Arap dünyası Türk edebiyatıyla tanışıyor
Türk edebiyatının birçok örneği Arapça'ya çevrildi
Türkiye'nin rotasına Arap dünyasını da eklemesinin ardından Türk dizileri ve Türk edebiyatı da Arap dünyasında varlık gösteriyor. Son yıllarda Türkçe'den Arapça'ya çevrilen kitapların sayısındaki artış göze çarparken, tercüme edilen eserlerin 'Nutuk'tan 'Cariye' ve 'Mem-u Zin'e kadar geniş bir yelpazeye yayıldığı dikkat çekiyor.
Türk dizilerinde olduğu gibi, kendiliğinden gelişen Türkçe'den Arapça'ya kitap tercümesi, çoğunlukla Türkiye'de öğrenim görmüş Araplar tarafından yapılıyor.
Edinilen bilgilere göre, bazı tercümanlar, 2005 yılına kadar Türkiye'ye mal olmuş bazı yazarların ve şairlerin eserlerinin bir kısmını telif hakkı başvurusu yapmadan Arapça'ya çevirdi. Bunların Arap dünyasında ilgi görmesiyle birlikte Arap yayınevleri Türk edebiyatına yakından ilgi göstermeye başladı. Ancak gerek telif haklarıyla ilgili çalışmaların zorluğu, gerek tercüme faaliyetinin ve dağıtımın maliyeti gibi nedenlerle Türkçe'den Arapç'aya yıllar içinde az sayıda kitap çevrilebildi.
Bu yöntemle tercüme edilen eserlerden en dikkat çekici olanı, Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Nutuk''uydu. Kitap, Hafız Esad'ın uzun yıllar Savunma Bakanlığı'nı yapan Mustafa Tlass'a ait yayınevi tarafından Arapça'ya çevrilerek basıldı.
BAKANLIK DESTEKLİ İLK KİTAP
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2005 yılında tercüme eserlere maddi destek vermeye başlamasının ardından, 2006 yılında bakanlık destekli ilk kitap, Suriyeli Abdulkadir Abdelli tarafından tercüme edilen, İlber Ortaylı'nın 'İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı' adlı eseri oldu.
Bakanlık desteği veya özel girişimlerle şimdiye kadar 42 kitap çeviren Abdelli'nin tercüme ettiği kitaplar arasında, Orhan Kemal, Aziz Nesin, Orhan Pamuk, Muzaffer İzgü ve Orhan Veli Kanık gibi Türk edebiyatının önemli kalemlerinin yanı sıra yeni nesil yazarların eserleri de bulunuyor.
Abdelli, Halil İbrahim Özcan'ın 'Çankaya'nın Duvaklı Gelini Fikriye', Ece Temelkuran'ın 'Muz Sesleri' ve Oya Baydar'ın 'Kayıp Söz' adlı kitapları gibi güncel eserleri de Arap dünyasıyla tanıştırdı.
Üniversite öğrenimini Türkiye'de gören ve sık sık Türkiye'yi ziyaret eden Abdelli, 'kültürel alışverişe doğrudan hizmet edebilecek eserlerin çevrilmesi gerektiğini' savunuyor.
Tercümanlığın yanı sıra ressam da olan Abdelli'nin Arapça'ya tercüme etmek istediği eserler arasında 'Osmanlı Resim Sanatı' ve 4 ciltlik 'Türk Edebiyat Tarihi' gibi eserler de bulunuyor.
Abdelli, bu gibi teknik içeriğe sahip ve konuya ilgili sınırlı kitlelere hitap eden eserlerin ticari amaçlarla çevrilemeyeceğini belirterek, "Bu tür projeler büyük destek ister. Ancak bu tarz kitaplar çevirmek istiyorum. Bu, hem kişisel açıdan manevi tatmin hem de doğrudan kültürel alışverişe hizmet olacaktır" diyor.
'HATAY'DA ÜÇ YIL İLKOKULA GİTTİM'
Türk edebiyatının 14 eserini Arap dünyasına kazandıran Suriyeli Bekir Sıtkı'nın kendi hikayesi, tercüme ettiği kitaplar kadar dikkat çekici.
Sıtkı, Hatay'da üç yıl ilkokula gitmiş ve kendi gayretleriyle Türkçe'yi tercüme yapabilecek seviyeye ulaştırmış.
Orhan Pamuk'un 'Benim Adım Kırmızı', Gül İrepoğlu'nun 'Cariye', İpek Çalışlar'ın 'Latife' ve Aslı Erdoğan'ın 'Kırmızı Pelerinli Kent' adlı kitaplarının da aralarında bulunduğu 14 Türkçe eseri Arapça'ya çeviren Sıtkı, daha önce tercüme edilecek kitapları kendisinin seçtiğini, ancak son yıllarda yayınevinin doğrudan Türk Kültür Bakanlığı ile temas kurarak eserleri belirlediğini anlatıyor.
Sıtkı'ya göre, Türk edebiyatı eserlerinin Arap dünyasında geniş bir okuyucu kitlesi henüz oluşmamış, ancak Orhan Pamuk'un 'Benim Adım Kırmızı' isimli eseri gibi bazı kitaplar Arap edebiyat çevrelerinin dikkatini çekmiş ve bazı Arap gazetelerinde zaman zaman değerlendirme yazıları kaleme alınmış.
'ÇİFT TARAFLI TERCÜME YAPILMALI'
İstanbul Üniversitesi Biyoloji bölümünde öğrenim gören Suriyeli Ahmet Süleyman İbrahim, tercüme edeceği kitabı kendisi seçiyor. Şair olan İbrahim, bir kitabı tercüme edip etmeyeceğine içeriğinin kendisini tatmin etmesi halinde karar verdiğini belirtiyor.
Nutuk'u da Arapça'ya kazandıran İbrahim, Aziz Nesin'in dört eserini, Erdal Öz'ün 'Gülün Solduğu Akşam' ve Doğan Cüceloğlu'nun 'Savaşçı' adlı kitabını da tercüme etmiş.
'Süryaniler Tarihi' adlı kitabın tercümesi matbaada basılmayı bekleyen İbrahim, tercümelerin çift taraflı yapılması ve Arap edebiyatının da Türk okuyucularla tanıştırılması gerektiğini savunuyor.
'OSMANLI'YI İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE İŞLEMEMİZ GEREKİYOR'
Türkçe'nin yanı sıra Osmanlıca da bilen Ahmet Hamdi Hacımuhammed ise kitap tercümesiyle, Arap dünyasında Osmanlı Devleti'ne ve Türkiye Cumhuriyeti'ne dair yanlış bilgilerin düzeltilebileceğine dikkat çekiyor.
"Osmanlı'yı iyisiyle kötüsüyle işlememiz gerekiyor" diyen Hacımuhammed, Arap dünyasındaki Atatürk imajının düzeltilmesi ve gerçek Atatürk'ün anlatılması gerektiğini belirtiyor.
İki Alman akademisyen tarafından yaklaşık 100 yıl önce yazılan 'Türkmen Aşiretleri' adlı kitabı Osmanlıca'dan Türkçe'ye çeviren Hacımuhammed, aynı eserin Arapça tercümesini de yapmaya hazırlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre, 2005 yılından itibaren Türkçe eserlerin yabancı dillere çevrilmesine destek veren bakanlık, 2010 sonuna kadar toplam 811 eserin tercümesine katkı sağladı. Suriye, Mısır ve Lübnan'dan yapılan başvuruların ise 67'si kabul gördü.