09 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

'Burada yazıyor olmak' demişken. 'Anlat bakalım nasıl oldubu iş?' diye soranlar var. Şöyle oldu. Balçiçek Pamir'le birlikte Kenan Tekdağ'ın davetine icabet ettik. Havadan sudan basın dünyasından laflarken söz köşe yazarı-gazete ilişkisine geldi. 'Köşe yazarı gazetesine Katolik nikahı ile bağlı olmak ister, ama aslında en iyi ihtimalle bu ilişki uzatmalı nişanlılığa benzer' demiş bulundum. Kenan Tekdağ taşı gediğine koydu. 'Biz sizi uzun zamandır takip ediyoruz Nihal Hanım, Ciner grubuyla bir uzatmalı nişanlılığa ne dersiniz?' 'Benim Türkan Şoray kurallarım var' dedim. Tekdağ'ın cevabı şöyle oldu: 'E, biz de Önder Somer değiliz'

Kontenjan mı, Proje mi?

Baktım, bir İzzet Günay muzipliği, Ediz Hun beyefendiliği, Hulusi Kentmen babacanlığı ve ekle bir miktar Steve McQuinn. Ama biraz da huysuzluk gerekir. Yazarlığımla ilgili bir özgüvenim olduğu halde, Reha Muhtar'ın da aklına düşen gıcık soruyu sormakla başladım işe. 'Bir başörtülü ya da muhafazakar kontenjan varsa, hiç başlamasın. Zira kontenjana yazık olur'

'Hayır' dedi, güzel güzel anlattı..

'Bir modernleşme, sekülerleştirme projesiyse de hiç başlamasın. Zira projeye yazık olur.'

'Asla' dedi. Anlattı. Mantıklı ve hoşnut edici cevaplar aldıkça daha da gerildim.

Ama hikayeye yazık olması ihtimaline de kıyamadım. İçimden 'Paşa babama sormam iktiza eder; filhakika kendisi selahiyet sahibi mühim bir zattır' demek geldi. Ama mesele ciddiydi, 'Ekrem Dumanlı'yla konuşmam lazım' dedim.

Böyle başladı. İlerliyor. Haydi hayırlısı.

NİHAL BENGİSU KARACA'NIN YAZISININ TAMAMI GAZETE HABERTÜRK'TE


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300