Jazzlı Sözlü Muhabbetler 25 Nisan’da Living Room’da!

14.04.2018 - 00:24 | Güncelleme:

Aşk acınızı anlatıp rahatlayabileceğiniz bir itiraf gecesine hazır mısınız? Jazzlı Sözlü Muhabbetler, doğaçlama caz müziği eşliğinde itiraflarınızdan caz ve blues formunda şarkılar yaratıyor

Doğaçlama caz gecesini izlemek üzere Kadıköy’de Living Room’dayız. İnsanlar yerlerini alıyor. Öğrenciler, arkadaşlarıyla gelenler, daha önce izleyip eğlencenin başlamasını bekleyenler. Masalarda kalemler ve kâğıtlar... 6 kişilik orkestra sahnedeki yerini alıyor. Yüksek enerjisiyle “Hoşgeldiniz” konuşması yapan oyuncu Ceyda Yücesan, “Bize ne kadar laf atarsanız o kadar eğleniriz” diyerek herkesten gecenin keyfini çıkarmasını istiyor. O sırada müzik başlıyor. Trompette Altar Büyüköner, gitarda Barış Karasapan, bas gitarda Gökmen Eriş, perküsyonda Cenk Güçbilmez ve vokalde Gökhan Eriş... Karşınızda Jazzlı Sözlü Muhabbetler... HT Cumartesi'nden Ekin Türkantos'un haberi...

SEYİRCİYİ DAHİL EDEN CANLI CAZ

Türkiye’nin ilk doğaçlama caz performansını sahneye taşıyan Jazzlı Sözlü Muhabbetler, iki yıldır insanların itirafları üzerinden şarkı yazmasına, rahatlamasına, günün stresini, yorgunluğunu bırakmasına ve bir şarkı sözü yazmasına aracı oluyor. Jazzlı Sözlü Muhabbetler’in fikir babası Ceyda Yücesan, iki yıl önce arkadaş grubunda gitar çalıp kendi uydurdukları sözlerle eğlenirken projenin temellerini atıyor. Çevresine soruyor, internetten araştırıyor ve daha önce yapılmamış projeye hayat veriyor. Ardından da patentini alıyor. Kulaktan kulağa yayılan ekibin performansı, ilgiyle karşılanıyor ve müdavimleri oluşmaya başlıyor. Bu bir müzik dinletisinin ötesinde sizin de dahil olduğunuz canlı bir performans. Sorularıyla sizi yönlendiren moderatör Ceyda Yücesan, konuya göre izleyicilerin itiraflarını sesli ya da yazılı olarak alıyor. Orkestra da bu itirafları şarkıya çeviriyor. O anda ortaya çıkan yanıtlara göre söz uydurmak da Gökhan Eriş’e düşüyor. Önce izleyenlerin mesleklerini soruyor Yücesan, bu bir karşılama gibi. Mesleklerine göre hoşgeldiniz müziğiyle başlayan gecede konu dönüp dolaşıp kimsenin bir türlü içinden çıkamadığı ilişkilere geliyor. Elbette bundan sonrası daha komik ve keyifli bir hale geliyor. Aşk acısı yaşayan da, evlilik teklifini nasıl yapacağını bilemeyen de, sevgilisini unutamayan da derdine dermanı şarkılarda arıyor. Kendileri için özel bestelenen şarkılar elbette izleyiciyi gülümsetiyor. Kimi zaman caz formunda, kimi zaman rap haline gelen besteler, sizin katılımınız doğrultusunda şekilleniyor.

İnsanların bire bir ilişki kurmayı unuttuğunu anlatan Yücesan, “Artık kimse birbirini dinlemiyor. Sohbet yapacak bir ortam yaratmak istedik. İzleyicilerin ağzından çıkan her şeyin şarkıya dönüştüğü, bol sohbetin ve müziğin olduğu bir terapi gecesi yapmak istedik. Çoğu kişinin tıkandığı nokta ilişkiler olduğu için sohbet ederek rahatlıyorlar” diyor projenin çıkışını anlatırken. Bunun bir stand-up değil, izleyicinin katılımıyla gerçekleşen bir performans olduğunu söylüyor. Hatta kimi zaman küs çiftleri barıştırdıklarını da anlatıyor. 2 saat sahnede kalan ekip, konukları kendi hayatlarından yola çıkarak bir müzikal yolculuğa çıkarıyor aslında.

Jazzlı Sözlü Muhabbetler’i 25 Nisan’da Living Room’da izleyebilirsiniz

‘MEĞER YETENEĞİM VARMIŞ’

Ekipteki en zor iş kuşkusuz seslendirme sanatçısı olan vokaldeki Gökhan Eriş’in. Çünkü anında şarkı uydurması gerekiyor. Proje kendisine geldiğinde çok değişik bulduğunu anlatan Eriş, “İlk sahne günümde hazırlıksızdım. Ama itirafları alınca keyif aldım. Meğer yeteneğim varmış. Kafamdan mesleklerle ilgili bir şeyler uyduruyorum. Sözleri caz ve blues altyapısına uyarlıyor bazen de rap’e bağlıyorum. Aslında zor ama daha çok müziğin melodisine göre sözler uydurmaya çalışıyorum. Bizi izlemeye bir doktor da gelse statüsünü kapının dışında bıraksın istiyoruz. İnsanlar rahatlatıyor çünkü hayatın yükünü omzundan alıyoruz” diyor. Gecenin sonunda ise belli bir konu üzerine yazılan itiraflar, adını seyircinin koyacağı bir şarkıya dönüşüyor. Onlar, izleyiciden memnun. Projenin çok fazla büyümesini de istemiyorlar çünkü daha büyüdüğünde kimyasının bozulabileceğini düşünüyorlar. En büyük istekleri sohbet etmeyi özleyen insanlara tebessüm ettirebilmek.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ