Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Müstehcenlik davası ertelendi

        Özden ATİK / AHT

        Müstehcen oldukları gerekçesiyle ABD'li yazar Chuck Palahniuk'un "Ölüm Pornosu" isimli kitabı ile Williams S. Burroughs'ın ?Yumuşak Makine" kitapları nedeniyle yargılanan Ayrıntı ve Sel Yayıncılık'ın yayıncıları hakkındaki dava karara bağlandı. Her iki kitap için görülen dava, edebi bir eser oldukları ve müstehcenlik suçunun oluşmadığı yönündeki bilirkişi raporlarına rağmen önceki gün yürürlüğe giren "6352 sayılı Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Yasa" uyarınca ertelendi. Sanıklar üç yıl içinde yeni bir suç işlerse davaları yeniden görülmeye başlanacak. Ayrıntı Yayıncılık sahibi Hasan Basri Çıplak, hakime yeni yayımladıkları iki kitabı daha vererek "Bu kitapların muzır kuruluna gönderilmesini istiyoruz. Kendimizi ihbar ediyoruz. En fazla bir yıl içinde yeniden karşınızda oluruz" diye tepki gösterdi. Sel Yayıncılık'ın yetkilisi İrfan Sancı ise bilirkişi raporunun lehlerine geldiğini belirterek "Bir gün önce yargılansaydık beraat edecektik, ama şimdi dava ertelendi. Bu yasa, açık bir tehdit. Yani diyor ki ?aynı suçu işlemeyin işlerseniz canınıza okurum!' Ama biz aynı suçu işleyeceğiz" dedi.

        İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde her iki dava dün art arda görüldü. "Ölüm Pornosu" kitabının yayıncısı Hasan Basri Çıplak'ın davasına kitabın çevirmeni Funda Uncu katılmadı. Hasan Basri Çıplak, bilirkişi raporlarının lehlerine geldiğini belirterek "Derhal beraatime karar verilmesini istiyorum" dedi. Ancak Hakim Onur Özsaraç, önceki gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Basın Yasası'nın geçici 1/1-b maddesi uyarınca sanıklar Hasan Basri Çıplak ve Funda Uncu hakkında basın yoluyla müstehcenlik suçundan açılan davanın ertelenmesine karar verdi. Hakim, 3 yıl içinde yeni bir suç işlenmemesi durumunda yasa uyarınca davanın düşürüleceğini, işlenirse davaya devam edileceğini belirtti. Bunun üzerine Hasan Basri Çıplak karara tepki gösterdi. Çıplak, Hakim Onur Özsaraç'a yeni yayımladıkları Chuck Palahnıuk'un "Pigme" ve William S. Burroughs'un "Vahşi Olanlar" kitabını vererek "Bu kitapları Muzır Kurulu'na gönderilmesini istiyoruz. Ne de olsa yeniden karşınıza geleceğiz. Kendimizi şimdiden ihbar ediyoruz" dedi. Ancak Hakim Özsaraç gülerek "Çay içmeye bekleriz" dedi. Ardından "Yumuşak Makine"nin yayıncısı İrfan Sancı ile ile kitabın çevirmeni Namık Süha Sertabipoğlu Namık Süha Sertabiboğlu duruşmaya alındı. Her iki sanık da bilirkişi raporuna göre beraatlerine karar verilmesini talep ettiler. Ancak Hakim Özsaraç aynı yasa uyarınca davayı erteledi.

        "YASANIN İLK MAĞDURLARI OLDUK"

        Duruşma sonrasında gazetecilere açıklama yapan Ayrıntı Yayıncılık'ın sahibi Hasan Basri Çıplak, "Beraat edeceğimiz bir davada yasa gereği erteleme oldu aynı suçu bir daha işlersek o dosyayı da çıkarırız, belki ondanda ceza yersiniz deniyor. Yani bu bir tehdit. Bir taraftan muzır kurulu başımıza bela yıllardan beri! Onunla uğraşırken bir de şimdi bu yasa çıktı. Biz yayıncıyız, düşünceleri ifade etmek üzerindeki özgürlüklerin sınırsız olmasından yanayız. Baskının kalkmasından yanayız Bunun için de uğraşacağız" dedi. Mahkemede kendilerini ihbar ettiklerini de anlatan Çıplak, "Yine yargılanacağız. Ertelenen dosya ile beraat edeceğimiz dosya tekrar gündeme gelecek. Komedi o zaman ortaya çıkacak. Bize bugün beraat vermesi gereken hakim, o gün beraat vermek zorunda kalacak. Biz yeni yasanın yeni mağdurlarıyız. İlk mağdurları biz olduk. Yasalar sanığın lehinedir. Bizim lehimize beraat çıkması gerekirdi ama hakim farklı yorumladı. 3 yıl ertelemeyle bekleyecekmişiz. Üç yıl süremeyecektir zaten, en fazla bir sene içerisinde tekrar karşısına çıkacağız" diye konuştu.

        "BU YASA AÇIK BİR TEHDİT"

        Sel Yayıncılık'ın yetkilisi İrfan Sancı ise hakimin yeni yasayı aleyhlerine yorumladığını, oysa sanık lehine yorumlanması gerektğini belirterek "Bu demoklesin kılıcı gibi başımıza sallanıyor. Gece çıkan yasa, daha önceki iyileştirmelerin de gerisine düşen ve Avrupa uyum birliği yasaları çerçevesinde iyileştirmelerin gerisine düşen bir yasa. Bu şimdi çok açık bir tehdit! Yani diyor ki ?aynı suçu işlemeyin işlerseniz canınıza okurum'. Ama biz aynı suçu işleyeceğiz. Yapılmak istenen işte şurda içki içmeyeceksiniz, şurda şöyle davranmayacaksınız yani bir toplum mühendisliği" dedi. Sancı, "Kitaplarımız erotik edebiyatın iyi örnekleri. Sel Yayıncılık olarak 600 yakın kitap yayınladık 10'a yakın kitapla yargılanıyoruz. Biz sadece erotik olsun diye yayınlatmıyoruz. Edebi faaliyetimizin bir devamı, biz bunu bir görev olarak yapıyoruz. Dün yargılanmış olsaydık beraat edecektik" diye konuştu.

        BİLİRKİŞİ RAPORUNDA NE DENİYORDU?

        Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr Aslı Tekinalp, Yard. Doç. Dr. Özlem Öğüt Yazıcıoğlu, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Hasan Sınar'ın hazırladığı bilirkiyi raporunda: "Ölüm Pornosu pornografik bir roman olarak okunamaz. Traji komik bir bakış açısıyla milyon dolarlarla ölçülen bir bütçeye sahip porno endüstrisinin ve tüketim toplumunda özellikle de kadının nasıl obje haline dönüştürüldüğünü gösteren tepkisel bir edebir eserdir" denilerek, müstehcenlik suçunun unsurlarının oluşmadığı belirtildi.

        İ.Ü İngiliz Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Melikoğlu, Yard. Doç.Dr. Canan Şavkay ve Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Hasan Sınar'ın hazırladığı raporda da "Yumuşak Makine adlı roman bir edebiyat eseridir. Ünü Amerikanın sınırlarını aşan yazarın okurun cinsel dürtülerini harekete geçirmek yerine toplumsal eleştiride bulunduğu, cinsellik öğesiyle edebiyat dünyasında büyük yankı uyandıran yenilikçi anlatım tekniği de bu amaca hizmet etmektedir" ifadesi yer aldı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ