Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema 1979’da İran’da yaşanan rehine krizini anlatan “Argo” filminin Oscar’ı alması siyasi mi?

        1979 İslam Devrimi sonrası yaşanan rehine krizini konu alan Hollywood yapımı Argo filminin Oscar'da En İyi Film ödülüne layık görülmesi İran'ı kızdırdı. İran resmi medyası, ödülün sunumunu ABD First Lady'si Michelle Obama'nın yapmasından, yönetmen Ben Affleck'in törendeki teşekkür konuşmasına kadar filmle ilgili her şeyi eleştirdi. İran Kültür Bakanı Muhammed Hüseyni de "Hollywood tarihi çarpıtıyor. Bu film, İran'a karşı verilen yumuşak savaşın parçası" dedi. Peki Oscar ödülünün 'Argo' filmine gitmesi siyasi bir karar mı? İşte görüşler...

        ÜMRAN AVCI- ÖZLEM YILMAZ / HT GAZETE

        "FİLM, 1979 ELÇİLİK BASKINININ HESABINI SİNEMA YOLUYLA KAPATIYOR"

        Mehmet Açar (Sinema eleştirmeni):

        "'Argo' iyi vakit geçirten, başarılı bir gerilim filmi olabilir ama normalde bu kadar abartılacak, Oscar alacak bir film değil. Bence aday olan 9 filmin içinde sadece 'Zero Dark Thirty'den daha iyiydi. Amerikan halkı dahi, yapılan araştırmalarda 'Lincoln'ün kazanacağını tahmin ediyordu. Akademi'nin kararının siyasi olduğunu düşünüyorum. Zaten film de siyasi boyut taşıyor. 1979'daki elçilik baskının hesabını sinema yoluyla kapatıyor. Kahraman CIA ajanı, mağdur durumdaki Amerikalıları 'İran cehennemi'nden kurtarırken, filmdeki İranlılar linç kültürüne sahip insanlar olarak gösteriliyor. Çarşıda, sokakta Batılıların hiçbir güvencesi yok. Devrim muhafızları her yerde terör estiriyor... Böyle bir filmin, İran'a karşı olası bir askeri müdahalenin konuşulduğu bir dönemde çekilmiş ve Oscar almış olması anlamlıdır."

        "OSCAR DEDİĞİN BAŞTAN SONA SİYASET"

        FATİH ALTAYLI (Bugünkü köşe yazısından)

        ÇOK belli ki, Oscar'ları dağıtan "Academy" ya da tam adıyla "The Academy of Motion Picture Arts and Sciences", tam anlamıyla ABD milliyetçiliğinin, Neo-Con'ların ve Yahudi lobisinin kontrolü altında.

        Oscar ödülleri tam olarak ABD'nin siyasi amaçları ve kültürü doğrultusunda dağıtılıp yönlendiriliyor.

        Bunun böyle olduğu zaten çoktandır belliydi ama Kathryn Bigelow'un o beş para etmez filmine sadece ve sadece Irak'ta geçtiği ve ABD askeri tarzını yansıttığı için Oscar verildiği gün bu durum netleşmişti.

        Şimdi de tam İran meselesi ısıtılırken, İran rejiminin karanlığı

        üzerine yapılmış bir filme, hem de Başkan'ın eşi eliyle Oscar verilmesi, üzerine tüy dikti.

        Argo elbette kötü bir film değil, ama rakipleriyle kıyaslandığı zaman Oscar'ı alması mümkün değil.

        Üstelik de böyle bir film olabilir mi?

        İran rejimini zerre savunacak halim yok, fakat bir tane bile "iyi İranlı" olmayan bir İran olabilir mi?

        Bir ülke halkı tamamıyla böylesine kara ve karanlık gösterilebilir mi?

        Bir halk, bir kültür sadece ve sadece rejimi baskıcı diye "aşağılık bir halk" olarak gösterilebilir mi?

        Ve bu haksızlığa Oscar verilebilir mi? Verilebildiğini gördük.

        Oscar'ın da ne b.k olduğunu bir kez daha anladık.

        "'AMOUR' VE 'LINCOLN' VARKEN, 'ARGO'YA ÖDÜL VERMEK ELBETTE SİYASİ BİR KARAR"

        Nihal Bengisu Karaca (Sinema Yazarları Derneği -SİYAD- Üyesi, yazar):

        "Akademi artık eski akademi değil. Sanatsal ve barışçı kriterlere göre değil, konjonktüre göre karar veriyor. 'Amour' varken, 'Pi'nin Yaşamı' var iken, hadi ille de siyasi bir mesaj vereceksiniz diyelim, 'Lincoln' varken, Argo'ya ödül vermek elbette siyasi bir karar. ABD'nin aslında hezimete uğradığı bir tarihin içinden olayı zafermiş gibi gösteren bir film bu; yetenekli Bay CIA ajanı silsilesine bir halka daha ekleyen....Ama daha kötüsü olabilirdi, 'Zero Dark Thirty' gibi bir rezalet kayda değer birkaç ödülü birden toplayabilirdi. Ödülün Argo'ya gitmesi ne kadar siyasi bir karar ise, Zero Dark Thirty'nin sıfır çekmesi de o derece siyasi bir karar. İki film arasındaki farklara odaklanırsak, verilen mesajı da buluruz."

        ‘İRANLILARIN TÜMÜ CANAVAR’

        Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet HAKAN:

        “Pİ’nin Yaşamı” adlı kusursuz başyapıt ellerinin altındayken, “en iyi film” ödülünü İranlıların tümünü “canavar” olarak resmeden ve sinemasal olarak da ortalamanın birazcık üstünde olan “Argo” filmine veren akademinin enselerine birer tane patlatmak istiyorum.

        "AMERİKA GİZLİ SERVİSİNİ KUTSUYOR"

        Cüneyt Cebenoyan (Birgün Gazetesi Sinema Yazarı):

        "Ödül elbette siyasiydi. Başka ne olabilir ki? Amerika kendi gizli servisini kutsuyor. Kraliçe Obama şövalyelerini tasdik etti bence. Kendi gizli servisini kutsayan filmler yarıştı. Film; bütün gerilim filmi klişelerini kullanarak ve burada gerçekliğe uyma gereği duymayarak klişeler bütününden ibaret. İran rejimini sevin sevmeyin çocuksu ve saldırgan pozisyonundalar. Klasik bir haçlı sahnesi olmazsa olmaz Ortadoğu filmlerinde batılı insanın kendisine ambale olmuş hissettiği. Bütün bu klişeleri kullanan ve İran'la Amerika'nın arasının gergin olduğu özellikle bu günlerde böyle bir konjonktöre de oturan elbette politik bir film."

        "BEYAZ SARAY- HOLLYWOOD ELELE YOLUNA DEVAM EDİYOR"

        Yekta Kopan (Yazar, seslendirme sanatçısı):

        "Politik bir duruş vardır bu seçimde. Argo'nun en iyi film seçilmesinde de bu politik bakış sürekliliğini göstermiştir. Bu seneki aday filmlerin seçiminde siyasi bir duruş kendini göstermiştir. Amerika'nın dünyaya bakışı kendini göstermiştir. Üstelik ödül törenine Michelle Obama'nın damgasını vurması da bu siyasi bakışı pekiştirmiştir. Beyaz Saray ve Hollywood elele yoluna devam ediyor..."

        "ARGO UTANÇ VESİKASI, AMA ASIL UTANDIRAN OSCAR VEREN AKADEMİ'NİN TAVRI"

        Uğur Vardan: (Radikal Gazetesi Sinema Yazarı):

        "İran cephesinin yaklaşımına katılıyorum. 'Argo', 'Zero Dark Thirty'yle birlikte 'CIA progandası'na soyunurken geçmişteki başarısızlıkları ört bas etmeye çalışan ve bunu sözde 'estetik ölçüler' kisvesi altında yapan iki utanç vesikası. Ama asıl utandıran, bu filme Oscar veren Akademi'nin tavrı. Çünkü Akademi mesela 70'lerde Vietnam savaşı ve travması üzerine çekilen 'Eve Dönüş' ya da 'Avcı' gibi filmleri önemser, ödüllendirir ve anti-militarist bir duruş sergilerdi. Şimdi ise asıl işlevlerinin ulusal çıkarlara destek olduğunu düşünüyorlar sanırım. Benim bildiğim 'yaratıcı'ların ('Auteur' anlamında kullanıyorum) derdi doğruları göstermek, vatan millet edebiyatından çok insanlık tarihine katkı yapmaktır. Ben Affeck ise kolay yolu seçmiş görünüyor."

        Taner Barlas (Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği Genel Sekreteri):

        "Bence de Argo filminin seçilmesi siyasi. Bu düşüncedeyim. Özellikle sonucu Bayan Obama'nın açıklaması ne kadar siyasi olduğunu ortaya koyuyor."

        "HEM EVET, HEM HAYIR"

        Atilla Dorsay (Sinema eleştirmeni): "Hem evet, hem hayır. Amerika'da bütün bir toplumun devlet politikalarının ardında durduğunu söylemek mümkün değil. Tıpkı bizde veya birçok ülkede olduğu gibi. Akademi'nin binlerce üyesinin sırf 'Amerikan yanlısı' olduğu için Argo'yu seçtikleri düşünülemez. Argo'yu seçtiler, çnükü aynı zamanda çok iyi kotarılmış bir aksiyon filmi ve ayrıca Amerikan sistemine de belli eleştiriler getiriyor, ama Argo'yla birlikte birçok film bu yılı neredeyse bir 'Amerikan yılı' haline getirdi ve Argo'yu açıklamak da Oscar tarihinde ilk kez Beyaz Saray'a düştü. Ve bana kalırsa, bundan böyle Amerikan devletinin Hollywood'u politik amaçlar için daha açık ve keskin biçimde kullanma süreci de başlamış oldu."

        "ARGO'NUN GERÇEKLERİ AYNEN YANSITMA SORUMLULUĞU YOK"

        Ali Ulvi Uyanık (Sinema eleştirmeni):

        "Bu yıl zaten 3 film (Argo, Lincoln, Zero Dark Thirty), ABD ve dolayısıyla dünya tarihinin önemli süreçlerini konu alıyordu. 'Argo' bir Amerikan filmi ve temelde kurmaca olduğuna göre, hiç birimizin asla tamamıyla bilemeyeceği gerçekleri aynen yansıtması gibi bir sorumluluğu yok. Önemli olan, bu kurtarma operasyonundaki ince zeka ve planlamayı, gerilim ve dram unsurlarının içinde ne denli başarılı kullandığı... Nitekim başarılı da! Ancak 'Pi'nin Yaşamı' ve 'Sefiller' gibi yüksek sanat ürünü filmlerin yanında ortalama kalıyor. Akademi üyeleri de ABD vatandaşları olduğuna göre onların 'milli' duygularını okşadı... ABD politikalarını aklı başında hiç kimse onaylamıyor ancak İran'ın, kendi diktatörlüğüne ve özgürlüklerini kısıtladığı sanatçılara bakmadan daimi bir itiraz etme hali mevcut. Bence, geçen yıl 'Bir Ayrılık'ın ödül kazandığı Akademi'nin kararlarını, 'kendi için olursa iyi, yoksa kötü' diye değerlendirmektense, bir film çekip 'Argo'ya gereken yanıtı vermeli."

        #haber#823424#Oscar’a devlet eli mi değdi? HABERTURK.COM sinema yazarı Kerem Akça'nın değerlendirmesini okumak için tıklayınız#

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ