27 NİSAN 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

 Yenileme projesi ilk kez 1993’te yapıldı ve yargıdan döndü. 1993’te başlayan süreç 1996’da kurul kararına bağlandı. Kurul kararına karşı açılan dava üzerine yargı kararını verdi ve bu karar 2001’de kesinleşti. Kararda ‘Projenin iptalinde kamu yararı var’ deniliyordu. 2001- 2009 arasında herhangi bir şey yapılamadı. 2007’de çıkan 5366 sayılı Kanun ile süreç yeniden başladı. Şimdi yürürlükte olan proje ise bambaşka bir proje.

Serkan AKKOÇ / AHT

“Emek Sineması yıkılacak yıkılmayacak” tartışmaları sürerken Emek Sineması’nın da içinde bulunduğu yapı blokunu yenileme projesini yürüten Kamer İnşaat’ın ortaklarından Levent Eyüboğlu, projeyle ilgili tüm detayları anlattı, merak edilen soruları yanıtladı...

**Projeyi anlatır mısınız?
Projemiz, Cercle d’Orient, İsketinj Apartmanı, Melek Apartmanı, İpek Sineması ve Rüya Sineması’nı kapsıyor. Projenin aslı, bugün bir çöküntü alanı haline gelen binaların Beyoğlu’nun ruhuna ve ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde yeniden canlandırılmasıdır. Bu binaların içinde bulunduğu yapı adası mağazaları, restoranları, kafeleri, sinemaları, müzeleri, ofisleri, kültür ve eğlence merkezleriyle desteklenerek Beyoğlu’nun tarihi ve kültürel dokusuna uygun biçimde geleceğe taşınacak. Proje alanı içindeki binalar tarihi ve kültürel özelliği olan binalar. Yapının tarihsel ve kültürel dokusunu koruyan bir proje yapmak için yola çıktık.

**Yapı blokunun son durumu ne?
Bu yapı blokunda önce 1884’te Cercle d’Orient binası, ardından Melek Apartmanı ve daha sonra da İsketinj Apartmanı ile Yeşilçam Sokak’taki binalar yapılmış. Cercle D’Orient binası tartışılmayacak bir değere sahip. Ancak binanın statik yapısına çok fazla müdahale olmuş. Bodrum katlarında daha fazla kullanım alanı açmak için duvarlar yıkılmış, tahrip edilmiş. Melek Apartmanı’nın arkasında kalan boşluğa Emek Sineması’nın salonu yapılmış. Sinemaya giriş-çıkış probleminin çözümlenmesi için de Melek Apartmanı’nın zemin katı tarihi uzun kullanılmaya karar verilmiş. Bu yüzden taşıyıcı duvarların büyük bir bölümü kaldırılmış. Binanın üst katlardan gelen yükü temellere iletecek herhangi bir ilişki bırakılmamış. Tesisat ve yetersiz olan tuvaletlerin artırılması için de, kısmen bodrum kata girişler yapılmış. Öte yandan İpek Sineması’ndaki büyük bir yangın sonrası hem Cercle d’Orient binasının üst katlarındaki eşsiz salonlar hem de kendisi kullanılamaz duruma gelmiş. Güzelim bezemeler, tavanlar, kapılar hepsi tahrip olmuş.

**Proje detaylarında neler var?
Projenin merkezine Cercle d’Orient ve Emek Sineması yerleştirildi. Cercle d’Orient aslına uygun olarak korunacak ve eski fonksiyonuna dönecek. Aynen bugün olduğu gibi zemin katları dükkânlar, üst katları da çeşitli amaçlarla kullanılan ofis katları olacak. Mimarisi, motifleri, taşıyıcı sistemi tüm özgünlüğüyle korunacak. Tahrip edilmiş dükkânlar orijinal haline kavuşturulacak. Yıkılmış duvarlar, kesilmiş temeller güçlendirilecek. Aynı plan şemasını, aynı yapım tekniğini kullanarak bire bir olarak yapacağız. İstiklal’in en özgün haliyle korunmuş tek yapısı olacak. 1884 yılında ne ise bugün o haline dönmüş olacak. Melek ve İsketinj apartmanları da en özgün haliyle restore edilecek.

**Emek Sineması’nı neden taşıyorsunuz?
Emek Sineması muhalefeti aylardır “Emek Yıkılıyor” diye eylem yapıyor. Emek yıkılmıyor. Emek Sineması’nın iç mekânı aslına uygun olarak olduğu gibi korunarak yeni projede dördüncü kata taşınıyor. Ve Emek’e 10 sinema salonu daha eşlik ediyor. Projeyi aldığımızda nasıl sürdürülebilir olabileceğini düşündük uzun uzun. Buranın bir sinema kompleksi haline getirilmesi gerekiyordu. Modern teknoloji ile donatılmış bu sinema kompleksinin yaşaması için de yeme-içme, dinlenme ve kültürel alışveriş üniteleri ile desteklenmesi şart. Bu da Emek salonunu tüm unsurlarıyla 20 metre daha yukarı taşımamızı gerektiriyordu. ‘Emek Sineması 100 yıl sonra da yaşasın’ diye oluşturulmuş bir proje bu. Yerinde koruyamıyorsunuz. Korursanız sürdürülebilirliğini sağlayamıyorsunuz.

Şu anda tartışma konusu olan yapı bloku zaten bir alışveriş merkezi. Zaten Beyoğlu’nun kendisi bir alışveriş merkezi. Burası bir alışveriş merkezi olmasın diyenler bunu söylerken neyi hayal ediyorlar. Şu anda olandan tek farkı yaşanabilir ve kullanılabilir olması olacak. Sanırım bir kepçe girecek, her yeri dümdüz edecek ve buraya Akmerkez, Forum İstanbul gibi Kanyon gibi bir şey yapılacak sanıyorlar. Ben Türkiye’de modern anlamda alışveriş merkezleri yapan ve yöneten bir insanım. Böyle bir yer yapmak isteseydim inanın en son tercih edeceğim yer Beyoğlu olurdu. Bu sürdürülebilirliği olmayan başarısız bir ticari proje olurdu.

"CEBİNE 10 TL'Yİ KOYAN GELEBİLSİN"
Levent Eyüboğlu: “Sürdürülebilirliği sağlamak için gerekeni yapmazsanız, buranın varlığını sürdürmesi için gerekli yıllık 5 milyon TL’yi elde etmek için iki yolunuz var. Biri kamu desteği. Yani kamunun cebinden alacaksınız. Buna gönlünüz elvermiyorsa hizmetlerin bedelini artıracak ve hizmetlerden kısıtlı bir çevrenin yararlanmasına imkân tanıyacaksınız. Cebinize 100 lira 200 lira koymadan Emek’in kapısından giremeyeceksiniz. Biz günde 2 milyon kişinin geldiği bir ortamda sunacağımız kültür hizmetlerinden herkes yararlansın istiyoruz. Bizim yaratmayı planladığımız kültür kompleksi cebine 10 lira koyup gelen genci de içermeli.”

"PROJEYİ İKSV'YE ANLATACAĞIZ"
Levent Eyüboğlu , “ İKSV’nin ‘Biz koruruz’ çıkışını nasıl buluyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtlıyor: “İKSV kültür ve sanat hayatımızın çok önemli kurumlarından biri. Eczacıbaşı ailesi de iş yaşamındaki başarıları ve kültür ve sanata destekleriyle son derece saygı duyduğumuz bir aile. Bülent Bey açıklamasında projenin tam olarak bilinmediğini söylüyor. Bu bizim de ihmalimiz olabilir. Bülent Bey, bunca bağır çağır içinde söylediklerimizi duymamış olabilir. Şimdi yapacağımız şey bu projeyi Bülent Bey’e de anlatmak. ‘Bu projeyi bize verin’ demek iş hayatında çok geçerli bir biçim değil. Bütün bunları kendisiyle konuşacağız.”



SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000