ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Ekin TÜRKANTOS/ HT PAZAR

eturkantos@htgazete.com.tr

Oyuncu Akasya Asıltürkmen, bu sezon iki tiyatro oyununda rol alıyor. Yan Etki’nin oyunu ‘Romeo’yu Beklerken’ ve Levent Özdilek’in yönettiği ‘İnternette Tanışan Son Çift’. Bu vesileyle bir araya geldik biraz işten bolca aşktan konuştuk

Sevgililer Günü’ne yalnız girdi oyuncu Akasya Asıltürkmen. Bu kez sorumlusu biraz da biz gazeteciler. Daha yeni tanıştığı kişiyle henüz ortada bir şey yokken fotoğraflanınca adam korktu, Akasya da üzüldü. Röportajımızda neler olduğunu okuyacaksınız. Aslında pek çok ünlü insanın başına gelenler onun da başına geldi. O da açık yüreklilikle anlattı, içini döktü. Çünkü zordu göz önünde olmak. Sevgililer Günü’nü yeni geride bırakmışken biraz aşktan konuşmak istedim. O da gayet açık duygularını anlattı. Çekimi Cihangir’de terapi mekânı gibi gördüğü çiçekçide, Miss Bloom’da yaptık. Çok çiçek kokladık ve aşka daldık.

Oynadığın “Romeo’yu Beklerken” nasıl bir oyun?

Metni okuduğumda her iki kadın rolüne de bayıldım. İki kadın rolü de eşit derecede harikulade. Irmak Örnek çevirdi. Eğer o olmasaydı benim performansım şu an olduğu gibi olmazdı. Ona çok şey borçluyum. Çünkü tiyatro kesinlikle ekip işi. Partnerlerim benim için çok değerli.

‘BİR YANIM O GELİNLİĞİ GİYMEK VE TEK TAŞI TAKMAK İSTİYOR’

Peki rolün, nasıl bir karakteri canlandırıyorsun?

Oyun bir iç savaşın ortasında geçiyor. Ben hamile birini canlandırıyorum. Büyük bir patlamadan sonra kendini eve kapatmış bir kız kardeşim var. Diğerleri gibi hayata karşı bir savaş vermiyor, yemek yemiyor. Benim canlandırdığım karakter de hamile olmasına rağmen kardeşine ekmek getirmeye çalışıyor. Kız kardeşi kişisel gelişim kitapları ve makaleler okuyup sürekli bir sevgili beklerken o buna ısrarla karşı çıkıyor. Kadın olmaya, romantizme dair de birçok cümlesi var oyunun. Tek başına hamile kalmış, çocuğunu doğuracak. Modern kadına dair de bir mesaj var aslında. Hepimiz bir yanımızla bir prensin gelip bizi kurtarmasını bekliyoruz. Kurtarılamamış prensesler kulelerde bekliyor. Aslında “Kendi kendini kurtar” diyor oynadığım karakter.

Sen prensini bekliyor musun?

Benim de bir yanım elbette yaz düğünü yapmak, o gelinliği giymek, tek taşı takmak istiyor. Büyük romansı yaşamak istiyorum. Bunu asla inkâr edemem. Ama arada kendimi uyandırıp böyle olmayabileceğini de kabulleniyorum. Sonuçta metropollerde yalnızız. Evlilikler de ışık hızıyla başlayıp, bitebiliyor.

O Romeo buraya gelecek diyorsun yani...

Evet, o Romeo buraya gelecek. (Gülüyor).

Tek başına çocuk büyütür müsün?

Büyütürüm. Hatta bu fikrimi ağabeyimle paylaştım, gözlerime baktı “Lütfen yapma” dedi. Elbette zor. Evlenmeden çocuk yapan çok başarılı işkadını bir arkadaşım var. Ama kendi ailesi bu durumu hazmedebilmiş değil. Zaten çocuk sahibi arkadaşlarımı da görüyorum. Çocuk ilk 3 yaşına gelene kadar tek başına büyütülebilecek bir şey değil. Çocuğu yaptığım kişinin de bu sorumluluğu alması gerekiyor!

Seni neden dizilerde görmüyoruz? Çok mu mükemmeliyetçisin merak ediyorum.

İnsanlar hep benzer işleri, benzer kişilerle yapıyor çok şaşırıyorum. Aslında çalışkanımdır, piyasada iyi bilinirim. İstanbul’da süren bir dizide oynayabilirim. Dizileri tiyatrodaki gibi ince eleyip sık dokumuyorum. Çünkü tiyatroda sürekli oynuyorsunuz ve eğer memnun değilseniz bu bir işkenceye dönüşür. Kamera önü oyunculuğu da çok zevkli ve kazançlı. Teklif gelirse tabii ki dizi yapmak isterim ama gelmezse de başımın çaresine bakarım. Güzel bir kız değilim ve bu beni hiçbir zaman üzmedi. İşimi sonsuza kadar yapacağım. Bana tiyatroda da iş vermezlerse hiç merak etmeyin ertesi günü kendi tiyatromu kurarım. Zaten sadece oyuncu kimliğimle yer almayı düşünmüyorum hayatta.

Başka hangi kimliklerle yer alacaksın?

Yaratıcıyım, sanatçıyım. Resim de yaptım, yazı da yazdım. Manyak Dergisi’ne röportajlar yapıyorum. Benim işimi yapan insan çok yönlü olmalı, kendini beslemeli. Eğitmenlik ve reklam dublajı da yapıyorum. Daha doğrusu beni geçindirecek ne varsa onu yapıyorum. Yani boş ünlü değilim. Kıyafetimi eleştiriyorlar. Özel arabamdan inip galaya gitmiyorum ki. Genelde birtakım arabalara biniyorum en iyi ihtimalle de taksiye... Sanatçıyım ben, insanların görmek istediği gibi gezmek zorunda da değilim. Giyimimin ne önemi var? Normal bir insanım ben, İstanbul kartım var.

‘Sanatçılar eleştiriyi kaldırır derler, bu yalan’

“Sahnede korkularınızı yönetirsiniz ve bunun hazzını yaşarsınız...” demişsin bir röportajında. Tiyatro sahnesi senin hangi korkularını törpüledi? Her gün oyuna çıkarken büyük bir haz, heyecan ve korku duyuyorum. Her an bir aksilik olabilir. Birden her şey silinebilir. O kadar anlık bir şey ki. Korkularımı törpülemedi, korkularıma rağmen yapabilme yeteneğimi geliştirdi. Hepimiz çeşitli şeylerden korkup yaprak gibi titriyoruz. Tiyatro naif olmayı, sade yaşamayı öğretti.

Oyuna çıkmadan önce ritüellerin var mıdır?

Hep dua ediyorum beni koruması için o kadar.

Okuma provalarında motive olmanın ilk şartı nedir?

Nefis bir şeydir okuma provaları. Rol orada çıkar. Hâlâ provaların 4. haftasında her şeyi kaybeder, 5. haftasında feci panikler, 6. haftasında rolü çıkarırım. Nasıl oluyor, bilmiyorum.

Oyunun içine sindiğini nasıl anlarsın?

Oyun çıktıktan sonra seyirciden geri dönüşlerle anlıyoruz. Ayrıca “Sanatçılar eleştiriyi kaldırır” derler ya, o yalan. Eleştiriyi hiçbirimiz kaldıramıyoruz, kaldırabiliyormuşuz gibi yapıyoruz. Yoksa eve gidip yastıkları yumrukluyoruz.

Oyunculukta kaç yıl oldu?

22 yıl oldu. 15 yaşımda tiyatroda oynuyor ve para kazanıyordum.

Belli bir hayat standardını korumak zorundasın. İşsiz kaldığında ne yapıyorsun?

Hayat standardım belli, kiramı ödemek. Başka bir iş bulup yapar, hayatta kalmanın yolunu bulurum. Korumam gereken sadece sağlığım ve ruh halim. Hayat standardı hemen değişebilir ama akıl sağlığını koruyabilmek önemli.

‘Romantik aşk azaldıysa kadınlar da sorumlu’

Dün Sevgililer Günü’ydü. Özel günlerle aran nasıl?

Eğer sevgilim varsa Sevgililer Günü’ne önem vermiyorum ama yoksa “Neden yok?” diye düşünüyorum. Bu tür günler bu işten para kazananlara yarıyor. Ama olsun, bazen insanların bonus para kazanmaya da ihtiyaçları var.

Romantik aşk eskilerde mi kaldı sence?

Hayır kesinlikle. Romantik aşk azaldıysa bundan kadınlar da sorumlu. Çabuk tüketip, çok görüşüp hemen birbirinden vazgeçmemeli insanlar. Biz zaten Türk toplumu olarak cinsel evrimini tamamla madan devrim yaşadık, bir de üstüne sosyal mecralar geldi.

Geçenlerde magazincilere “Sizin yüzünüzden olacağı varsa olmuyor korkutuyorsunuz adamları” demiştin...

Cihangir ’de zoraki bir göz önündelik yaşıyorum. Yeni tanıştığım biriyle 4-5 kişi bir yere gitmiştik. Yanımıza müzisyenler gelince o da elimi tutup yürüttü beni. Aramızda daha bir şey olmamış, sadece el ele tutuşmuşuz, birden kameralar çekince panik oldu, kaçtı. Ona da kızdım çünkü evli zannedebilirlerdi. Alındığım için de başlamadan bitti ve gereksiz yere böyle bir görüntüm çıkmış oldu. Sıradan hayatı olan oyuncuyum. Bu kadar ortalıkta olmam balon bir şey.

 

  • Akasya Asıltürkmen
  • Sevgililer Günü
  • Ekin TÜRKANTOS
  • Levent Özdilek
  • İnternette Tanışan Son Çift
  • tiyatro
  • oyuncu

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000