Beşer yıllık dönemler için hazırlanan kalkınma planlarından 12’cisi Meclise sunuldu. 2024-2028 dönemini kapsayan planda büyüme, istihdam, dış açık, enflasyon, bütçe açığı gibi temel makroekonomik konularda belirgin iyileşmeler öngörülüyor.
➔Bitişikte yer alan tablolardan izlenebileceği gibi GSYH bu yılki 25.5 trilyon liradan 2028’de 78.9 trilyon liraya çıkacak.
BÜYÜME VE İSTİHDAMDA YOLA DEVAM
➔Dolar bazlı milli gelir ise 1 trilyon 67 milyar dolardan 1 trilyon 589 milyar dolara yükselecek.
➔Buna göre ortalama dolar kuru 2028 yılında 49.63 liraya denk geliyor.
➔5 yılda milli gelirin dolar bazındaki artışı yüzde 48.9 . Normalde Türkiye’nin uzun vadeli büyüme ortalaması yüzde 5. Bu açıdan şaşırtıcı bir hedef değil. 2028 yılında yapılacak genel seçimler açısından da uygun.
➔Büyümeye paralel hemen her yıl 1 milyon civarında istihdam artışı hedeflendi. Başarılırsa bu da iyi bir sonuç. İşsizliğin artmasını önler. Bu da 2028 seçim takvimiyle uyumlu bir hedef.
➔Ancak işsizlik oranının düşmesini sağlamaz. Bunun için yılda 1 milyondan daha fazla istihdam artışının sağlanması gerekir.
➔Halbuki Kalkınma Planında işsizlik oranının yüzde 10.1’den 2028’de yüzde 7.5’e indiriyor. Bu, yabancı göçmen akını ve kırsaldan göçle mümkün değil. Eğer yurtdışına büyük bir gurbetçi ihracı gerçekleştirmezsek.
ENFLASYON, İÇ VE DIŞ AÇIKLAR NE OLACAK?
➔Hem yüksek büyümeye hem yüksek istihdam yaratmaya devam etmek mümkün de, bunun yüksek bir cari açığı, hatta bütçe açığı olur. Enflasyonla mücadelesi ise olmaz.
➔Kalkınma Planına göre büyüme yüksek kalırken enflasyon düşecek. Ne ala güzel memleket. Yüzde 60’ı geçen ve bu yıl sonunda yüzde 65 olacak bir enflasyonun büyümeden ödün vermeden nasıl yüzde 4.7’ye düşürüleceğinin cevabı yok.
➔Çünkü enflasyonla mücadele en azından 2-3 yıllığına büyümeden ödün vermeyi, iç talebi düşürmeyi, ekonomiyi soğutmayı gerektirir. Kısaca bedel ödemeden olmaz.
➔Halbuki Kalkınma Planı bunun bir izdüşümü, olaya bütüncül yaklaşımı yok.
➔Bu çerçevede Kalkınma Planı kemer sıkmadan sadece enflasyonu değil bütçe açıklarını en azından yarı yarıya indirmeyi ve 2028’de yüzde 2’ye düşürmeyi hedefledi.
➔Ayrıca cari açık 2028 yılı geldiğinde neredeyse fazlaya dönüşecek. Bu yılı 42.5 milyar dolarlık bir açıkla kapatacak olan cari işlemler dengesi 2028 geldiğinde sadece 2.8 milyar dolarlık açık verecek. Bunun da beklenen GSYH’ya oranı yüzde 0.2 düzeyinde kalıyor.
CARİ AÇIKSIZ YÜKSEK BÜYÜME DEVRİM GEREKTİRİR
➔Yani 2028 geldiğinde yüksek büyüme devam edecek, yüksek istihdam sağlanacak. Aynı yıl genel seçimler yapılacak. Ekonomide ulaşılmak istenen bu iki amaç seçim takvimiyle de uyumlu.
➔Ancak Türkiye’de yüksek büyüme yüksek cari açık vermekle mümkün. İthal hammaddeye dayalı bir üretim yapımız var.
➔Bu açıdan cari açık yaratmayan bir büyüme sadece hizmet gelirlerindeki artışla sağlanamaz. Sanayi ve tarımı da kapsayacak üretim yapısında devrim yapılması lazım.
➔Tamamen yerli hammaddeye dayalı üretim ve ihracat yapısını kurmak ise en başta zihniyet değişikliğini, çok iyi bir hazırlığın ve planlamanın yapılmasını, uygulama kararlılığını ve büyük bir sabrı gerektirir. Sonuç almak öyle 3-5 yılda da olmaz, çeyrek asır, yarım asır zaman alır.
➔Kalkınma Planı mevcut görünümüyle siyasetçinin yoluna yeşil ışık yakarken, fiyat istikrarına, iç ve dış açıklara kalıcı çözüm getirmeyen, sarı veya kırmızı ışık yakan bir konumda.