Serra Yılmaz'ın 17 yıllık sırrı

Ünlü sanatçıya 'cenaze hazırlıklarını düşündün mü?' diyenler bile olmuş...

25 Mayıs 2008 Pazar, 12:02:00Güncelleme: 12:02:00
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
 'Annemle Biz Kanseri Yeneriz' kampanyasına poz verince ortaya çıktı Serra Yılmaz'ın eski bir kanser hastası olduğu... Ünlü oyuncu 17 yıl önce yakalanmış meme kanserine ve dalga geçerek atlatmış. Kızı Ayşe ise biraz daha zorlanmış: "Annen ne zaman ölecek?" diyenlerle çok uğraştım!..

Ünlü ilaç firması Novartis'in 'Annemle Biz Kanseri Yeneriz' kampanyasının ilanlarını gördüğümde gerçekten çok etkilendim. Biz bu hastalığın bir benzerini 3 yıl önce aniden kan kanseri teşhisi konan babamla yaşamış ve onun kanseri atlatmasını sağlamıştık. 'Kanser'le savaşan bir hasta yakını olarak bu hastalıkla mücadele eden birinin neler hissedebileceğini bildiğim için durumu hemen kişiselleştirdim. Söz konusu ilanda; Ferzan Özpetek'in ilham perisi olarak anılan oyuncu Serra Yılmaz'a 17 yıl önce meme kanseri teşhisi konduğu yazıyor, ünlü sanatçı kızı Ayşe Yılmaz'la birlikte bu hastalığa inat objektiflere gülümseyerek poz veriyordu. Yakınları tabii ki biliyordu ama birçokları Yılmaz'ın yıllar önce atlattığı meme kanserini bu ilandan öğrendi. Ben de bu müthiş ikili ile 'meme kanseri'ni konuşmak için çabaladım. Ancak Serra Yılmaz atv'deki 'Parmaklıklar Ardında' dizisinin çekimleri için Sinop'ta olduğundan kızı Ayşe Yılmaz da Fransa'da yaşadığından soruları onlara e-maille gönderebildim. İşte Serra Yılmaz'ın kızı Ayşe Yılmaz'ın yaşadıkları... Önce Ayşe Yılmaz anlatıyor...

HALAM DA KANSERE YAKALANDI!


* Annenizin meme kanseri olduğunu duyduğunuzdaki ilk tepkiniz ne oldu?
Onun meme kanseri olduğunu öğrendiğimde, kendisi çoktan ameliyat olmuştu. Önce çok korktuğumu hatırlıyorum. Bu sadece 'Annemi kaybedersem ne yaparım?' korkusu değildi. Annemin acı çekmesinden, kemoterapiden, radyoterapiden de korktum. O zamanlar 12 yaşındaydım. Kanser nedir, üç aşağı beş yukarı biliyordum ama her zaman güçlü ve dimdik ayakta gördüğüm annemin yataklara düşmesinden, saçlarının dökülmesinden de korktuğumu hatırlıyorum.

İNSAN DOKTOR OLMAK İSTİYOR

* Hiç aklınıza 'Niye biz?' sorusu geldi mi?

Elbette geldi. Ama bunun aslında ne kadar saçma bir soru olduğunu çabuk anladım. Neden biz olmayalım ki? Herkes olabilir. Benim çok sevdiğim bir halam var. Kendisi ailemizde en çok doğal gıdayı tüketen, sigara, içki içmeyen, ormanda uzun yürüyüşlere çıkan biridir. Ama annemden sonra halama da bağırsak kanseri teşhisi kondu. Herkes, ama herkes bu hastalığa yakalanabilir. Ve 'Neden biz?' sorusu çok gereksiz bir soru... Cevabını bulsanız da bulmasanız da netice aynı; hastasınız ve iyileşmek için uğraşacaksınız.

* Kampanyanın adı: 'Annemle Biz Kanseri Yeneriz'... Peki siz annenizle birlikte kanseri nasıl yendiniz?

İnsanın bir yakını hastalandığında, eğer doktor değilseniz, kendinizi çok çaresiz ve işe yaramaz hissediyorsunuz. Sevdiğiniz o kişi için her şeyi yapmaya hazırsınız, ama elinizden hiçbir şey gelmiyor. Korkunç bir duygu... Anneme kemoterapi uygulanırken, ki nispeten ağır bir tedavi görmüştü, sıvı ile karıştırılması gereken toz bir ilaç vardı. Annemle ilgilenen hemşire hanım benim ne kadar merak ve titizlikle, hatta belki koruma içgüdüsüyle yaptıklarını izlediğimi fark edince, o ilacı sıvı ile karıştırma görevini bana vermişti. Bu son derece önemli bir sorumluluktu, çünkü iyi karışmazsa toz kalırsa hem serumu tıkayabilir hem de annemin canını yakabilirdi. O hemşire hanıma ne kadar teşekkür etsem azdır. Onun sayesinde, kendi çapımda, annemin tedavisinde bir rol üstlendim ve ona yardımcı oldum.

LÜZUMSUZ İNSANLAR VAR

* Bu süreçte annenize dikkat ederken onu dış etmenlerden de korumanız gerekti mi?

Tabii. Onu çevresindeki olası patavatsız insanlardan korumak da önemliydi. İnsanlar ölümden o kadar korkuyorlar ve kanser olan birinin öleceğinden o kadar eminler ki... İnanmayacaksınız ama o dönemde bana 'Ee, annen ne zaman ölüyor? Cenaze hazırlıklarını düşündünüz mü?' diyen lüzumsuz insanlar bile oldu. Tüm bu olumsuzluktan hastayı uzak tutmakta yarar olduğunu düşünüyorum.

Meme kanseri olduğunuzu siz mi fark ettiniz yoksa bir hastanede bu konuda test mi yaptırdınız?

Ben fark ettim. 17 yıl önce bir sabah uyandığımda bir anda buldum, öğleden sonra teşhis kondu. Ertesi sabah da ameliyat oldum.

* Doktorunuz size 'meme kanseri' olduğunuzu söylediğinde neler hissettiniz?

Hayret, idrak edememe gibi durumları birarada yaşadım. İlk başta kendime hiç yakıştıramadım. 'Kızıma yeterince eşlik edemedim daha çok küçük...' diye üzüldüğümü hatırlıyorum.

* Sizi hastalık sürecinde en çok duygulandıran ne oldu?
Yakın çevremin ve özellikle de kızım ve hayat arkadaşımın bana eşlik etme çabaları ve gayretleri...

* Hastanede yattınız mı?

Ameliyatla tümör alındı, radyoterapi ve kemoterapi gördüm. Ameliyattan sonra üç gün yattım. İyileşmeye çalışırken hastalıkla dalga geçmeye çalıştım. Bu süreçte kızım, hayat arkadaşım ve dostlarım bana çok destek oldular.

* Peki moraliniz nasıldı? Tedavi ne kadar sürdü?

İlk şoku atlattıktan sonra gayet iyiydim. Tedavim nisandan aralık sonuna dek sürdü. Bence başına bu tarz bir rahatsızlık gelenlerin, kanserle baş etmeye çalışanların durumu önce iyice anlamaları, pes etmemeleri ve sürekli hastalıkla savaşları gerekiyor.

Sabah