ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

 Modellik kariyerinden, önce sinemaya sonra da tasarım dünyasına geçen Elizabeth Hurley, 40'lı yaşlara eskimeyen güzelliğiyle meydan okuyor. Hurley'nin dünyasını merak ediyorsanız, işte yıldızın Madam Figaro dergisinin bu ayki sayısında yayınlanan röportajında bazı bölümler.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

MODA: İnsanın güzel görünmek için kullanabileceği muhteşem bir araç. Her zaman insanın ruhunu okşayacak bir özelliği vardır. Alışverişi, alışveriş yapmayı çok heyecan verici buluyorum.

YAZ: Bana seksi, tembel günleri çağrıştırıyor. Ayrıca güzel giysiler içinde kızlar, dışarıda oynayan çocuklar... Ben de güvertede üzerimde bikinimle uzanıyor ve kitap okuyorum. Gerçek mutluluk!

EVLİLİK: Şu ana kadar harika. Evlenmek için çok uzun süre bekledim, bu nedenle güzel olsa iyi olur!

TATİL: Çok fazla tatile çıkmıyorum. Bu nedenle gittiğim tatillerin özel ve değerli olmasına dikkat ediyorum. Tatilde, gerçekten "kapanabileceğim" yerleri severim, mesela Maldivler. Gerçi oraya gitmek için uçaktan nefret etsem de...

AŞK: En önemli şey. Onsuz yaşamın bir anlamı olmazdı.

ELTON JOHN: Dünyadaki en iyi ve komik adamlardan biri. Düğünümde beni damada o teslim etti ve muhteşem bir konuşma yaptı.

ELIZABETH HURLEY BEACH: Benim tutkum. İşimi seviyorum ve kadınlar benim tasarımlarımı giymek istediklerinde çok heyecanlanıyorum.

HUGH GRANT: En iyi arkadaşım.

ŞEYTAN: "Bedazzled" filminde şeytan rolünde olmak müthişti. Oyunculuk gerektirmiyordu!

GELECEK: Geleceği merakla bekliyorum. Oğlumun büyüdüğünü görmek büyüleyici olacak.

DANS ETMEK: Dans etmeyi seviyorum. Düğünümde, kız arkadaşlarım ve ben eşimin ve diğer bütün misafirlerin önünde süper bir dans performansı sergiledik. Bu, çok heyecan verici bir sahneydi çünkü hepimiz göbeğimizi açıkta bırakan tişörtler ve mini etekler giyiyorduk. Neyse ki bunun altından iyi bir şekilde kalktık. Harika bir geceydi.

SİNEMA: Sinemaya, nadiren gidiyorum. Bunun için gerçekten zamanım yok. Bütün zamanımı eşimle ya da çalışarak geçiriyorum. Bir gün, kaçırdığım bütün filmleri izleme fırsatı bulacağım.

ANNE OLMAK: Anne olmaya aşığım. Bir çocuğa daha sahip olmak için çıldırıyorum.

MAKYAJ: Eğer evden makyaj yapmadan çıkmak zorunda kalırsam kendimi çok sefil hissediyorum. Vazgeçilmezlerim arasında göz kalemi, dudak parlatıcı ve allık geliyor. Gün içinde düzenli olarak makyajımı tazeliyorum.

İNGİLTERE: Hamile kalıp da İngiltere'ye ailemin yanına dönmeye karar vermeden önce Amerika'da yaşıyordum. İngiltere'de şehir dışındaki çiftliğimi seviyorum. Ancak Londra'yı fazla sevmiyorum. Çok kirli ve gürültülü. Sükuneti özlüyorum.

GÜZELLİK SIRLARI: Bence güzelliğin en büyük sırrı mutlu olmak. Ardından iyi bir uyku ve nemlendirici. Ve tabii alkol almamak.

İSTANBUL: Eşim beni birkaç yıl önce doğum günü hediyesi olarak İstanbul'a getirdi. Fazlasıyla Türk lokumu yedim ve dönüşte uçakta kendimi gerçekten hasta hissettim.

NİHAT ODABAŞI: İşte bu fotoğrafları Nihat Odabaşı çekti. Onun harika biri olduğunu düşünüyorum. Birlikte çok iş yaptık. Aynı zamanda çılgın olmasına rağmen!

KIRMIZI: Muhteşem bir renk ve bana çok yakışıyor. Kırmızıyı çok giyiyorum.

TASARIM YAPMAK: Plaj koleksiyonumu tasarlamayı çok seviyorum. Saatlerce sahildeki kadınları izliyorum onlara en çok ne yakışır diye. Birçok kadın kalçalarını ve karınlarını saklamak istiyor, bu nedenle hem seksi görünen hem istenen yerleri kapatan tunik, kaftan ve saronglara konsantre oluyorum.

BABA: Arun, Damian için harika bir baba. Onların bu kadar yakın olmalarını çok seviyorum.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000