Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Bu adam tam bir deli!

        ZEYNEP BAKIR UMARCA / HT MAGAZİN

        Durmadı, hayır bir dakika bile sabit durmadı... Elektronik müziğin popüler olmuş ilt ismi Jean Michel Jarre, Kuruçeşme Arena’da bir dakika bile durmadı! Jarre, enerji patlaması yaşıyor, enerjisini izleyiciye bulaştırıp coşturuyor. Sahnenin her yanını dolduran karmaşık aletlerle, kusursuz bir disiplinle ilgilenirken ölüyor ve diriliyor. Bu adam tam bir deli! O gün orada olan herkes 3 saatliğine gerçek dünyadan uzaklaştı. Sahneden seyircilere uzanan ışıktan tüneller bizi olduğumuz yerden aldı, müzikle sarmaladı ve sonsuzluğa bıraktı. Bir an olsun izleyici kendini yalnız hissetmedi, bağını koparmadı. Mola yok, dünyevi düşlerin hepsi girdiğimiz kapının dışında kaldı. Dedim ya Jean Michel Jarre tam bir deli!

        ‘BİZİM JEAN’ OLUVERDİ

        Turkcell Kuruçeşme Arena’da 15 Haziran günü 21.30’da başlayan konser hiç bitmesin istedik. O yüzden 2 kere bis yaptı. Her seferinde yağmurda çılgınca ıslanmışcasına ter içinde kalmış gömleğine aldırış etmeden alanı karnaval yerine çevirdi. Konser başlayacağı sırada seyircilerin arasından kalabalığı yara yara sahneye çıkan Jean Michel Jarre, etrafındaki herkesle tokalaşıp, öpüşüp koklaşınca bir anda ‘bizim Jean’ oluverdi. Jarre’ın konserindeki ilk şarkısı ‘Telekızlar’ filminin soundtrack’inden hatırlayacağınız “Magnetic” ti. Sahneyi tamamen dolduran aletlere gözünüzün takılmaması mümkün değil. Elektronik müziğin başlamasına sebep olan devrim niteliğindeki işlere imza atan Jarre sahnede adeta, “Bu iş böyle yapılır” diyordu. Bildiğim kadarıyla artık müzik yapmak için analog kullanan kimse yok, Jean Michel seviyor düğmeleri kurcalamayı.

        ORTA YAŞIN ÜSTÜNDEYDİLER

        Konseri duymayan, bilet alamayan, ilgilenmeyen, görmeyenler için üzgünüm... Ama Arena’da ferah ferah, daralmadan bir konser izlemenin keyfini hiçbir şeye değişmem. Eric Clapton- Steve Winwood konserinden hiçbir şey anlamamıştım çünkü... Konsere çoğunlukla orta yaş ve üstünün rağbet gösterdiğini fark edince “Jean Michel Jarre ilgilerini çekmiyor mu yoksa anımıyorlar mı?” diye sorup durdum. Konserin bir başka ‘acayip’ tarafıysa hafızalarda TRT programlarından bir geçit sergilemesi oldu, tabii ki farkında olmadan.

        ‘YİNE GEL, HEP GEL MICHEL’

        Telifli mi telifsiz mi bilemem ama TRT Sağlık, Geçmişten Günümüze, Bir Kelime Bir İşlem gibi programların zamanında kullandığı müzikleri ilk elden canlı canlı dinleyip muzipçe gülümsemeyi ihmal etmedik. Gecenin devamında Oxygene, Equnioxe, Industrial Revolution ve ünlü Paris konserinde de çaldığı ‘Lost City’ parçasını çaldı. En son bis yaptığında “Şimdi MTV hepimizi videoya alacak, Türkiye için, İstanbul için, burası için bir parça çalacağım” diyerek alkışlar içinde konser alanını terk etti. Eğer kazara bu yazıyı okursan; yine gel, hep gel Michel.

        Jean, oyuncaklarını bir araya toplamış çılgınca oynayıp dans eden bir çocuk gibiydi. Sahnenin tam ortasında yeşil lazer ışıklar tavana kadar yükseliyordu. Nasıl bir teknikle yaptığını henüz bilmediğim dokuz yeşil ışık hüzmesine dokunarak müzik yaptığına şahit olduğumda “pes” dedim. Daha önce video kayıtlarını izlemiştim ama bu kadar etkileyici gelmemişti. Bu konserde ışığın insana oynadığı oyun bitmiyor, bitmiyor... Sahnenin her yerinden fırlayan lazerler müzikle ahenk içinde içimizi delip geçiyor ve bazen üstümüzde bir perde oluşturup gökkuşağını ve hatta uzayın gizemli boşluğunu taklit ediyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ