonuçta bu patlamaların doğal olduğunu söyledi. Türkiye'nin bu patlamaları iyi okuması gerektiğini kaydeden İhsanoğlu, "Bu devletlerle nasıl diyalog kuracağımızı, bu problemleri nasıl çözeceğimiz bizim milli menfaatlerimizin ne olduğunu doğru tespit etmemiz lazım. Ama aynı zamanda haklı davaların yanında olacağız. Ortadoğu'daki haklı dava Filistin davasıdır. Bunları çok iyi biliyorsanız ve kendinizden eminseniz dış politika üslubu ile bunu yaparsanız, yani her telefon görüşmesi bittikten sonra basına bilgileri sızdırıp kahramanlık veya büyük şampiyonluk tezahürlerine girmeden, uzun nefesli sessiz diplomasi ve netice alıcı adımlar atarsanız çözersiniz. Bunlar çözülmeyecek işler değildir. Siz birinci derecede kendi milli menfaatlerinizi koruyacaksınız" dedi.

        "KEM SÖZLERE KULAK ASMIYORUM"

        İslam İşbirliği Teşkilatı'nın tek Türk Başkanı olarak yaptığı çalışmalardan da bahseden İhsanoğlu, dini teşkilatta çalışması nedeniyle yapılan kötü eleştirelere kulak asmadığını söyledi. Dini bir teşkilat olan İslam İşbirliği Teşkilatı'nın diğer alanlarda pek çok çalışması olduğuna dikkat çeken İhsanoğlu, 57 üyeli bu teşkilatın KKTC'ye yönelik ambargonun delinmesi, İslam ülkelerine birçok hastane, yol, eğitim gibi tesislerin kazandırılması, tarıma dayalı sanayinin kurulması, Türkiye'nin Güvenlik Konseyi üyesi olmasına katkısı gibi birçok hizmeti bulunduğunu kaydetti. İhsanoğlu, "Zihinlerdeki dini meseleler tamamen yanlıştır. Bunun iki kaynağı var. Bir bu konuları karşı klasik bir reaksiyon var. Bir de maalesef benim bu başarılarımı yücelten, onu sanki başkasının başarısıymış gibi gösteren belirli kesimin tersine dönüp bu başarıları kötüleyerek bu kötüleme hareketine kulak asmıyorum. Çünkü kem söz sahibine aittir" dedi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ