BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Hollywood yapımlarının klişelerine boğulan sinema ve televizyon izleyicisi aradığı yeni kanı buldu, belgeseller! Bir zamanlar “Sadece belgesel izliyorum” diyenlerin palavra attığını düşünürken şu ara belgesel dışında bir şey izleyenlere neredeyse hayretle bakılıyor. Dost sohbetlerinde belgesellerin konuşulması, önerilmesi gitgide popülerleşti. HT Pazar'dan Ece Ulusum'un haberi...

British Film Institute’un araştırmasına göre sinemalarda yayınlanan belgesel sayısı her yıl artıyor. Enstitü, 2001’den bu yana oranın yüzde 86 artış gösterdiğini söylüyor. The Economist’in geçen yıl çıkan haberine göre bugün dünya film endüstrisinde de belgesel filmciliği her yıl yüzde 16’lık büyüme gösteriyor. Gerçi Netflix gibi platformlar işin içine dahil olsa, oranlar epey artar. Bu türe olan ilginin artmasının altında bilgi açlığı ya da herkesin birdenbire farkındalığının artması yok elbette...

OSCAR’LAR GERÇEK HAYATLARA
Başa sararsak, belgeseller ilk dönemlerinde, 2. Dünya Savaşı zamanında propaganda amaçlı kullanılırken ilerleyen zamanlarda toplumu eğitmek, bilinmeyenleri göstermek gibi bir amaca hizmet etmeye başladı. Haber ve spor temalı kanallar izleyicinin ilgisini çekince kısa belgesel temalı kanallar da ABD’de ortaya çıktı. Ancak izleyici öğrenci, belgeselci öğretmen rolüne bürününce bu tür filmler sıkıcı ve kimselerin dediği gibi ‘entel-dantel’ işine dönüşüyordu. Derken sinema yönetmenleri ve yapımcıları aslında gerçek hikâyelerin daha çok tuttuğunu keşfetti. Son dönem Oscarlı yapımların çoğu ‘gerçek hayattan’ esinlenerek senaryolaştırılmış filmler. Bizzat gerçek olanı filmleştirmeye başlayınca da belgesel dünyası canlanmaya başladı.

BIR 49 MİLYON TL HASILAT ELDE ETTI
İngiltere’deki Dogwoof, dünyanın en önemli belgesel dağıtımı firması. İlk belgeselleri “Black Gold” belgeseli dünyada 875 bin TL gişe yaptı. Oscar adaylığı olan 2009 tarihli “Food Inc.” 18 milyon TL, “The Act Of Killing” 3 milyon TL, “Blackfish” 9 milyon lira, “Dior & I” 4 milyon TL ve son olarak Michael Moore’un “Where To Invade Next”i 18 milyon TL’lik gişe hasılatı yaptı. Moore zaten bu belgesel işinde lider. 11 Eylül olaylarından yola çıkarak ABD hükümetini ele alan belgeseli “Fahrenheit 9/11” en iyi belgeseller arasında. Çok sefer başını belaya sokmuş olsa da... Geçen yılın en çok hasılat yapan belgeseli 46 milyon TL ile “Hillary’s America”. Bu yılın liste başıysa 49 milyon TL ile Disney yapımı “Born in China”...

Sinemada büyüme devam ederken internet üzerinden yayıncılık yapan platformlar da çeşitli belgeseller yayınlayarak üye sayısını artırıyor. Netflix’te en son baktığımda bin 42 belgesel vardı. Açıkçası ben bile Putin ile röportajları içeren bir belgesel için ikinci bir platforma üye olmayı düşünüyorum! Zira DVD’sini bulamadığım gibi, bu büyük firmalar korsan yayının da önünü kesmiş durumda. Emeklerinin hakkını şüphesiz ki alıyorlar.

‘BELGESEL DEĞİL BİR GERİLİM FİLMİ’
İyi de bu belgesel izleme tutkusu nereden geldi? Belgesellerin bu denli tutmasının altında insanların artık kurgusal, gerçekle ilgisi olmayan film ve dizileri izlemek yerine gerçek ve kurguya göre daha güçlü içerikleri izlemeyi tercih
ediyor. Bir mafya filmi seyretmek yerine gerçek bir uyuşturucu kartelinin hayatı tercih sebebi. Bir yapımcı, belgeseller için “Günümüzde insanlar Batman’deki Joker’i izlemek yerine Hitler’in hayatını izliyor. Hitler belgesel dünyasının Joker’i” diyor. Kesinlikle... Balinalara yapılan zulmü anlatan meşhur yapım Blackfish’in tutmasını, yapımcı Anna Godas bir röportajında kendinden emin bir şekilde anlatıyor: “Filmin fragmanına bakın, bu aslında bir belgesel değil, bir gerilim filmi! Öyle kurguladık. Yani bu ‘Zavallı balinalara kötü davranıyorlar’ filmi değildi. Burada mesaj şu: Doğayla dalaşırsanız, doğa sizden intikamını alır.” Godas, Michael Moore’un sırrını çözmüş gibi görünüyor; “Belgesel filmi yapacaksanız öncelikle belgesel değil, film yapın.” Sinema ve dramayı gerçeklerle buluşturan belgesellere “Sinematik gerçek anlar” da deniyor. İzleyici de böyle şeyleri seviyor. Televizyon vaktini belgesele harcamak istiyor. Gerçekten de vurdulu kırdılı fantastik kahramanlık hikâyelerine zaman ayırmak yerine, El Kaide’nin rehin aldığı evli çiftin gerilimli gerçek hikâyesi hem daha çekici hem de öğretici. Artık devir, izlediğin belgesellerle ‘cool’ görünme devri!

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000