Fark yaratanlar II
İnek dışkılarını geri dönüştürerek biyoenerji olarak kullanmak ya da iki saatte İnka dilini öğrenmek... Karşınızda devrim yaratan fikirler...
Geçen hafta Schwab Vakfı’nın toplantılarında tanıştığım isimsiz kahramanlar hakkında yazmıştım. Klaus ve Hilde Schwab tarafından vakfın kurucularından biri olarak rol almam için davet edilmiştim. Ve 2000 yılından beri üstlendiğim bu görev, büyük bir şevkle çalışan bunca insan ve sosyal sorumluluk odaklı yepyeni devrim yaratan fikirlerle beni şaşırtmaktan asla geri durmuyor. İşte onlardan birkaç örnek daha:
DIŞKIYI ENERJİYE DÖNÜŞTÜRMEK
“Kelimenin tam anlamıyla b..tan bir işle uğraşıyoruz” demişti Joe Madiath ilk buluşmamızda. Yıllar önce bir grup öğrenci olarak Hindistan’da, kasırganın vurduğu Orissa bölgesine yardıma gittiklerinde, Joe buradaki inek dışkılarını geri dönüştürerek biyoenerji olarak kullanabileceğini ve böylece ısınmayı sağlayabileceğini fark etti. Ve bugün Orissa bölgesinde 55 bin fabrika bu alanda çalışıyor. (www. gravikas.org)
OKUR-YAZARLIK OYUNU
Javier González çocukken okuldan nefret ediyordu - hâlâ öyle. Ama ülkesi Kolombiya’ya faydalı olmak için kendini adamış biri. Bogotá sokaklarında yürürken yerli halkın çoğunun büyük bir konsantrasyonla saatler boyunca domino oynadığını fark etmiş. “Neden bu oyunu halkıma okuma-yazma öğretmek için kullanmıyorum” diye düşünmüş. Ve domino taşlarını kullanarak kelimeler ve cümleler oluşturmayı sağlayan bir sistem yaratmış. “ABCDEspañol” adlı bu uygulama o kadar kolay ve eğlenceli ki, sadece iki saat içinde Keçuva dilinde (İnka dili) okuma ve yazmayı öğrendim. (www.abcdespanol.com)
HAKLAR GÖREV OLUNCA
Halidou Ouedraogo uzun yıllar Burkina Faso’da avukat olarak çalıştı, taa ki adaletin sadece zenginlerin dokunulmazlığını korumaya yaradığını fark edene dek. Bunu anladığında Inter-African Union of the Rights of Man (Afrikalılar Arası İnsan Hakları Birliği) ni kurdu. Sonra insan haklarını savunan bir yeni kuruluş daha kurmanın yeterli olmayacağını düşünerek, birçok Avrupa kuruluşuyla bağlantıya geçerek ağını genişletti. Bir sonraki adımı ise Afrika’daki diğer insan hakları savunucusu gruplarıyla birleşerek bu sayede yerel otoritelerden gelebilecek olan her türlü baskıyı hafifletebilecekti. Başlattığı bu girişimin ciddiyeti sayesinde, başarılı bir bağış toplama sistemi yaratmayı da başardı. Ve bugün 50 bini aşan bir bağışçı sayısına ulaştı. Bu yazının yazıldığı tarihe kadar, bazısı en acayip bahaneler ve keyfi sebeplerle hapse atılmış binden fazla Afrikalı özgürlüğüne kavuşturuldu.(www.hri.ca/ partners/uidh)
FAKİRLER BORCUNU ÖDER ZENGİNLER DOLANDIRIR
Schwab Vakfı’nın yöneticilerinden biri de, Grameen Bankası’nın kurucusu, Pakistanlı Mohammad Yunus. Yunus’un basit ama dahiyane bir fikri vardı: Sokakta ondan para isteyen insanlara sadaka vermek yerine, en az 10 – 20 dolarlık borçlar (yani mikrokrediler) vermeye girişti. Kimseden herhangi bir garanti istemediği halde, insanlar ondan aldıkları parayı bir şeyler yaratmak için kullandılar ve sonra da düşük bir faizle borçlarını geri ödediler.
Roshaneh Zafar da, bugün devasa bir kuruluş haline gelen ve hâlâ aynı prensiplerle çalışmayı sürdüren Grameen Bankası’ndan ilham alan bir isim. Zafar, kurduğu Kashf Vakfı ile yeni bir iş kurmak isteyenlere ortalama 75 dolar borç veriyor. Fakirler her zaman daha dürüst oldukları ve aldıkları borcu geri ödedikleri için, Kashf Vakfı giderek büyüdü ve şu anda Pakistan’ın yoksul bölgelerinden yaklaşık 45 bin 400 müşterisi var. Borcuna sadık kalmayansa önemsiz denecek kadar az. (www.kashf.org.pk)